Nuh ALBAYRAK

nuhalbayrak@stargazete.com

DAHA ÖNCE DE CEZAEVİNDEN KAÇIRILMAK İSTENMİŞTİ… Brunson’ı, özellikle ABD’den çok iyi korumalıyız

Brunson gerçekten, “resmî CV”sinde yazdığı gibi Türkiye’ye, 1993’te Evanjelik Kilise tarafından gönderilen bir misyoner ise bu telaşa ne gerek var? 

Ama ayrıntılar gerçeğin farklı olduğunu gösteriyor. 

Aslında “rahiplik” sadece bahaneydi, Özel Kuvvetlerde görevli bir asker olan Brunson, “başarısı” ile dikkat çekmiş ve CIA tarafından Türkiye’ye gönderilmişti. 

Hakeza, Brunson’ın kilisesindeki yardımcılarının da aynı menşeli CIA ajanı oldukları ortaya çıktı ve “ek iddianame”yi duyunca nedense (!) derhal kaçtılar. 

Zaten Amerika’nın tavrı da, Brunson’ın “masum bir papaz” olmadığını gösteriyor. 

Burası Amerika değil, suçsuz bir insan; sırf ulusal çıkarlar için “suçlu” ilan edilmez. 

Nitekim Türkiye’deki her papaz tutuklanıp yargılanmıyor. 

  

Fethi Sekin Brunson kurbanı mı?

Tam aksine İzmir’i, FETÖ’nün beşiği olduğu günlerde mesken tutan ve Güneydoğu’yu hallaç pamuğu gibi atan Brunson’ın, FETÖ ve PKK ilişkileri hakkında kamuoyu çok az şey biliyor. 

Mesela, Brunson’ın tutuklanmasından kısa süre sonra gerçekleşen ve Fethi Sekin’in; şehit olarak önlediği İzmir Adalet Sarayı’na ve F Tipi Cezaevi servis aracına düzenlenen PKK saldırılarının, aslında tutuklu bulunan Brunson’a destek amacı taşıdığı iddia ediliyor.

Acaba PKK’daki bu “Rahip Brunson hassasiyeti” nereden geliyor?  

***

Üstelik de Brunson’ın ilişkilerindeki ayrıntılar, Brunson’dan çok ABD’yi ve özellikle de Mike Pence’i ilgilendiriyor. ABD, Brunson’ın şahsı için değil, kirli çamaşırların ortaya dökülmesini önlemek için feveran ediyor. Yoksa ABD, Brunson’ın serbest bırakılmasını gerçekten isteseydi, asla böyle davranmazdı. Brunson, söz dinlemeyen (!) Türkiye’ye had bildirmek ve Cumhuriyetçilere o kazandırmak için kullanılan zavallı bir “malzeme”den ibarettir.  

  

ABD, en “derin” devlettir…

Dünyaya demokrasi ihraç eden (!) Amerika, aslında dünyanın en vahşi “derin devlet” teşkilatıdır. Derin çıkarları için kendi başkanını öldürten, kendi gökdelenlerini yerle bir eden; korumakla görevli olduğu vatandaşlarını öldüren bir devlet anlayışından bahsediyoruz. Amerika için önemli olan tek şey Amerika’nın çıkarlarıdır ve bunun için her yol mubahtır!

***

En üst seviyeden seslendirilen tehdit ve şantajlara ve peşinden devreye sokulan dolar saldırısına rağmen Türkiye’nin boyun eğmemesi, ABD’yi; tahayyül edemeyeceğimiz yöntemlere sevk edebilir. 

Nitekim Ajan Bronson'ın ev hapsine çıkarılmasından kısa süre önce, Buca F Tipi Cezaevinden; “eski mesai arkadaşları” olan Özel Kuvvetler tarafından kaçırılacağı veya zehirlenerek öldürüleceği iddiaları üzerine, yoğun tedbirler alındığı, yemek ve diğer ihtiyaçları bizzat cezaevi müdürü tarafından karşılandığı belirtiliyor. 

Yine, aynı cezaevinde kalan 3-4 organize suç örgütü hükümlüsünün, Bronson'ı öldürme hazırlığında olduğu tespit edilerek başka yere nakledildikleri söyleniyor. 

  

Brunson, “Karlov” olmasın…

Trump, Başkan Erdoğan’ı tattırdığı BM hezimetinden sonra, bu kadar abandığı Brunson konusunda da rezil olmayı asla istemeyecektir. Bunun için her türlü gayri meşru yönteme başvurabilirler. Yani, Brunson’ın dirisini götüremeyen Trump ve Pence için ölüsünü götürmek daha kazançlı olabilir ama bu, bizim için; izahı zor bir skandal olur. 

*** 

Ziyaretçileri, yiyip içtikleri çok sıkı denetlenmelidir. Her FETÖ’cünün bir ABD kölesi olduğu unutulmamalı, Brunson’ın etrafındaki görevlilerin geçmişi didik didik araştırılmalı, yeni bir Karlov skandalına izin verilmemelidir. Velhasıl Brunson, herkesten ama özellikle de onun için seferber olan (!) Amerikalıların şerrinden çok iyi korunmalıdır.