'Bugün ne alsam' diye uyanıyorsanız maalesef Oniomani'siniz

Alışveriş yapmak kuşkusuz herkesin en sevdiği aktivitelerden biridir. Hatta kadınlar işi biraz daha abartarak hobi haline getirir. Alışveriş hayatınızın odak noktası olduysa, her ay kart ekstrelerinize bakıp “Ben ne yaptım” deyip yine de bundan vazgeçemiyor dikkat! Oniomania yani alışveriş bağımlısı olabilirsiniz.

  • MELEK AYDIN
  • 0
  • 0
  • 0
  • 0
  • 0
  • 0
x

Alışveriş hastalığı ciddidir... Tıpkı ruhsal, anksiyete bozuklukları, madde bağımlılığı, yeme bozuklukları gibi…

Sabah sadece alacağı yeni ürünleri düşünerek uyananlar, etiketleri henüz sökülmemiş giysilerle dolu gardıroplar, açılmamış tabak çanaklar... Bu tür belirtiler alışveriş bağımlısı olma yolunda olduğunuzu gösteriyor. Emil Kraepelin ve EugenBleuler tarafından tanımlanmış ve ‘ALMA MANİ’si anlamına gelen ‘ONİOMANİ’ da tehlikeli hastalıklardan biri. Uzman Psikolog Yeşim Akıncı ile alışveriş bağımlılığını, tedavi yöntemlerini ve bireyi nasıl etkilediğini konuştuk. 

Alışveriş bağımlılığı nasıl anlaşılır?

Depresyonda olan bazı kişiler sadece alacağı yeni ürünleri düşünerek uykusundan uyanıyor. Hiç kullanmayacağı ürünleri alıp etiketlerini bile koparmadan gardırobunda bekletenler, aldığını unutup tekrar alanlar, kredi kartlarına borç yapıp çılgınca alışveriş yapma isteği içinde olanlar. Aklında aşırı bir şekilde alacakları şeyleri düşünen kişilere alışveriş bağımlısı teşhisi konulmaktadır.

Alışveriş bağımlılığının en belirgin sebebi nedir? 

Her insan alışverişi sever, çoğu zaman ihtiyaç gidermek için olsa da bazen zevk için alışverişler yapabiliriz. Tüketim çağında yapılan reklamlar, her yerin alışveriş merkezi olması, indirimler, cazip kampanyalar insanları alışveriş tutkusuna gittikçe bağlıyor. Kimi mutlu olmak adına, kimi rahatlamak için, kimi kendisiyle ilgilenmeyen eşinden öç almak için, kimi doyumsuzluktan, kimi baş edemediği problemlerini alışveriş ile unutmak için, kimi ikili ilişkilerde başarısız olduğu için. Kimi de güçlü ve kendini diğer insanlardan daha üstün hissetmek için, çılgınca alışveriş yapıyor. 

Bu tutkuyla maddi sorunlar da baş göstermeye başlıyor. İçinden çıkamadığı sorunlar alışveriş bağımlısı kadın ya da erkeği iflasa, hırsızlık yapmaya, yalan söylemeye ve maalesef bazen intihara kadar yaklaştırıyor. Depresyon, tedavi edilmezse değişik yollarla kendinize maddi manevi zarar verir. Her zaman için depresyonun kaynağı bulunabilir ve tedavi edilebilir.Alışveriş yaparak rahatlama, satın aldıklarını eve koyduktan sonra pişmanlık hissi ile depresyon ölçeğini artırmakta. Dürtü ve kaygı bozukluğu yaşayan kişiler alışveriş bağımlısı olmaya daha yatkın kişilikler. 

Oniomani’den nasıl kurtulunur? 

Alışveriş tutkusu beyindeki mutluluk hormonunda artışa sebep olur. İşte alışveriş çılgınlığını ateşleyen bu hormon birçok sebeple tetiklenebilirken bazı insanlar kolay bir seçim ile sadece alışveriş yapmak için alışveriş yapar. Araştırmalara göre kadınlar ve erkekler alışverişte ortalama 4-6 saat arasında zaman geçirmekteler. İnsan hayatında 4-6 saatin önemi ne kadar büyükken, AVM’lerde geçirilen onca saat gerilimle alışverişe başlama, aldıkça rahatlama, mağaza mağaza dolaşma, sonra eve taşıma ve aldıktan sonra pişman olma; sonuç bedenen ve ruhen ciddi yorgunluktur.

Bu kadar çok duyguyu bir arada yaşayan kişi ruhsal yönden yıpratıcı olan bu bağımlılık hastalığı ile bir süre sonra, ne kadar alışveriş yapılırsa yapılsın tatminsizliği yaşıyor. Tatmin olmayan kişi içindeki boşluk duygusu ile tekrar aynı duygu yoğunluğunu yakalama hevesiyle aynı serüvene atılıyor. Tekrar tekrar heyecan, gerilim, rahatlama, pişmanlık ve boşluk duygusu, bağımlı kişinin içinden çıkamadığı kaosudur. Haz duygusu ile mutluluk ikisinden farklı duygulardır. Haz geçici, mutluluk süreklidir. Mutluluk her zaman bir seçimdir ve içten gelir. Mutlu olmak için kimseye veya bir sebebe ihtiyaç duyulmaz. Arkadaşlarınız ve ailenize olmak, yalnız isek bir kitabı okuyup düşünmek, doğada dolaşmak, anlamlı bir şiiri okumak, spor yapmak, işimiz varsa hevesle işe gitmek. Ev hanımı isek evimizi toplamak, sevdiklerimize yemekler yapmak, çocuklarla oyun oynamak, öğrenciysek derslerimizi bir an önce bitirip kendimize boş vakit oluşturmak, kişisel gelişimimizle ilgilenmek, yardımlaşmak, sohbet etmek, insanlara faydalı olmak hayata içten sıcacık bakışlara bakmak bize değer katan, mutluluk veren aktiviteden bazılarıdır. Eğer alışveriş bağımlısı olduğunuzu düşünüyorsanız mutlaka psikolojik destek almalısınız. 

SOSYAL MEDYADAKİ TEHLİKE 

Yakın zamana kadar sadece bilgi amaçlı kullandığımız internetten artık çok farklı boyutlarda yararlanıyoruz. İnternetin elektronik ortamda alışveriş yapanlara sağladığı büyük kolaylıkların yanı sıra tüketicilerde kontrolsüz satın alma davranışına da yol açtığı belirtiliyor. Hiç dikkat ettiniz mi internette gezinirken sağ ve sol ekranlarda daha bugün aklınızdan geçen ürünün çıkmasına? 

ALIŞVERİŞ BAĞIMLISI MISINIZ?

Alışveriş bağımlısı olup olmadığınızı anlamak için kendinize soracağınız ilk soru aynı kıyafetleri alıp almadığınız olmalı. Örnek olarak mavi bir kot pantolonunuz hali hazırda var. Alışveriş merkezlerine gittiğinizde yine aynı renkte bir pantolon gördüğünüzde alıyor musunuz?

İNDİRİM TUZAĞINA DİKKAT!

Burada kaçırmaktan korkma duygusu devreye girer. Bu korku, aynı zamanda başkalarıyla da rekabet ettiğimizi bilmemizle birlikte daha da artar. İndirimde birçok güzel ürün satın alabilmek kişiye bir zafer hissi verebiliyor. İndirim sırasındaki kalabalık duyguların etkisini artırırken rekabet hissi de gerçekte aldığımız şeyin değerini veya ihtiyacımızı rasyonel şekilde değerlendirebilme yetinizi bozabiliyor. 

Amerika’da yeni trend: Yeni bir şey almamak

Amerika, ​Kara Cuma (Black Friday) Şükran Günü’nün ertesi sabahında gerçekleşen bir alışveriş çılgınlığına sahip olan ülkedir. Ünlü markalar Kara Cuma’da yüzde 80’e varan hatta bazı durumlarda daha da fazla indirime girerken ne oldu da insanlar alışveriş yapmama kararı aldı.

Amerika gibi bir ülkede bile yeni alışveriş trendi “Alışveriş yapmamak”. Bu hareketin öncüsü olan girişimci ve yazar DaveBruno herkese “Haydi 100 eşyayla yaşayalım” çağrısında bulunmakla yetinmeyip bir de The 100 Things Challenge adlı kitap çıkarttı. Binlerce kişiyi sade yaşam furyasına sürükleyen bu adam tüketimin sınırlandırıcı alışkanlıklarından kurtulmayı amaçlıyor. Tüm fazlalıklarından kurtularak tıpkı Japonların minimalizm hikâyesinde olduğu gibi yeni bir düzen oluşturmak istiyor. Böylece insanların hem maddi hem manevi olarak rahatlayacağını düşünüyor.

“Yeter” kelimesini hayatınıza alın. İnanın ihtiyaçlar karşılandıktan sonra isteklerin kalıcı bir önemi yok. Kendinizi hafiflemiş hissedeceğiniz, huzurlu bir hafta geçirmenizi diliyoruz.

Bu yazıya ilk siz yorum yapın.

Yorumlar

Yorumlarınızı kendi özgür iradenizle yayınlamakta olup; bununla ilgili her türlü dolaylı ve doğrudan sorumluluğu tek başınıza üstlenmektesiniz. Yorum yaparak Toplum Kuralları ve Kullanım Koşulları'nı kabul etmiş sayılırsınız.

  • Lütfen birşeyler yazınız. Yorum alanı boş bırakılamaz.
  • Tebrikler! Yorumunuz onay sonrası yayınlanacaktır.
  • Mesajlarınız size hukiki sorumluluk doğurur.
  • Bir hata oluştu lütfen daha sonra tekrar deneyiniz!
 
Önce taziyesini iletti sonra başına ateş etti

Önce taziyesini iletti sonra başına ateş etti

2019'da KYK burs ve kredi ücretleri ne kadar oldu? İşte KYK burs ücreti zamları

2019'da KYK burs ve kredi ücretleri ne kadar oldu? İşte KYK burs ücreti zamları

Efsanevi 'Ejderha Taşı' gün yüzüne çıkarıldı

Efsanevi 'Ejderha Taşı' gün yüzüne çıkarıldı

İşte altın zengini ülkeler

İşte altın zengini ülkeler

En Çok Okunanlar