Dünya edebiyatının önde gelen isimlerinden Arjantinli yazarın eserlerini ‘Babil Kitaplığı’ adı altında neşreden Kırmızıkedi Yayınları’ndan çıkan kitap, insanoğlunun gizemli rüyalarına bir yolculuk fırsatı sunuyor. Rüyalar kendilerine has sembolik dilleriyle insanlığın kadim dönemlerinden beri gizemlerini sürdürdü. Tüm sınırları aşan rüyalar zaman ve mekanın ötesine götürür insanı. Ünlü yazar Borges de evrensel bilincin bu ortak diline olan hayranlığını öyküleri, denemeleri ve şiirleriyle göste
ren isim lerden biri. Rüyalar Kitabı, Borges’in Doğu ve Batı kültüründen derlediği ‘edebi bir kazı’ niteliğinde. Kitapta bir rüyasına yer verilen Lübnan asıllı Arjantinli şair Namer İbn El Barud şöyle diyor: ‘Rüyamda sağ bir geyiğin düş kırıklığına uğramış avcıdan af dilediğini gördüm.’ Kitapta Nietzche’nin rüyalarla ilgili şu sözüne de yer veriliyor: ‘insan, rüyaları boyunca istikbaldeki yaşamının idmanını yapar.’ Charles Baudelaire de bir rüyasını şöyle betimlemiş: ‘Peri masallarımın mimarı ben, değerli taşlardan bir tünelin altından keyfimce geçiriyordum evcilleştirilmiş bir nehri.’