O saat olmasa Osmanlı yoluna devam ederdi

Seyfi Öngider, “Çanakkale’de Mustafa Kemal o şarapnel ile hayatını yitirseydi tarihin akışı nasıl değişirdi” sorusundan ilginç bir alternatif tarih romanı çıkardı.

  • Soner Can
  • 0
  • 0
  • 0
  • 0
  • 0
  • 0
x

Tarihçi yazar Seyfi Öngider, kitabı ‘Mustafa Kemal’in Saati’ adlı romanını ‘bir alternatif tarih ürünü’ olarak nitelendiriyor. Ancak ‘alternatif tarih’ deyince rivayet muhtelif. Biraz Google yapınca birbirine zıt tanımlara ulaşıyoruz. Kimi “Tarihe dair hakim okumaların dışında kalan tarih” derken bu anlayışın tam karşısında duranlar “Başka egemenlerin resmi tarihidir” diyor.

Örnekleri çok!..

Yazar, alternatif tarih çalışmalarının Türkiye’de çok yeni çalışmalarla gündeme gelmesine karşın Avrupa ve ABD için yeni bir şey olmadığını hatırlatarak şunları söylüyor: “Mesela Amerika’da çok tartışılan konulardan biri Abraham Lincoln’ün öldürülmesi meselesidir. “Lincoln öldürülmeseydi ne olurdu... İç savaşta Güney kazansaydı ne olurdu” sorusundan yola çıkan bir çok kurgu yazılmıştır.

Avrupa’da da benzer senaryolar vardır. ‘Napolyon Waterloo’da kazansaydı, Avrupa nasıl şekillenirdi... Daha kritik bir senaryo: Hitler kazansaydı, şimdi nasıl bir Avrupa olurdu...”

Ezber bozan sorular...

‘Mustafa Kemal’in Saati’, yazarın ilk alternatif tarih çalışması değil. Seyfi Öngider, bugünkü hacimli çalışmasına esin kaynağı olan ilk çalışmasını 2000 yılında yapmış. Yazar, ‘Başka bir Tarih Başka Bir  Türkiye’ adlı derlemesinde Mete Tunçay ve Fikret Başkaya gibi ünlü tarihçilerin makalelerine yer vermiş. Öngider, o çalışmanın iki sorudan oluştuğunu söylüyor...

“Yazarlarımıza iki ezber bozan soru yöneltmiştik... Yazarlar, makalelerinde “Mustafa Kemal, dünya savaşının bitiminde  Osmanlı’nın Harbiye Nazırı olsaydı, Milli Mücadele’nin kaderi ne olurdu... Ya da Çanakkale’de o şarapnel saate değilde öldürücü bir noktaya gelseydi, neler olabilirdi” sorularına cevap aramıştı.

Küçülerek sürerdi...

Romanında, 1915 Ağustos’unda Çanakkale’de Mustafa Kemal’in henüz miralay (albay) rütbesindeyken vefat etmesi durumunda olabilecekleri, romanın sonunu da söyleyip tadını kaçırmadan şöyle sıralıyor:

“Mustafa Kemal Çanakkale’de ölseydi bile resmi tarihin yıllarca bize tekrarlattığı gibi memleket sahipsiz kalmazdı. Sözgelimi, o devrin çok öne çıkan ismi Ahmet İzzet Paşa, duruma el koyardı. Arnavut, dinine, geleneğine ve devletine çok bağlı tipik bir Osmanlı devşirmesi ipleri aldığında kurtuluştan sonra Saltanata da bağlı olduğu için bir cumhuriyet kurmak aklının ucundan bile geçmezdi elbette.

Ne olurdu... Bir biçimde savaş sona erer Osmanlı İmparatorluğu küçülerek yoluna devam ederdi.

Olanlar ‘Olabilecek en iyi şey’ değildi!

Benim kitabım Çılgın Türkler’in kontrası. O romanda Turgut Özakman çok başarılı bir şey yaptı. Bütün o resmi tarihi güzel bir hikaye haline getirdi. Sıkıcı olmayan, rahat okunan keyifli bir roman yaptı. Ben de o dönemin romanını yapar ve bir biçimde alternatif tarihi yazarken sıkıcı bir şey yapmadım. Ahmet İzzet Paşa’dan Recep Tayyip Erdoğan’a kadar süren ana hikayenin içine bir takım hoş hikayeler, anekdotlar ve pasajlar yerleştirdim. Zaten sonunda arzu ettiğim şey de okurun resmi tarihe dair sorgulayıcı bir bakış kazanmasıdır. Mustafa Kemal’in saatini bitirdiklerinde olan biten her şeyin “Olabilecek en iyi şey” olmadığını anlamalarını umut ederim...

Saltanat sembolik olarak sürebilirdi

I. Ddünya Savaşı olmasaydı, Almanlar kazansaydı ya da Osmanlı kaybeden tarafta olmasaydı, yine laik cumhuriyet kurulur muydu... Bir düşünelim... Orduda, aydınlar arasında böyle bir istek var... Ama onlar böylesi bir devrimi gerçekleştirecek güce erişirler miydi... Zor! Ama şu ayrımı da yapmak lazım. Malum her cumhuriyet, demokratik değildir. Belki cumhuriyet kurulmayabilirdi, ama toplum değişen çağın gerekleri ve talepleriyle demokrasiye giden bir yola girebilirdi. O zaman ne olurdu... Belki Hollanda, İngiltere, Danimarka, İspanya gibi sembolik bir kralımız (padişahımız) olur ama yine demokratik bir toplum olabilirdik.

Bu yazıya ilk siz yorum yapın.

Yorumlar

Yorumlarınızı kendi özgür iradenizle yayınlamakta olup; bununla ilgili her türlü dolaylı ve doğrudan sorumluluğu tek başınıza üstlenmektesiniz. Yorum yaparak Toplum Kuralları ve Kullanım Koşulları'nı kabul etmiş sayılırsınız.

  • Lütfen birşeyler yazınız. Yorum alanı boş bırakılamaz.
  • Tebrikler! Yorumunuz onay sonrası yayınlanacaktır.
  • Mesajlarınız size hukiki sorumluluk doğurur.
  • Bir hata oluştu lütfen daha sonra tekrar deneyiniz!
 
'Teröristlerin sandıklara tehdidinde tepelerine tepelerine bineceğiz'

'Teröristlerin sandıklara tehdidinde tepelerine tepelerine bineceğiz'