PYD’ye destek verenler hedefimiz olur

Başbakan Yıldırım, ABD dahil PKK/PYD’ye lojistik ve silah gönderilmesi ihtimaline karşı net cevap verdi: “Bu bölgeye yönelik her türlü lojistik destek bu operasyonun hedefidir. Bu kadar net ve açık söylüyorum.”

  • NUH ALBAYRAK
  • 3
  • 1
  • 0
  • 0
  • 0
  • 0
x

Başbakan Binali Yıldırım, İstanbul’da Vahdettin Köşkü’nde medya kuruluşu sahipleri ile bir araya geldi.

Başbakan Binali Yıldırım, medya temsilcileriyle buluştuğu İstanbul’da teröre karşı yapılan harekatın başarısı için birlik ve barebirlik çağrısı yaptı. Binali Yıldırım, Mehmetçik’in, terör örgütü PKK’nın Suriye’deki uzantısı YPG/PYD’nin işgali altında bulunan Afrin’e yönelik başlattığı ‘Zeytin Dalı Harekatı’ ile ilgili bilgiler verdi. Operasyonun, sivil halkın zarar görmeyecek şekilde bölgedeki terör unsurları bitene kadar süreceğini vurgulayan Başbakan Yıldırım, “Afrin’de sadece PKK uzantısı PYD’li teröristler değil, 50 konvoyluk araçlarla Rakka’dan gelen DEAŞ’lı teröristler de var. Son dönemlerde ülkemize yönelik 700 aşkın taciz oldu. Fırat Kalkanı ile Rakka’ya huzur getirdiğimiz gibi, tamamen teröre yönelik Zeytin Dalı operasyonla Afrin’e de huzur getirmeye, sınırlarımıza yönelik tacizlere son vermeye kararlıyız” dedi.

- TERÖRE KARŞI MİLLİ BİRLİK: Terör unsurlarının batı medyası üzerinden yoğun bir kirli propaganda başlattığını ifade eden Başbakan Binali Yıldırım, “Medyamız bu propagandaya alet olmamalı” dedi. Yıldırım, toplumun bütün kesimlerinin; Mehmetçiğin sahadaki gayretlerini olumsuz etkileyecek davranışlardan kaçınması gerektiğini söyledi. 

Yıldırım, “Türk Silahlı Kuvvetlerinin başlattığı bu operasyona medya ve siyaset dünyası dahil bütün milli bir şuurla yaklaşmalı, destek vermelidir. Bu operasyon iç siyasetin malzemesi yapılmamalıdır” dedi.

- YÜZDE 70 MİLLİ SİLAH: Batı ülkelerinden Zeytin Dalı Harekatı nedeniyle herhangi bir ambargo beklenmediğini belirten  Başbakan Yıldırım, operasyonda yüzde 70 oranında milli silah ve mühimmat kullanıldığının da altını çizdi. “Zeytinler, bölgedeki masum halka, dalları da teröristlere” şeklinde bir ifadede de bulunan Yıldırım, “Harekat öncesinde her türlü mutabakat sağlandı. Suriye rejimiyle de Rusya üzerinden görüşüldü. ABD’nin ise kafası karışık” dedi. Başbakan Yıldırım şunları söyledi:

- 300 BİN KİŞİ GÖÇE ZORLANDI: “2014 yılından itibaren Suriye’nin kuzey batısındaki Afrin Bölgesi’nde PKK, PYD, YPG, KCK unsurları burayı kanton ilan ederek bölge halkı üzerinde sistematik bir baskıya başladı. Zorla gençleri askere almak da dahil vatandaşlarla orada yaşayan -ki nüfus dağılımına baktığımızda yüzde 55 Arap daha sonra Kürtler var, bir miktar da Türkmen var- Bunlara sistematik zulüm uygulayarak, onlara itaat edenleri koruyup, itaat etmeyenleri de bölgeden sürgüne göndermek şeklinde bir baskı, zulüm politikasını bugüne kadar sürdürdüler. Bu şekilde şehri terk edenlerin sayısının 300 bini aştığı tahmin ediliyor. Bunların büyük bir kısmı da Türkiye’ye geldi.” 

- HALKI KURTARIYORUZ:  “Esasen terör örgütü PKK, YPG, PYD’nin dünya kamuoyunu etkilemeye çalışmak için kullandığı kara propagandanın tam tersi var burada. ‘Kürtleri öldürmek için, bölgede Kürtleri yok etmek için Türk Ordusu operasyon başlattı’ şeklindeki konu, tamamen orada yaşayan Kürt, Arap, Türkmen, sivil, gücü, imkanı olmayan insanları kurtarmaya yönelik bir faaliyettir. İşin özü bu.”

- KİLİS’E 6 ROKET ATILDI: “Şu anda 700’ün üzerinde taciz oldu sınırlarımızda. Sınırın ötesinden 6 tane roket Kilis’e attılar. Allah’tan can kaybı yok, 2 vatandaşımız hafif yaralı. Arkasından topçularımız gereken karşılığı verdi ve hedefleri imha etti.

- BM SÖZLEŞMESİNE GÖRE: “Harekat uluslararası hukuk temelinde, BM Sözleşmesi’nin 51. maddesine dayandırılarak, meşru müdafaa hakkı olarak yürütülüyor. Ayrıca BM’nin Güvenlik Konseyi’nde aldığı terörle mücadeleye ilişkin 1373, 1624, 2170, 2178 sayılı kararları uyarınca, Suriye’nin toprak bütünlüğüne saygı esasına göre yürütülüyor.” 

- DEZENFORMASYONA DİKKAT: “Dün sosyal medyada kan revan içinde küçük bir çocuk. Bunu hemen arkadaşlar ortaya çıkardı ki geçmiş dönemde Musul ve orada yapılan operasyonlara ait bir fotoğraf. Buna benzer olaylar önümüzdeki kısa süre içinde başlamak üzere yoğun bir şekilde yapılacak. Bu tabii bir taktik, bir dezenformasyon yöntemi. Maalesef bu terör örgütleri sosyal medyayı hemen hemen bütün devletlerden daha etkin kullanıyor. Bu bakımdan medya kuruluşlarımızın, basın yayın organlarımızın bu konuda daha dikkatli olmasını bekliyoruz.” 

- ÇOK SAYIDA DEAŞ’LI VAR: “Şunu asla aklımızdan çıkarmayalım, DEAŞ burada. Çünkü DEAŞ’a Rakka’dan yol verdiler, buraya gelmesine izin verdiler. Bir kısmı da buradan denizden Avrupa’ya geçmeye çalıştı. Geçerken yakaladık, bir kısmı da geçti. Dolayısıyla burada istemediğimiz kadar DEAŞ’lı var. Birlikte çarpışıyorlar. Bunların birbirinden farkı olmadığını zaten bütün dünya kamuoyu biliyor.”      

- ŞEHİT VE YARALI YOK: “Sayı telaffuz etmeyelim ama oradaki terör birliklerinin, terör yuvalarını dağıtacak sayıda planlama yapıldı. Herhangi bir sıkıntı yok. Şu an itibarıyla herhangi bir yaralımız, şehidimiz söz konusu değil.” 

- SURİYE TARAFINDA KAMP: “Şu anda Afrin de İdlib de hareketli. Dolayısıyla böyle bir göç dalgası ihtimalini göz ardı etmiyoruz. Ancak bizim planlamamız sınırımızın güneyinde yani dışında bunları karşılamak, orada iskan etmek şeklinde. Hazırlıklarımızı buna göre yapıyoruz. Çünkü içeride daha fazla kapasite yok. Sınırımızın hemen dışında kamp alanları oluşturuyoruz. Bu ihtimale karşı tedbirlerimizi alıyoruz.” 

- 3 KONTROL NOKTASI VAR: “Tam Afrin’in güneyinde 3 kontrol noktamız var. Onlar da tabii bu operasyonla birlikte o noktalar da hedef haline geldi. Onlara yönelik tedbirlerimizi de aldık. İdlib’te bir demiryolunun doğusu ve batısı diye bir mutabakat hattı var. O hat boyunca geriye kalan 8-10 tane daha kontrol gerginliği azaltma, çatışmayı önleme noktası tesis edilecek.”      

- SİLAH VEREN HEDEFİMİZ: Yıldırım, “Terör örgütünün elindeki, Amerika’nın gönderdiği silahlar da vuruluyor, imha ediliyor. Ek bir lojistik girişimi olursa Amerika’dan Türkiye’nin tavrı ne olur?” sorusuna “Bu bölgeye yönelik her türlü lojistik destek bu operasyonun hedefidir. Bu kadar net ve açık söylüyorum” yanıtını verdi.      

- MİLLETİMİZİN DESTEĞİ TAM: “Toplumumuzda bu hareketin yüzde 100 desteği var. Bu desteğin herhangi bir sekteye uğramasına, bir soru işareti oluşmasına, kendi içimizde enerjimizi tüketecek tarzda çalışmalara dönüşmemesi önemli.” 

ABD TERÖRE KARŞI NET TAVIR ALMALI

Çanakkale’de AK Parti 6. İl Genel Olağan Kongresi’nde konuşan Başbakan Binali Yıldırım, “Ülkemize düşmanlık edenlerin hevesini kursağında bırakacağız. Bunu Çanakkale’de yaptık, Kurtuluş Savaşı’nda yaptık, 15 Temmuz’da yaptık. Afrin’de de bunu yaparız hiç kimsenin kuşkusu olmasın. Güney sınırlarımızın güvenliği için Fırat Kalkanı’nda olduğu gibi Zeytin Dalı operasyonu da devam edecektir. Sonuç alıncaya kadar. Bir tane PKK’lı, DEAŞ’lı terörist kalmayıncaya kadar devam edecek. Bizim ne Suriye’nin ne de bir başka ülkenin bir karış toprağında gözümüz yok. Ülkemize yönelen açık terör tehdidini yok etmek için oralardayız. Meşru müdafaa hakkımızın ne olduğunu, nasıl kullanacağımızı çok iyi biliyoruz. Amerika’nın Suriye’deki uygulamaları maalesef müttefiklik ruhuna aykırıdır. Bir yandan teröre karşı birlikte mücadele edelim diyeceksiniz. Diğer yandan da binlerce teröristi güney sınırlarımızda yerleştirme gayretine gireceksiniz. Teröre karşı net, açık kararlı bir tavır alması, duruş göstermesi Amerika’nın da menfaatinedir” dedi.

Başbakan Binali Yıldırım, Çanakkale Savaşı’nda 1915’te neferlerinin tamamı şehit düşen 57. Alay Sancağını açtı.

 

Kimsenin toprağında gözümüz yok

- FIRAT KALKANI ÖRNEĞİ: “Türkiye’yi işgalci gösterme gayretleri var. Fırat Kalkanı’nı burada iyi bir örnek olarak alabiliriz. Fırat Kalkanı’nda burada tamamen terör hakimdi, şimdi barış hakim. 100 binden fazla insan oraya döndü. Okullar var, hastaneler var. Eğitim, sağlık, güvenlik hizmetleri var. Şimdi üniversite kurmayı planlıyorlar. İş hayatı, ticaret başladı. Hayat normale döndü. Buradaki hayatın normale dönmesi, bizim yükümüzü azaltıyor. Aynı zamanda Türkiye’nin üzerindeki göçmen baskısını kaldırıyor.”      

- 8-10 BİN TERÖRİST VAR: 400- 450 bin dolayında nüfusun yaşadığı Afrin’de 8-10 bin teröristin bulunduğunun tahmin edildiğini belirten Başbakan Yıldırım, “Yaklaşık 8-10 bin civarında terör grubu olduğunu hesap ediyoruz. Nüfus olarak da doğrusu 450 bin ile 750 bin arasında gidip geliyor. Tabii sağlıklı bilgi vermek mümkün değil, göçler oluyor, en az yarım milyon bir nüfustan bahsedebiliriz” dedi.      

- ABD BİZE VERDİĞİ SÖZÜNDE DURMALI: “Baştan beri Amerikalıların Fırat’ın doğusunda Münbiç’teki varlıklarını onların hem kendilerinin hem PKK’nın varlığını oradan çıkaracaklarının sözü var. Bu sözün tahakkuk etmesini biz hala bekliyoruz. Bunu istiyoruz.”

ESAD’LA RUSYA ÜZERİNDEN TEMAS

Binali Yıldırım, “Suriye Devlet Başkanı geçen ay PKK uzantısı kurumları vatan haini olarak nitelendirmişti. Bu terör örgütlerinin Suriye’nin toprak bütünlüğünü de hedef aldığını açıkladınız. Bu harekatın başarısı için Suriye merkezi hükümetiyle doğrudan temas etmenin faydası olmaz mı?” sorusu üzerine ise “Tabii 7 yıl boyunca yaşadıklarımızı dikkate alırsak bunun böyle hemen dediğin gibi olması çok gerçekçi değil. Ama daha alt düzeylerde bu mesele konuşuluyor. Arkadaşlarımızın dolaylı, hem Rusya üzerinden hem de Suriye içinde doğrudan temasları sürüyor. Tabii ki bölgede her ne kadar çok büyük zulüm yapıldı, çok insan öldü, çok yanlış yaptı. Tüm bunlara rağmen şu anda geldiğimiznoktada rejim de işin bir parçası, bunu da görmemiz lazım. Yok sayamayız” değerlendirmesini yaptı.  

RUSYA’NIN BİR TAVRI YOK

Yıldırım, “Bu harekat başlamadan önce diplomatik alanda, askeri temaslarda yapılması gereken her şey yapıldı, Rusya ile Amerika ile İran ile... Rejimle görüşülmedi, rejimle Rusya üzerinde görüşülmek suretiyle mutabakat sağlandı. Rusya’nın bu harekatla ilgili şu anda bize karşı herhangi olumsuz tutumu yok. Buna hava sahasının kullanılması da dahil. Hava sahasının kullanılması konusunda rejimin yönetilmesi, sevk ve idaresi görevini Rusya yerine getiriyor. Biz doğrudan Rusya’ya muhatabız” dedi.

OPERASYON 4 SAFHALI

“Birinci safha bir kere sınırlarımızdan içeri doğru güvenli bir alanın oluşturulması. Azez bölgesinden başlayarak, kuzey batıya doğru, oradan tekrar güney batıya doğru 130 kilometrelik Afrin bölgesinin bir güvenli şerit oluşturulması, derinliği 20-30 kilometre. İlk hedef orada güvenli bir alan oluşturacağız ki ondan sonra terör unsurlarını yok etmek için oraya ayağımızı sağlam basmamız lazım. Daha sonra gerek Afrin merkezinde gerekse diğer bölgelerinde yerleşik bu terör örgütlerinin yok edilmesi için çalışma yapılacak.” 

30 KM’LİK GÜVENLİ ALAN

“Sahadaki durum netleştikçe süre de -belirlediğimiz süreler var ama- bu sürelerin tutması, erken olması biraz daha uzaması sahada karşılaşacağımız durumla netleşecek. Güneye kaçıp sivil halkın arasına karışacaklar, orada da belki sivil halkı kalkan olarak kullanacaklar. O bakımdan ikinci, üçüncü, dördüncü safhalar daha titiz çalışmayı gerektirecek. O bakımdan ilk safahatı bizim için çok önemli. Buradan 20-30 kilometrelik bir bandı güvenli alan haline getirdiğimiz zaman sonraki işlerin önemi biraz daha azalıyor. O bir temizlik harekatına dönüşüyor. Orada çok aceleci davranmamıza ihtiyaç yok.” 

Bu yazıya ilk siz yorum yapın.

Yorumlar

Yorumlarınızı kendi özgür iradenizle yayınlamakta olup; bununla ilgili her türlü dolaylı ve doğrudan sorumluluğu tek başınıza üstlenmektesiniz. Yorum yaparak Toplum Kuralları ve Kullanım Koşulları'nı kabul etmiş sayılırsınız.

  • Lütfen birşeyler yazınız. Yorum alanı boş bırakılamaz.
  • Tebrikler! Yorumunuz onay sonrası yayınlanacaktır.
  • Mesajlarınız size hukiki sorumluluk doğurur.
  • Bir hata oluştu lütfen daha sonra tekrar deneyiniz!
 
TSK´dan nefes kesen operasyon

TSK´dan nefes kesen operasyon

İnsanların en ilginç korkuları

İnsanların en ilginç korkuları

Kanseri azaltan madde bu sebzelerde var

Kanseri azaltan madde bu sebzelerde var

Vahşi doğanın davetsiz misafirler

Vahşi doğanın davetsiz misafirler