Erzurum iftar ve sahur vakti Diyanet Ramazan imsakiyesi 2018 Erzurum iftar vakti ezan saat kaçta

Erzurum sahur ve iftar vakti saat kaçta? 2018 Ramazan imsakiyesi Erzurum imsak vakti ezan saat kaçta? Sorusunun yanıtı haberimizde yer almaktadır. Erzurum sahur ve iftar ne zaman saat kaçta sorularının yanıtlarını araştırıyor. Erzurum’da ikamet eden vatandaşlar haberimizden iftar ve sahur vaktini öğrenebilir. Mübarek Ramazan ayında oruç tutan müslümanlar imsak, Erzurum sahur ve iftar saatleri 2018 Ramazan imsakiyesi Diyanet Erzurum için sahur ve imsak vakitleri merak ediliyor. Erzurum sahur vakti Diyanet İşleri Başkanlığı tarafından merakla beklenen Erzurum 2018 Ramazan imsakiyesi yayınlandı. Müslüman aleminin heyecanla beklediği on bir ayın sultanı için artık saatler kaldı. Her yıl dua ve ibadetler ile geçirilen bu ay ile ilgili merak ettiğiniz tüm bilgilere buradan ulaşabileceksiniz. 2018 imsakiye, iftar saatleri, sahur saatleri, sahur saat kaçta gibi tüm soruların yanıtı burada. 11 ayın sultanı Ramazan ayında oruç ibadetini yerine getirenler 2018 Erzurum sahur ve iftar vakitlerini merak ediyor. 1.5 milyarın üzerinde Müslüman için çok özel ve yeri doldurulamaz bir anlamı olan Ramazan ayı bu senede ibadetlerle dualarla ve oruçla karşılanacak. Oruç ibadetini yerine getirmek isteyenlerin merak ettiği sahur ve iftar vakitleri haberimizde…

  • 12
  • 0
  • 0
  • 0
  • 0
  • 0
x


Erzurum sahur ve iftar saatleri 2018 Ramazan imsakiyesi Diyanet Erzurum için sahur ve imsak vakitleri nasıl? Erzurum sahur, imsak ve iftar vakti haberimizde. 2018 yılında Erzurum’da saat kaçta iftar açılacağını, sahura kaçta kalkılacağını ve tüm detayları haberimizden öğrenebilirsiniz. Diyanet İşleri Başkanlığı tarafından yayınlanan ezan vakitlerine göre Ramazan'ın birinci günü 16 Mayıs çarşamba gecesi itibariyle Erzurum'da sahur vakti 03:09'da bitecek ve Erzurum'da yaşayanlar 19:30'da iftar yapacak. Diğer günler iftar ve sahur vakitlerini haberimizin detayından öğrenebilirsiniz. Sizler için Erzurum iftar vaktini ve sahur saatini derledik. Dinimizde, oruç tutmanın emredildiği, tavsiye edildiği günler olduğu gibi, oruç tutmanın yasaklandığı veya hoş karşılanmadığı günler de vardır. Bazı belli günlerde oruç tutmanın hoş karşılanmayışının çeşitli sebepleri bulunmaktadır. Yasağın mahiyetine ve ağırlık derecesine göre, bugünlerin bir kısmında oruç tutmak haram veya tahrîmen mekruh sayılırken, diğer bir kısmında ise tenzîhen mekruh sayılmıştır.

KAÇ SAAT ORUÇ TUTULACAK?

Müslüman vatandaşlar, 15 Mayıs'ı 16 Mayıs'a bağlayan gece sahura kalkıp niyet edecekler. Vatandaşlar 30 gün boyunca oruç tutarken yaklaşık 16 buçuk saat iftarı bekleyecekler.

 

ALLAH ZAMANA YEMİN EDİYOR!

Yeryüzünü imar etme maksadıyla Cenab-ı Hak tarafından bizlere verilen ömür, mühim bir nimet ve sermayedir. Çoğu insan en büyük aldanış ve pişmanlığını, en büyük sermayesi ve imkânı olan ömür nimetini ve onunla doğrudan ilintili olan zamanın önemini idrak hususunda yaşamaktadır. Oysaki zaman ve mekânla sınırlı bir varlık olarak insanın en büyük farkındalığı ve en yüksek şuuru, vaktin kıymetini ve ehemmiyetini bilerek yaşamak olmalıdır. Kur’an-ı Kerim’de birçok ayette farklı boyutlarıyla zamana yemin edilmektedir. Özellikle tevhit inancının, iman şuurunun, hakikat bilincinin ve ahlaka dayalı bir tavrın inşa edildiği Mekke döneminde nazil olan ayetler içinde zamana yemini içeren ifadelerin varlığı, insanı bu konuda büyük bir dikkat ve tefekküre davet etmektedir. Söz konusu ayetler, çok çarpıcı şekilde zamanın önemine dikkat çektiği gibi, zamanın ortaya koyduğu hakikatlere de açıkça işaret etmektedir.

ERZURUM RAMAZAN 2018 İMSAKİYESİ

 

SAHUR VE İFTAR VAKTİ 2018 RAMAZAN İMSAKİYESİ - TIKLA

 

ASR SÛRESİ'NİN ÖNEMİ

Bu bağlamda duygu, düşünce, tavır ve eylem boyutuyla hayata dair külli bir hüsranı ve büyük bir kurtuluşu aynı anda ifade eden Asr Sûresi, mutlak manada zamana yemin ile başlamaktadır. Bahse konu sûre, insanın hüsrana duçar olmasında da kurtuluşa ermesinde de zamana karşı tutumunun hayati bir boyutu olduğunu ortaya koymaktadır. Aynı şekilde zamanı en güzel şekilde ihya etmenin, sağlam bir iman, salih amel, hakkı ve sabrı tavsiye şeklindeki dört temel unsurunu da bizlere ideal olarak sunmaktadır. Özetle, Yüce Kitabımızın ihtisarı hükmündeki bu sûre, imanı öteleyen, güzel ve hayırlı işleri ihmal eden, hakkı ve sabrı yaşamadan, tavsiye etmeyi hayatın merkezi yapmadan geçen her ânın ziyan ve hüsran olduğunu açıkça deklare etmektedir. Bu meyanda iletişim, ulaşım ve teknolojinin baş döndürücü bir hızla geliştiği, dünyanın küresel bir köye dönüştüğü, hayatın bir yönüyle dijital ortamlarda yaşandığı günümüzde, insanın zamanla ilişkisi daha karmaşık bir hal almıştır. Dolayısıyla günümüz insanının muhasebe etmesi gereken en önemli husus, zamanı heder eden ve/ya zamana değer katan iş ve eylemlerin farkına varıp zamanı zayi etmeyecek bir hayat tarzını geliştirmektir.

 

İSRAF KONUSUNDA MÜSLÜMAN HASSAS OLMALI

İnsana bir nimet ve emanet olarak lütfedilen her türlü maddi imkân konusunda kuşanmamız gereken tavrı; “...Yiyiniz, içiniz, fakat israf etmeyiniz; çünkü Allah israf edenleri sevmez.” (A’râf, 7/31.) ayetiyle bizlere takdim eden Rabbimiz, Yaratıcı-kul ilişkisinin ideal boyutu ve neticesi olan “rıza-muhabbet” hakkında da bizlere hatırlatıcı ikazda bulunmaktadır. Maalesef bugün bir yanda açlığın, yoksulluğun ve sefaletin pençesinde kıvranan; ekmek, su gibi en temel gıda maddelerinden mahrum milyonlarca insan hayatta kalma mücadelesi verirken, diğer yandan çılgınca bir tüketim ve israfın varlığı acı bir gerçektir. Bu noktada her bir fert, sözü edilen realitenin sebepleri hakkında, üzerine düşen ferdi/içtimai sorumluluğu tefekkür etmek zorundadır. Nitekim; “O gün size verilen bütün nimetlerden mutlaka hesaba çekileceksiniz” (Tekâsür, 102/8) ayeti, Müslümanın hayatını tanzim ederek muhasebeye yönelmesi hususunda hayat parolası mesabesindeki kifayetli bir hatırlatmadır. Sevgili Peygamberimiz (s.a.s.) de konunun uhrevi boyutuna vurgu yapan; “Kıyamet gününde insanoğlu şu beş şeyden hesaba çekilmedikçe Rabbinin huzurundan bir yere kımıldayamaz: Ömrünü nerede ve nasıl geçirdiğinden, gençliğini nerede yıprattığından, malını nereden kazanıp nerede harcadığından, bildiği ile amel edip etmediğinden.” (Tirmizi, Sıfatü’l-kıyâme, 1.) hadisiyle, insanın yeryüzü serüveninde dikkat etmesi gereken öncelikli değerlere işaret etmektedir.

Açgözlülük, kibir, tamahkârlık ve bencilliğin hayatı kuşattığı bir atmosferde, bireysel ve toplumsal bağlamda israfın yaşandığı alanlar sadece zikredilenlerden ibaret değildir. Nitekim ormanlar, akarsular ve bütün doğal unsurlarıyla tabiat da insanın sorumsuz ve hoyrat tavrından nasibini alarak ekolojik tahribe maruz kalmaktadır. Aynı şekilde, insani değer ve erdemler ihmal edildiğinde ve/ya ötelendiğinde; bilginin, sevginin, dostluğun ve güvenin tüketildiği ve heba edildiği bir dünyanın da anlam yönüyle fesada uğradığını ifade etmek izahtan varestedir.

 

 

NE CİMRİLİK NE DE SAVURGANLIK...

Kur’an’ın dünya ve ahiret dengesi adına beyan ettiği fermanlara baktığımızda, cimriliği eleştirmekle birlikte saçıp savurmayı da şiddetle yasaklayan makul bir mizanın varlığı açıkça görülmektedir. Bu ölçü ihlal edildiğinde hayatın dengesi bozulmakta ve insan her şeyden öte kendisine ve geleceğine kötülük yapmış olmaktadır. Bahse konu makul ölçüyü bozan ve israfı tetikleyen önemli faktörlerden biri de dünyevileşmedir. Ne yazık ki, tüketimin kendini ifade biçimi olarak görüldüğü, özenti ve gösterişe dayalı hayatların öne çıktığı, ihtiyaç ve iktisat ölçüsünün kaybolduğu zamanlarda israf bir yaşam tarzına hatta ideolojiye dönüşebilmektedir. İnsanların ürettikleriyle değil tükettikleriyle öne çıktığı bir dünyada kanaat, şükür, paylaşma gibi güzel hasletler anlamını kaybetmekte; yaşanan travmalar, büyük ölçekte küresel krizlere sebep olmaktadır. İnsanın, ne olduğunun değil; neye sahip olduğunun daha çok önemsendiği bir ortamda ihtiyaç sınırı bozulmakta, tüketim ve israf adeta bir prestije dönüşmektedir. Hal böyleyken insani ilişkilerin yerini, çıkar ve beklentiye dayalı ilişkiler almakta; dostluk, diğerkâmlık gibi değerler, tüketimin hoyratlığına heba edilmektedir. Nimetlerin kıymetini idrak etmekten uzak bir yaklaşım, insanı tüketmeye ve son tahlilde de ne yazık ki tükenmeye mahkûm etmektedir.

Hırs ve tamahkârlıkla cimriliğe, savurganlık ve dikkatsizlikle israfa mahkûm olmak ciddi bir ahlaki yozlaşmanın tezahürü ve neticesi olarak ortaya çıkmaktadır. Dolayısıyla lüks alışkanlıkların zaruret olarak algılanarak ihtiyaç ölçüsünün kaybolmasına, arzularının esiri olan insanın, hayatı israf ve tüketim çılgınlığına çevirmesine karşı ciddi bir tüketim ahlakına, nimet ve sorumluluk bilincine, şükür, kanaat ve paylaşma gibi değerlerin ihyasına ihtiyacın olduğu aşikârdır. Söz konusu ahlakın geliştirilmesi, israf ve onun sebep olduğu bütün olumsuzlukları ortadan kaldıracak biricik çözümdür. Netice olarak, Allah’ın verdiği her nimetin bir gün hesabının sorulacağının bilinci içinde, nimetler karşısında şımarıp lükse dalmadan ve duyarsızca israfa girmeden her konuda iktisadı merkeze alarak infak ahlakını kuşanmak bizlerin şiarı olmalıdır.

Bu noktadan hareketle ifade edelim ki, nurlu gölgesi üzerimize düşmeye başlayan mübarek Ramazan ayı, israf ve savurganlıktan uzak, infak ve paylaşmaya dayalı mutedil bir hayatı merkeze almak, derinlikli ve kapsamlı bir muhasebe ile hatalardan kurtulmak için eşsiz bir fırsattır. Bu itibarla rahmet, mağfiret ve kurtuluş iklimi Ramazan ayının bütün müminler ve insanlık için her türlü israftan uzak, bilinç ve şükür ile daha güzel bir hayatın ve dünyanın inşasına vesile olmasını Cenab-ı Allah’tan niyaz ediyorum.

 

 

RAMAZANDA SIVI TÜKETİMİ

Yaz aylarında tutulan uzun süreli oruçlarda en önemli şey susuzluktur. Bunlardan dolayı Ramazan’da sahurda yiyeceğimiz gıdaların bizim hem tok tutmasını isteriz hem de susatmayacak, su tüketimini artırmayacak besinler olsun isteriz.Bu sebeble Ramazan’da sahura kalktığımız zaman ne yapmalı ve neler yapmamalı inceledik. Sahurda çay içmekten vazgeçin. Çünkü çay diüretiktir yani idrara çıkmayı arttırır, vücuttan su atar.

    Tuz oranı yüksek yiyeceklere dikkat edin. Salam, sosis, sucuk, tuzlu peynirler, pastırma ve zeytinden uzak durun.

    Kızartmalar ve yağ oranı yüksek yiyecekler, patates kızartması, börekler, açmalar, köfteler, pilavlar, pizzalar gün içinde susuzluğunuzu çok arttırır.

    Şekeri yüksek yiyecekler kan şekerinizi hızlı düşüreceği için daha çabuk acıkmanıza neden olur. O nedenle özellikle sahurda kek, kurabiye, tatlı, çikolata, bal, reçel türü yiyecekler yemeyin.

    Ekmekten vazgeçmeyin. Sahurda yiyeceğiniz iki dilim tahıllı veya çavdar ekmeği ihtiyacınız olan karbonhidrata bire-bir çözümdür.

    Eğer tansiyon probleminiz yoksa terleme ile vücuttan kaybedilen elektrolitleri yerine koymak için 1 şişe doğal maden suyu için.

    Her sahurda en az 3 bardak su içmeyi ihmal etmeyin.

 

 

RAMAZAN AYININ ÖNEMİ NEDİR?

Kur'an bu ayda indirilmeye başlanmıştır. Kur'an'da bin aydan daha hayırlı olduğu bildirilen "kadir gecesi" yine bu ay içinde kutlanır. Ayrıca İslam'ın temel ibadetlerinden olan oruç da bu ayda tutulur. Bu nedenle Ramazan ayı, Müslümanlar için en kutsal aydır ve ona "on bir ayın sultanı" denilmiştir.

Kur’an’ın ilk ayetlerinin vahyedildiği Kadir Gecesi bu ayın içindedir. Hangi gün olduğu bilinmemekle birlikte Ramazan ayının 27. gecesi Kadir Gecesi olarak kabul edilir. Kadir gecesi ile ilgili Kur’an’ın 97.süresi olan Kadir Suresinin ilk üç ayeti şöyledir:

“Şüphesiz, biz onu (Kur’an’ı) Kadir gecesinde indirdik. Kadir gecesi bin aydan daha hayırlıdır.”

 

Sahur Nedir?

Ramazan ayında oruç tutanların gün doğmadan önce belirli saatte yedikleri yemeğe ve bu yemeğin yendiği zaman aralığına sahur denir.

 

İftar Nedir?

Gün sonunda orucun açılmasına ve bu esnada yenen yemeğe iftar denir.

 

Bu yazıya ilk siz yorum yapın.

Yorumlar

Yorumlarınızı kendi özgür iradenizle yayınlamakta olup; bununla ilgili her türlü dolaylı ve doğrudan sorumluluğu tek başınıza üstlenmektesiniz. Yorum yaparak Toplum Kuralları ve Kullanım Koşulları'nı kabul etmiş sayılırsınız.

  • Lütfen birşeyler yazınız. Yorum alanı boş bırakılamaz.
  • Tebrikler! Yorumunuz onay sonrası yayınlanacaktır.
  • Mesajlarınız size hukiki sorumluluk doğurur.
  • Bir hata oluştu lütfen daha sonra tekrar deneyiniz!
 
İnce, seçilirse ´Kanal İstanbul´ projesini de durduracakmış

İnce, seçilirse ´Kanal İstanbul´ projesini de durduracakmış

Hatay'a güneşten enerji üreten stadyum

Hatay'a güneşten enerji üreten stadyum

Cennetten geldi! İstanbul'da...

Cennetten geldi! İstanbul'da...

Çok nadir bulunuyor! Muş'ta görüldü

Çok nadir bulunuyor! Muş'ta görüldü