2018 Mukabele saat ve kanal listesi Mukabele nedir hatmi kuran oku cüz dinle

Mukabele nedir 2018 mukabele saatleri neler? Mukabele nasıl yapılır? Mukabele hatmi ne zaman, hangi şekilde yapılır? Diyanet mukabele saatleri ve kanal listesi belli mi? Mukabele Kuran okunan camiler hangileri? Diyanet mukabele kuran oku cüz dinle takip et ile ilgili tüm detaylar haberimizde. Mukabele, Kuran-ı Kerim'in indirildiği mübarek Ramazan ayında camilerde veya evlerde yapılan güzel bir gelenektir. Özellikle Ramazan ayında hafızların herkesin önünde Kuran-ı Kerim okumaları ve dinleyenlerin de onları aynı şekilde takip etmeleri ile gerçekleşir. Böylece okuyan da dinleyen ve takip eden de hatim sevabı kazanmışlar. Hangi camilerde mukabele yapıldığını ve hangi kanallarda saat kaçta mukabele programı var öğrenebilirsiniz. Mukabele, kelime anlamı olarak karşılaştırma, yüzleştirme, karşılık verme; aralarındaki farkı ortaya çıkarmak için metinleri mukayese etme demek olup Ramazanda hafızların cemaat huzurunda Kur'an okumalarına bu ada verilir. Edebiyat terimi olarak mukabele; aralarında tezat ve tekabül bulunan şeyleri bir ibarede bulundurma diye tanımlanmıştır. Diğer yandan 'Mukabele', Kur'an tarihi ile ilgili bir terimdir. Cibril (a.s)'ın her sene Ramazan ayında gelip Kur'an'ı Hz. Peygamber (s.a.s) ile karşılıklı müzakere etmelerini, birbirlerine okumalarını ifade eder. Ramazan ayında mukabele yapmak isteyenler, hangi camilerde veya hangi televizyon kanallarında mukabele programı var merak ediliyorlar. İşte 2018 Ramazan ayında televizyonda mukabeleri saatleri

  • 14
  • 1
  • 0
  • 0
  • 1
  • 0
x





Mukabele nedir 2018 mukabele saatleri neler? Diyanet mukabele saatleri ve kanal listesi belli mi? Mukabele Kuran okunan camiler hangileri? Diyanet mukabele kuran oku cüz dinle takip et ile ilgili tüm detaylar haberimizde. Mukabele, Kuran-ı Kerim'in indirildiği mübarek Ramazan ayında camilerde veya evlerde yapılan güzel bir gelenektir. Özellikle Ramazan ayında hafızların herkesin önünde Kuran-ı Kerim okumaları ve dinleyenlerin de onları aynı şekilde takip etmeleri ile gerçekleşir. Böylece okuyan da dinleyen ve takip eden de hatim sevabı kazanmışlar. Hangi camilerde mukabele yapıldığını ve hangi kanallarda saat kaçta mukabele programı var öğrenebilirsiniz.  Mukabele, kelime anlamı olarak karşılaştırma, yüzleştirme, karşılık verme; aralarındaki farkı ortaya çıkarmak için metinleri mukayese etme demek olup Ramazanda hafızların cemaat huzurunda Kur'an okumalarına bu ada verilir. Edebiyat terimi olarak mukabele; aralarında tezat ve tekabül bulunan şeyleri bir ibarede bulundurma diye tanımlanmıştır. Diğer yandan "Mukabele", Kur'an tarihi ile ilgili bir terimdir. Cibril (a.s)'ın her sene Ramazan ayında gelip Kur'an'ı Hz. Peygamber (s.a.s) ile karşılıklı müzakere etmelerini, birbirlerine okumalarını ifade eder. Ramazan ayında mukabele yapmak isteyenler, hangi camilerde veya hangi televizyon kanallarında mukabele programı var merak ediliyorlar. İşte 2018 Ramazan ayında televizyonda mukabeleri saatleri

MUKABELE OKUNAN CAMİLER

Ramazan ayında hangi camilerde mukabele programı var öğrenmek isterseniz aşağıdaki linke tıklamanız yeterli. Diyanet İşleri Başkanlığı tarafından hazırlanan sayfada sırasıyla ülke, şehir ilçe seçimi yaptıktan sonra faaliyet türü yazan kutudan mukabele okunan camiler seçimi yapmanız gerekiyor.
 

MUKABELE KURAN OKUNAN CAMİLER - TIKLA ÖĞREN


TELEVİZYONLARDAKİ MUKABELE PROGRAMLARI

Kur'an'ın Allah tarafından indirildiği şekilde muhafazası, âyet ve sûrelerin tertibinin doğru olarak tesbiti ve bunun kontrolü için Cibril (a.s) her sene Ramazan ayında, bir rivayete göre Ramazan ayının her gecesinde, Hz. Peygamber (s.a.s)'a gelirdi. Hz. Peygamber (s.a.s.) Kur'an âyetlerini Cibril'e okurdu. Buna "arz" denir. Aynı âyetleri, mukayese için, bir de Cibrîl (a.s) okurdu ki buna da "mukabele" denir. Ramazan ayını dolu dolu geçirmek isteyenler, mukabele yaparak Kuran-ı Kerim hatim sevabı kazanmak istiyorlar. Peki hangi televizyon kanalında saat kaçta mukabele programı var?

    TRT Diyanet (saat: 10.30)
    Kanal 7 (saat 03.45)
    Semerkand TV (saat 14.00)
    TRT 1 (saat 03.55)




Kur'an, Hz. Peygamber'e âyet âyet nazil olduğundan her âyetin yeri, hangi sûrenin neresine yazılacağı Cibril (a.s) tarafından bildirilirdi. Rasul-i Ekrem de vahiy kâtiplerine bu şekilde yazdırır, hafızlar da buna göre ezberlerdi. Kur'an böyle özel bir itina ile ezberlenir ve yazılırken; Cibril (a.s) her senenin Ramazanında Rasul-i Ekrem'e gelir, nâzil olan âyetler müdârese ve tekrar arzedilmek suretiyle takrir edilirdi (Sahih-i Buhari Muhtasarı Tecrid Terc, VII, 316).

Cibrilin Peygamber'e Kur'an'ı her sene muâraza etmesinin gayesi, Allah'dan Peygambere vahy ettiği Kur'an'ı kendisindekiyle karşılaştırmasıdır. Bunu da bakî kalanın kalması, nesholunanın gitmesi için bir pekleştirme, sabitliğini ebedî kılma ve bir koruma olarak yapıyordu. Bu maksat için Hz. Peygamber, ömrünün son yılı içinde Kur'an-ı Cibril'e iki defa arz etti. Cibril de Kur'an'ı onunla böylece iki kere mukabele etti.

"Mukabele", Kur'an'ın yazılması ve hafızlar tarafından ezberlenmesi dışında her sene tekrarlanan üçüncü ve önemli bir "koruma garantisi" niteliği taşımaktadır. Bu "Zikri (Kur'ân'ı) biz indirdik, O'nun koruyucusu da elbette biziz" (el-Hicr, 15/9) âyetinin Asr-ı Saâdet'te gerçekleşmiş bugün de devam etmekte olan bir mucizesinden başka bir şey değildir.

Kur'an'ın Ramazan'da nazil olması (el-Bakara, 2/185), Kur'an okumanın özellikle Ramazan'da kat kat mükâfatlandırılacağı müjdesi, müslümanların bu ayda en çok Kur'an'la meşgul olmalarına sebep olmuştur. Bu sebeple "Kur'an ayı" olan Ramazan'da cami ve evlerde "mukabele"ler okunur, hatimler yapılır.

Aslı, Cibril (a.s)'ın Kur'an'ı Hz. Peygamber'e, doğru tesbiti ve korunması için, okuması olan "mukabele", müslümanlar arasında köklü bir gelenek halinde günümüze kadar gelmiştir. Bu gelenek bugün de bütün canlılığıyla sürdürülmektedir. Kur'an okuma bilsin, bilmesin, müslümanlar dinlemek suretiyle huzur bulmakta ve sevap ummakta; okuyan hafızlar, özellikle Kur'an ezberlemeye (hıfz) çalışan genç Kur'an kursu öğrencileri de cemaat huzurunda okuyarak egzersiz yapmış olmaktadırlar. Mukabele suretiyle Kur'an okuyup dinlemenin başkalarını Kur'ân okumaya teşvik etmesi, okuyan ve dinleyenler üzerinde ruhî bir sükûnet meydana getirmesi, sevap kazandırması gibi bir çok faydası vardır. Ancak para karşılığında okumak ve okutmak caiz değildir.




Osmanlılar zamanında da özellikle ikindi namazından sonra mukabele okunurdu.

Kur'an, hükümleri öğrenilip anlaşılmak ve tatbik edilmek için gönderilmiştir. Bu bakımdan "mukabele", okunan âyetlerin kısa açıklaması yapılarak dinleyenleri bilgilendirmek açısından iyi bir fırsattır. Ehil kişiler tarafından belli bir program dahilinde bu uygulanırsa İslâmî bilgi ve kültür düzeyinin yükselmesine önemli katkıda bulunabilir.

MUKABELE NASIL ORTAYA ÇIKTI?

Hz. Muhammed'e 610 yılında ilk vahyin gelişiyle başlayan Kur'an'ın indiriliş süreci, 632 yılına kadar, yaklaşık yirmi üç yıl devam etti. Peygamberimizle Cebrail, her yıl ramazan ayında bir araya gelerek, o güne kadar indirilen Kur'an ayetlerini, karşılıklı olarak okurlar. Önce Cebrail okur Peygamberimiz dilerdi. Daha sonra da Peygamberimiz okur, Cebrail dinlerler. Bu durum Peygamberimizin vefat ettiği yıl 632 de iki kez tekrarlandı. Böylece Kur'an ayetlerinin unutulmasına meydan verilmemişti. Peygamberimizin bu davranışını kendilerine örnek alan Müslümanlar, bunu dini bir gelenek olarak günümüze kadar sürdürmüşlerdi.

PEYGAMBER EFENDİMİZ KUR'AN'I BAŞKASINDAN DİNLEMEYİ SEVERDİ

Peygamber Efendimiz (asm) Kur’ân’ı başkasından dinlemeyi de severdi. Başkasından dinlerken mübarek gözyaşlarını tutamazdı.

İbn-i Mes’ud (ra) anlatıyor: Resûlullah (asm) bana hitaben:

“Bana Kur’ân oku!” buyurdu. Ben:

“Ya Resûlallah! Kur’ân sana indirildiği halde, sana Kur’ân’ı ben mi okuyacağım?” dedim.

Allah Resûlü (asm):

“Ben Kur’ân’ı kendimden başka birisinden dinlemeyi hakikaten severim” buyurdu. Bunun üzerine, Resûl-i Ekrem’e (asm) Nisâ Sûresinden okumaya başladım. Nihâyet; “Her ümmetten birer şâhit getirdiğimiz ve ey Muhammed, onların üzerlerine de seni şâhit olarak getirdiğimiz zaman onların hâli nice olur?”1 âyetine geldiğimde, Resûl-i Ekrem Efendimiz (asm):

“Şimdilik yeter!” buyurdu. Dönüp baktığımda, bir de ne göreyim, Resûl-i Ekrem Efendimiz’in (asm) iki gözünden yaşlar akıyordu.

Kur’ân’ı dinlemek aynı zamanda Kur’ân’ın da emridir. Cenâb-ı Hak: “Kur’ân okunduğu zaman onu dinleyin ve susun ki, merhamet olunasınız” buyurur.




Şu halde, okunan Kur’ân’ı dinlemek farzdır.

Hazret-i Cebrâil (as) ile Hazret-i Peygamber Efendimiz’in (asm) Ramazan aylarında yaptıkları Kur’ân’ı karşılıklı okuma ibâdetini model alan Müslümanlar, asırlardan beri güzel sesli hafızların refakatinde her Ramazan ayında bu geleneği sürdürmüşler; Kur’ân’ı mukabele tarzında tilâvet ederek hatimler indirmişlerdir. Yani tek amel içinde farzı da, sünneti de ihyâ etmişlerdir.

Mukabeleye baştan sona iştirak etmekte İnşaallah hatim sevabı vardır. Mukabeleyi takip ederken mümkünse okunan harfleri içimizden tekrar etmeli, yani biz de okumalıyız. Mümkünse okunan Kur’ân üzerinde tefekkür etmeli, anlamlarını bildiğimiz âyetlerin emirleri üzerinde düşünmeliyiz.

Üçte birlik bölümünü geride bıraktığımız mübârek Ramazan ayında mukabele sünnetini ihyâ edenler, Kur’ân’ı dinleme, okuma ve üzerinde tefekkür etme farziyetini yerine getirmişler, Allah Resûlünün (asm) şefkatini, şefaatini ve Allah’ın mağfiretini İnşallah hak etmişlerdir.

Ebû Ümâme (ra) der ki: Resûlullah’ın (asm) şöyle buyurduğunu işittim: “Kur’ân okuyunuz! Çünkü Kur’ân, kıyâmet günü, kendi yârânına (kendisini okuyan ve amel edenlere) şefaatçi olarak gelecektir.”

Ebû Hüreyre (ra) bildirmiştir ki, Peygamber Efendimiz (asm) şöyle buyurmuştur:

“Bir cemaat, Allah’ın evlerinden birinde toplanır; Allah’ın Kitâbını okurlar ve aralarında (birinin okuduğunu diğerleri—açık veya gizli—tekrarlamak sûretiyle) ders yaparlarsa, üzerlerine huzur iner, onları rahmet kaplar, çevrelerini melekler kuşatır. Allah o kimseleri, kendi katında bulunanların arasında anar.

Mukabele nedir, nasıl yapılır? Ramazan ayına girilmesi ile birlikte merak edilen bir diğer konu da mukabele konusu oldu. Müslümanların kutsal ayını ibadetler ile geçirmek isteyenler, mukabele okumayı hatim etmeyi istiyor. Peki Mukabele nedir, ne zaman ve nasıl yapılır? Ayrıntıları haberimizde.

MUKABELE NASIL OKUNUR?

Mukabele karşılık verme, karşılıklı okuma anlamına gelir. Bir kimsenin Kur'an'ı ezberden veya kitaptan yüksek sesle okuması ve onu dinleyen topluluğun da sessizce Kur'an'dan takip etmesi anlamına gelen mukabele okumanın adabı sırasıyla şu şekilde olmalı: Okumaya başlamadan önce ağzı misvakla temizlemek. Kur’an’ı mescit veya bir başka temiz yerde okumak. Kıbleye yönelmek. Allah Teala’nın: "Kur’an okuyacak olduğun zaman,kovulmuş şeytandan Allah’a sığın" ayeti (Nahl, 98) mucebince Kur’an okumaya başlarken euzü çekmek. Tevbe Suresi hariç her surenin başında besmele çekmek. Okunan Kur’an ayetlerini huşu ile dinleyip anlamları hakkında düşünmek. Sesi güzelleştirmek ve Kur’an’ı tane tane okumak. Aceleci davranmamak. Med kaidelerine uymak.

RAMAZAN'DA YAPILACAK İBADETLER NELERDİR?

* Oruç tutmak

* Geceleri Peygamber Efendimiz’in sav sünneti olan teravih namazını kılmak

* Kur’an okumak

* Namazları cemaatle kılmak

* Sahur yapmak

* İftar ettirmek

* Kadir Gecesini aramak

* Sabretmek

* İhsan ve ikramda bulunmak

* Tövbe etmek

* Cenneti istemek

* Çokça Kelime-i Tevhid söylemek

* Ramazan umresi yapmak

* Açları doyurmak

Sahur duası

Kaynaklara göre Hz Muhammed sahur vaktinde şu duayı okurdu:
“Ey bu gecenin ve biraz sonra olacak sahurun Rabbi olan Allah’ımız… Bizi iftarlara ulaştırırken günahlarımızdan arınmış olarak orucumuzu açmayı nasip eyle…”

İftar duası

“Allah'ım! Senin için oruç tuttum, sana inandım, sana dayandım, senin verdiğin rızkla orucumu açtım. Yarının orucuna da niyet ettim, benim geçmiş ve gelecek günahlarımı bağışla.''

“Allah'ım! Bu günde oruç tutup ibadete durmam için bana yardımcı ol; bu günün sürçme ve günahlarından beni uzaklaştır; bu günde sürekli olarak seni zikretmeği bana nasip eyle; tevfikinle ey yolunu şaşanları hidayet eden!”

“Allah'ım! Bu günde bana huşu ehlinin itaatini nasip eyle; mütevazı insanlar gibi dönüş yapıp tövbe etmemle göğsümü genişlet; imanınla, ey korkanların imanı ve güveni!”

“Allah'ım! Bu günde beni hoşnutluğuna götürecek bir kılavuz kıl bana; bu gün Şeytan'ı bana ulaştıracak hiçbir yol bırakma; benim yerleşeceğim ve rahat edeceğim yeri cennet kıl; ey arayanların hacetlerini yerine getiren -Rabbim-!”
Ramazan ayından dikkat edilmesi gereken konular:

-Orucu niyet ederek başlatmak şarttır ancak niyeti konuşarak getirmek şart değildir, sünnettir. Gece sahura kalkmak da niyet yerine geçer.

- Ramazan orucuna akşamdan itibaren ertesi günün imsak vaktine kadar niyet edilebilir. Sahura kalkmadan da niyet ettiğiniz takdirde ertesi günü orucunuzu tutabilirsiniz. Ancak İslam âlimleri sahura kalkılarak niyet edilmesini öneriyor.

- Gece ettiğiniz niyetten vazgeçmek isterseniz imsak vaktine kadar vazgeçmelisiniz.

- Ramazan orucu için her gün ayrı niyet edilmelidir. Çünkü araya geceler girdiği için her günün orucu, ayrı bir ibadet sayılmaktadır.

 

Bu yazıya ilk siz yorum yapın.

Yorumlar

Yorumlarınızı kendi özgür iradenizle yayınlamakta olup; bununla ilgili her türlü dolaylı ve doğrudan sorumluluğu tek başınıza üstlenmektesiniz. Yorum yaparak Toplum Kuralları ve Kullanım Koşulları'nı kabul etmiş sayılırsınız.

  • Lütfen birşeyler yazınız. Yorum alanı boş bırakılamaz.
  • Tebrikler! Yorumunuz onay sonrası yayınlanacaktır.
  • Mesajlarınız size hukiki sorumluluk doğurur.
  • Bir hata oluştu lütfen daha sonra tekrar deneyiniz!
 
AK Parti Isparta mitingine,küçük kız damga vurdu

AK Parti Isparta mitingine,küçük kız damga vurdu

Sahurda bunları tüketmeyin

Sahurda bunları tüketmeyin

Korku dolu anlar yaşattı

Korku dolu anlar yaşattı

Bıyıksız hali şaşkına çevirdi

Bıyıksız hali şaşkına çevirdi