• $ 5,8964
  • € 6,515
  • 281.337
  • 93489.4
Haber hattı
0530 708 54 54
Haber hattı
0530 708 54 54

Serdar AKBIYIK

sakbiyik@stargazete.com

Aşk gençken mi güzel yaşlanınca mı?

06 Haziran 2015 Cumartesi

Son yılların en güzel yıldızlarından biri olarak kabul edilen Blake Lively’nin başrolde olduğu Ölümsüz Aşk-The Age Of Adaline filmi romantik bir aşka tanıklık etmek isteyenlere hitap ediyor. Şimdiden hazır olun filmde hiç yaşlanmayan bir kadını izleyeceksiniz! 

Sinemanın ana maddesi insan ve onun duyguları. Böyle olunca aşk, duygusu en önemli kaynak oluyor tabii. Benim yaşımdakiler Sevgi Sözcükleri filmini nasıl unutur, benden biraz daha büyükler ise Love Story’yi seyretmemiş olabilir mi? Bir zamanlar ülkemizi kasıp kavuran Hint filmi Avare’yi hatırlamayan var mı? Günümüzde ise bütün duygular kirlenirken romantizmin de gerilediğini söyleyebiliriz. Belki de onun için örnek verdiğimiz filmlerin hepsi 90 öncesine aittir. Tabii uslanmaz romantikler hala var. İşte bu hafta vizyona giren Ölümsüz Aşk bu uslanmaz romantikler için biçilmiş kaftan. 

Filmin başrolünde son dönemlerin en etkileyici yıldızlarından Blake Lively oynuyor. Lively biraz Meryl Streep gibi kendine has bir güzelliğe sahip, sanki 50’lerden, 60’lardan günümüze düşmüş gibi. Bu havası da filme çok uymuş. İzleyicilerin Gossip Girl dizisinden hatırlayacağı Lively, büyük bütçeli filmlerden daha çok bağımsız yapımlarla sinemada kendine yer buldu. Sanıyorum o yüzden de yıldızı tam parlamadı. Ama bu filmle ve bundan sonrakilerle hak ettiği yere gelecektir. Filmin bir diğer oyuncusu ise Michiel Huisman, onu da Game Of Throns dizisinde Khalisi’nin sevgilisi olan paralı askerlerin komutanı olarak hatırlarsınız. Blake Lively için dizdiğimiz övgüleri onun için fazlaca söyleyemeyeceğiz. Yakışıklı bir oyuncu ama biraz da senaryo yüzünden filmde eklenti kalmış. Üstelik filmin genel dili yüzünden fazlaca karikatürize. Neyse ki Harrison Ford da var filmde. Tecrübeli oyuncu niçin unutulmaz bir isim olduğunu bir kez daha kanıtlıyor. Çok az rolü olmasına rağmen o kadar iyi bir performans gösteriyor ki filmin inandırıcılık sorunuyla bile başa çıkabiliyor. 

GİYSİ VE MAKYAJA DİKKAT!

Konuya gelince... 1907’de doğan Adaline Bowman, San Francisco’da normal bir hayat sürdürür. Genç bir mühendisle tanıştığında bu beraberlik evlilikle sonuçlanır. Birkaç yıl içinde kızları olur. Her şey iyi giderken yapılmakta olan Golden Gate Köprüsü’nde yaşanan bir kaza sonucu Adaline’nin eşi ölür. Kendini küçük kızına adayan Adaline bir araba kazası geçirir. Kaza sırasında göle düşen arabasının içinde boğulurken üzerine yıldırım düşer. Birçok doğal olayın tetiklediği süreç içinde Adaline ölümden geri döner. Fakat bu yaşananlar onun hayatını tamamen değiştirmiştir, Adaline artık yaşlanmamaktadır. Yıllar geçtikçe Adaline’deki bu durum insanların dikkatini çekmeye başlar. Yıllar 50’lere gelmiştir, McCarthy’nin liderliğinde ABD’de komünistlere karşı cadı avı başlatılmıştır.  Adaline’in yaşlanmaması devlet görevlilerinin dikkatini çeker. Son anda görevlilerden kurtulan kadın çocuğuna zarar vermemek için artık gizlenmesi gerektiğini anlar. Ömür boyu 29 yaşında kalacağını anladığı için her 10 yılda bir sahte kimlikler alır ve başka hayatlar yaşamaya başlar. Bu yüzden de ne kalıcı bir ilişkisi olur, ne de arkadaşı. Sadece artık çok yaşlanan kızı gerçeği bilmektedir. 

Günümüzde kütüphanede çalışan Adaline yılbaşı partisi sırasında yakışıklı Ellis ile karşılaşır. Sürekli bir ilişki yaşayamayacağı için Ellis’ten kaçar ama Ellis inat etmiştir. Sonunda Adaline’in kalbini kazanmayı başarır. Adaline’i ailesiyle tanıştırmak ister. Ellis’in babası Adaline’i gördüğünde kafasından vurulmuşa döner. Gençliğinde aşık olduğu ve evlenecekleri sırada sırra kadem basan kız karşısındadır. 

Filmi izlerken yılları yüz yaşındaki Adaline’i canlandıran Blake Lively’nin giysilerinde ve makyajında takip etmek gerçekten muhteşem bir deneyimdi. Günümüzde her şey kirlenirken, romantik bir aşkı özleyenlerin kaçırmaması gereken bir film Ölümsüz Aşk. 

VİZYONDAKİLER

MARNIE ORADAYKEN  

BİR Japon yapımı... Yazın şehirdeki bir yetimhaneden, Hokkaido’da deniz kenarındaki ıssız bir köye gönderilen Anna, günlerini bataklığın içindeki terk edilmiş eski büyük binada geçirmeyi hayal eder. Anna, kendisini olduğu gibi kabul edecek iyi bir arkadaşla karşılaşamayacağını düşünür ama bu köyde tanıştığı Marnie, onu haksız çıkartır. İkisi kısa sürede kaynaşıp çok iyi arkadaş olurlar.

RUHLAR BÖLGESİ: BÖLÜM 3

JAMES Whannell’ın korku serisinin üçüncü filmi. Quinn, merhum annesinin kendisiyle temasa geçmeye çalıştığını hisseder ve yetenekli bir medyum arar. Bulduğu kişi Elise’dir. Bir kaza Quinn’i evde dinlenmeye mecbur bırakınca, babası Sean aileyi bir arada tutma mücadelesi verir. Daha sonra, Quinn yatak odasında bir doğaüstü varlığın saldırısına uğrar. Sean yardım etmesi için Elise’e ricada bulunur.

ŞEYTAN-I RACİM 2: İFRİT

ASLI, dokuz yaşından itibaren yetimhanede büyümüş, sıkıntılı bir çocukluk ve ergenlik dönemi geçirmiştir. Yıllar sonra çocukluğundan beri ona musallat olan, onu kontrol eden güç tekrar ortaya çıkmıştır. Aslı’nın yakın arkadaşı Müjde ve onun nişanlısı Cenk, Aslı’yı bu kabustan kurtarmak için hayatları pahasına ona yardım etmeye karar verirler. İblis’in hikâyesi ve intikamı devam ediyor.

HAYAT KİTABI

FİLM, hayalperest Manolo’nun tek aşkına kavuşmak ve kasabasını korumak için büyülü ve mucizevi dünyalara yaptığı destansı yolculuğu anlatıyor. Ancak Manolo ve onunla eşit seviyede cesur olan, en iyi arkadaşı Joaquin, sıradan prenslerden olmadıkları için, peşine düştükleri prenses de sıra dışıdır. Hayat Kitabı, kitaba göre ilerlemeyen bir peri masalıdır.

OLUR İNŞALLAH

YEREL bir TV projesi için belediye başkanı Antalya’nın Göbelek Köyü’ne gider. Köylülerin isteksizliğini gören başkan yerel televizyon kanalı kurmak için başka bir köy bulmaya karar verir. Şansızlık odur ki belediye başkanı köyü terk ederken Kıllı Mustafa’nın traktörü makam aracına çarpar. Başkan kızar ve projenin gerçekleşmesi için üç ay içinde para bulmalarını ister. Köylüler Zeynep’ten de yardım ister. Filmin senaristi ve yönetmeni Tolga Baş.

YOLA ÇIKMAK

BİR bar fedaisi olan Samet’in annesi Fatma 55 yaşında bakıma muhtaç bir kadındır. Samet ve kardeşi Emre Konya’ya annelerinin yanına gitmeye karar verir. Kocası Burak ve küçük kızı Ceren ile Bursa’da yaşayan Ayşe güzel bir kadındır. Hayatı, kızının ilkokulundaki güvenlik elemanı Kemal’le karşılaşmasıyla değişecektir. Kemal, Burak’ı yaralar, Ayşe ve Kemal Bursa’yı terk eder. Hepsinin yolları Konya’da otelde kesişir.

BENİ DE GÖTÜR

AMCASI ve yengesiyle yaşayan Ayşe, aşık olduğu Ali’nin İstanbul’a gidişiyle hayatının tek mutluluğunu kaybetmiştir. Her gün işe gidip gelmek dışında hiçbir şey yapmaz. Ara sıra Ali’nin annesine uğradığında kendini Ali’ye daha yakın hisseder. Bu arada amcası Ayşe’yi Ahmet’le evlendirmek ister. Bunu öğrenen Ayşe çok üzülür ama çaresizdir. Nikâh kıyıldıktan kısa bir süre sonra Ali’nin annesi vefat eder. Ayşe, Ali ile tek bağlantısı olan kişiyi de kaybetmiştir.

Türkiye Barış Pınarı Harekatı´nı neden başlattı?

Türkiye Barış Pınarı Harekatı´nı neden başlattı?

Kilosu 10 lira! Her yıl Ekim ayında toplanıyor

Kilosu 10 lira! Her yıl Ekim ayında toplanıyor

4 bin yıldır böyle yaşıyorlar!

4 bin yıldır böyle yaşıyorlar!

144 yıllık rüya gerçek oluyor!

144 yıllık rüya gerçek oluyor!