FETÖ’cü hainler kuyruğu dik tutmak için habire üfürdükleri yalanlarla korku salmaya çalışıyorlar.            

Sanki kendilerinden korkan var da, “bekleyin geliyoruz” diyorlar.

Çok korktuk!

15 Temmuz’dan sonra da tarih vermişlerdi.

Hem de kaç kez...

Gözümüz yollarda kaldı ama gelmediler.

Şimdi de kendi tabanlarındaki çözülmeyi önlemek veya itirafların önüne geçmek için 10 Kasım tarihini yayıyorlar.

Kendilerini hâlâ herşeyi yapmaya muktedir gösteri-yorlar.

Arkalarındaki efendilerine güveniyorlar.

Tasmalarını ellerinde tutan efendilerinin, ajan kılıklı kalemşörlerinin veya analistlerinin yazdıkları onları yüreklendirmek için, biliyoruz.

Ama onlar da bilsinler ki, karşılarında mangal gibi yüreği olan bu aziz milletin yiğitleri var.

Ve hepsi de o alçak hainlerin defterini ebediyen dürmek için can atıyorlar.

***

Uluslararası camiada malum faaliyetleriyle tanınan Amerikalı bir alçak, Reis’in yakında gideceğini söylemiş!

O birileri de bunun gibi alçakların sözlerine inanarak kuyruğu dik tutmaya çalışıyorlar.

Veya istikametlerini Pensilvanya’ya çevirip, siyasi cambazlıklar yapıyorlar.

“Yenikapı ruhu buysa ben yokum!” diyor içlerinden birisi de.

Sahi ne zaman oldun ki?

Hem; olsan kaç yazar, olmasan kaç yazar?

Darbe gecesi ne yaptığını da biliyor bu millet, Yenikapı’ya nasıl gelmek zorunda kaldığını da...

Veya nasıl Yenikapı’ya gönderildiğini de...

15 Temmuz ruhuna, Yenikapı üzerinden Pensilvanya ruhunu kendince üfüreceğine inanıyorsan, çok beklersin...

Bak, 10 Kasım ruhu ile Pensilvanya ruhu uyuşmaz.

Bir karar ver: Kendini Mesih zanneden bir meczubun arkasından mı gideceksin, yoksa koltuğunda oturduğun Atatürk’ün izinden mi?

10 Kasım’da Atatürk başını kaldırabilseydi, sen soluğu ancak Pensilvanya’da alırdın!

Koltuğunu borçlu olduğun o İblis’in yanında...

Bak, FETÖ’cü hainler 10 Kasım üzerinden bu aziz milleti ve bu aziz milletin hür iradesiyle seçilmiş Başkan’ını tehdit ediyorlar.

Yeni bir darbe veya kalkışma üzerinden...

Peki sen ne yapıyorsun?

Sabah akşam Pensilvanya’daki İblis’in robotik şakirtlerinin, yani bu ülkedeki badem bıyıklı neo-conların mağdur edildiklerini söyleyip duruyorsun.

Güya demokrasi ve insan hakları adına.

Bak 10 Kasım geliyor...

Sandıktan Başbakan çıkamayacağını biliyorsun.

Pensilvanya belki kulağına bir şey çalmıştır veya ağzına bal sürmüştür bir parça ha ne dersin?

Pensilvanya’daki İblis’in efendileriyle aranızda su sızmıyor.

Baksana, onları rahatsız eden Rusya yakınlaşması veya Rusya ile imzalanan anlaşmalar seni de fena halde rahatsız etmişe benziyor...

Hem Deniz Gezmiş’leri, hem Kandil’dekileri, hem Pensilvanya’dakini, hem de onun efendilerini pekâlâ idare edebiliyorsun, bravo!

Her parmağında bin marifet varmış da bu millet kıymetini(!) bilmiyormuş senin meğer!

***

10 Kasım’ı bekliyoruz.

Topunuz birden gelin.

Gelmezseniz şerefsizsiniz!

Sizden korkan da sizin gibi olsun.

Çok şükür, sizden korkan bir millet yok ama sizinle iş tutan Mankurtlar hâlâ var.

Artık gelin de şu eksik kalan hesabımızı tamamlayalım.

Hem er meydanında, hem de demokrasi sandığında.

10 Kasım gelecek diye selama duranları bu millet derin hafızasına kaydediyor, biline.

Bekliyoruz...

Hodri meydan!