Can Dündar iyi bir tüccar, kötü bir gazeteciydi.

Yıllarca belgeselcilik adı altında Atatürk ticareti yaparak para kazandı.

Gazeteciliksicilini Kemalizm'in kalesi Cumhuriyet'i PKK-FETÖ terör örgütlerinin operasyon gazetesi haline getirerek tamamladı.

Manipülasyon becerisini yabancı istihbarat örgütlerinin hizmetine sundu.

Vatan hainliğinden yargılanıp hüküm giydi ama cezası ertelenince, 15 Temmuz'dan -sadece- bir kaç gün önce -işgalcilerle ilişkisinin bir ispatı olarak- ülkeden firar etti.

Şimdilerde Batı başkentlerinde pek popüler.

Türkiye'yle centilmence rekabet etmek yerine satın aldıkları adamlarla ve ajanlarla iş tutan ülkelerin saraylarında kapı önlerinde "ağırlanıyor". Sırtına, iyi iş çıkardın anlamında "pat pat" vuruluyor.

Halka gösterildiği ortamlarda "Cehennemden geliyorum, Türkiye bir açık hava hapishanesi" gibi ucuz ama afili laflar ediyor.

Yapıp eline verdikleri mamul "Erdoğan bir diktatördür" mamulü.

Aynı Dündar, sekiz yıl önce de "Atatürk bir diktatördür"ü satıyordu.

Hazırlayıp 2008 yılı Cumhuriyet Bayramında piyasaya sürdüğü (10 Kasım'ın bereketinden de bol bol faydalandığı)  Mustafa adlı belgeselde,Atatürk'ün bir diktatör olarak portresini çıkarmaktaydı.

Batının yüzyıl evvelki işgal girişimine şanlı bir kurtuluş savaşıyla cevap veren Gazi Mustafa Kemal'i Türkiye'ye "diktatör" diye pazarlayan Can Dündar, şimdilerde ikinci kurtuluş savaşının lideri Cumhurbaşkanı Erdoğan'ı terör örgütleri eliyle ülkeyi işgale kalkışanlara "diktatör" diye sunmaya çalışıyor.

Dündar, Erdoğan'a her diktatör dediğinde benim aklıma Mustafa filmi geliyor. Ve Atatürkçü kimlikleriyle tanınan isimlerin söyledikleri.

Can Dündar'ın diktatörünü hatırlamak için en doğru zaman aslında. Buyurun.

Şu Çılgın Türkler'in yazarı Turgut Özakman: "Öteki Atatürk’ü diktatör olarak niteliyor. Filmde bu haksız nitelemeye karşı, kısa da olsa bir yanıt yer almalıydı. (..) Filmde böyle bir karşı duruşun zerresi yok. Tersine, iddiayı destekleyen ifadeler var.(23-12- 2008 / Cumhuriyet)

Prof. Dr.Özer Ozankaya:"Çaktırmadan Atamızın gece hayatını, içkiyi seven, din karşıtı, demokrasi demesine rağmen en yakın dostlarını bile ipe gönderebilecek bir diktatör olduğu ima ediliyor. Dündar, 'Sarı Zeybek'e de 'Koca imparatorluğu yıkan adam...' diyerek 'övgü altında yergi' yaparak başlamıştı. Sanki Osmanlı Devleti’ni Atatürk yıkmış gibi gerçeklere taban tabana zıt ama Atatürk'ün gerçekleştirdiği Türk demokrasi devrimine düşman iç ve dış sömürgenlerden aferin almasını sağlayacak bir imada bulunmuştu".(24-10-2008 / www.odatv.com)

Yrd. Doç. Dr. İsmet Görgülü: “Olay, Mustafa Kemal’i ‘Atatürk’ olmaktan düşürmek, Türk insanının gönlünden çıkarmak, dimağından silmek amaçlı. Asıl hedef Türkiye’dir, Türkiye’nin dağıtılması, bölünmesidir. (10-11- 2008 - Cumhuriyet)

Yılmaz Özdil: "Sarhoş. Kafayı bulunca ağlayan... Hoyrat. Soğuk. Kalpsiz. Çevresine eziyet eden... İtiraz edeni asan... Arkadaşlarını satan... Milletten bihaber. Hatta milleti küçümseyen... (..) Batı hayranı. Sefa düşkünü. Zampara. Cephede bile karı-kız düşünen... Savaşmadığı için sıkılan... Ordu varken, çete kurmaya kalkan... Devrimleri intikam için yapan... Dinsiz. Kendi heykellerini diktiren... Megaloman. Bencil. Günde 3 paket sigara içen. Usul usul intihar eden... Yalnız. Çaresiz. Basiretsiz. Zavallı bir adam. Mustafa’daki Mustafa bu. Hak edilmiş bence Oscar... En azından Nobel. (Hürriyet / 4-11-2008)

Oray Eğin:“Can Dündar yıllarca laiklik üzerinden para kazandı (..) şimdi baktı ki konjonktür dönüyor, bu sefer başka bir rantın peşine düştü. (..) Atatürkçü bir film yapsaydı ileride para kazanacağı başka çevreleri ürkütecekti. Biliyorsunuz değil mi Can Dündar, Fethullah Gülen cemaatine göz kırpıyor, kendini buraya entegre ederek oradan rant toplayacak. (3-11- 2008, Akşam)

Independent:"Bazı radikal laikler filmi, Batı’nın Türkiye’nin Kemalist ordusunu zayıflatma komplosunun bir parçası olarak görüyor.”  (11-2008 - Mustafa Türkiye'yi böldü)