İkram Bağcı

ibagci@stargazete.com

DDK’nın PDY ile mücadele seçenekleri neler olabilir?

10 Mart 2016 Perşembe

Dünya ve ülkemiz öyle bir dönemden geçiyor ki tüm uluslararası müesseselerin işlevini kaybettiği, artık gizli saklı hedeflerin açığa çıktığı, kutuplaşmanın üst düzeye taşındığı zaman dilimine tanıklık ediyoruz. Böyle bir dönemde Türkiye insanlığın ve hakkın sesi olarak tüm dünyaya gerçekleri haykırabilen tek ülke olarak kalmış durumda. Bu dönemde ülkemiz kurumlarının iflasını görev edinen bir yapı ile mücadeleye başlarken atılması gereken adımların önemini her Türk vatandaşı olarak benimsemek durumundayız.

Önce net bir teşhis yapalım;

Bu yapının elemanları Tübitak’dan, Sanayi Bakanlığı’na, KOSGEB’den üniversitelere yurt içindeki bütün organziasyonlara kadar her yerde kendilerine belli bir alan çizmişler ve oraya yerleşmişler.  Bu organizasyonlar Türkiye'nin bütün kurumlarının içerisinde olup, neredeyse ülkenin bütün kılcal damarlarına nüfuz etmiş durumda. Bu gurubun tasfiyesini zorlaştıran en önemli zorluk İslami camiada herkesin neredeyse bir noktada PDY ile yolunun kesişmiş olması. Bu nedenle, şunun oğlu burada okumuş, bu şuraya para vermiş gibi bir kriterle onları ayırt etmek neredeyse imkansız. Ama PDY ve elemanlarını genel olarak ayrıştıracak bir kriter var ortada diyebiliriz. Bu kriter ise yaptıkları hiçbir işte yetkin ve ehliyetli olmamaları olarak görülebilir. Memuriyet, yabancı dil, doçentlik sınavlarını şikeli geçmeleri dolayısı ile profesyonel olarak bir değerlerinin olmaması bütün kamu kurumlarında açığa çıkan en büyük dezavantajları olarak görülebilir.

PDY ile bağlantılı akademisyenlere, özellikle tıp doktorlarına baktığımızda hastalarını sakat bırakan, asistanlarına yanlış şeyler öğreten, ameliyatı yapamayınca ameliyathaneden kaçan insanların çoğunluğunun artması ne ile açıklanabilir? Diğer kurumlarda da benzer ehliyetsizlik örneklerini görebiliriz. Görünüşü dindar, temiz yüzlü ama yaptığı işe vakıf olamayan, konusundan bihaber insanlar, kimler tarafından nasıl hangi kurumlara yerleştirildiği, üniversitelerde nitelikli bir birey yetiştirmektense bu yapıya eleman devşiren bir öğrenci tipi tasarladığı, kendinden olmayanın geleceğini engelleyen bir sistemin şu an ülkemizin kurumlarında bu yapı ile zirveye çıktığı bir dönemi yaşıyoruz. 

Diğer bir problem bürokrasi içinden gelmiş insanların bu yapının yaptığı haksızlık ve usulsüzlüklerinden dolayı heyecan ve atılımcı ruhlarını kaybetmiş olmaları. Özellikle iş hayatında engellenme ve mobbinge maruz kalanların şikayetlerinin dikkate değer bir şekilde karşılık bulmaması, bu yapı ile mücadelenin en eksik kısmını orataya çıkarıyor.

Çözüm önerileri neler olabilir?

Hükümetin geçmişte aldığı doğru bir kararla ekonomiyi ve teknolojiyi geliştirme yönünde teşebbüslere başladığı aşikar. Bu yapının ve dış bağlantılarının bunu engellemek adına Türkiye’yi çevreleyip ekonomik krize sokmayı istemesinin yanında kendi imkanlarımızla yazılım geliştirmeyi engellemeye çalıştığı ise bir gerçek. Şu an önemli kurumlarımızda gerçekleşen mühendis ölümlerini bir hatırlatalım sadece. Teknoloji ve dışa bağımlılıktan kurtulmak adına atılan adımlar günümüzde ise dikkat çekici boyutta. Bunun etkilerini TSK’nın kullandığı KORAL, Fırtına, Uçuş programları vs. gibi yerli teknolojinin düşman üzerindeki etkilerinde görüyoruz. Bu işleri dışarıdan alınmış silahlarla yapmanın mümkün olmadığı ise herkesin bildiği bir gerçek. Bu kararlar çok doğru kararlar olsa da uygulamaların arkasını ülke olarak getirmek zorundayız. 

Günümüzde DDK’nın bu yapının oluşumuna yönelik tespitleri ve faaliyetlerini belirlemeye yönelik çalışmaları başlamış durumda. Bu çalışmalardan önce aşağıda dört maddede yapılması gereken düzenlemeler ehemnniyet arz etmektedir desek yanlış olmaz.

1-      Patent meselesi ve önemi 2- Tübitak’ta atılması gereken adımlar 3- Sanayi Bakanlığı ve işbirliği içinde olduğu kurumların projeleri 4- Alternatif Destek Mekanizmasını ülkemizde neden kurmuyoruz? Alternatif Destek Mekanizmasının faydaları nelerdir?

Sonraki yazılarımızda bu çözüm seçeneklerini ayrıntılı olarak ele alıp ülkemizin yükselişini engelleyen hususları ve bu yükselişi hızlandırmak için neler yapılabilir? Bunları ele almaya çalışacağız.