Fadime ÖZKAN

fozkan@stargazete.com

Duyar kasarken ölçüyü kaçıran Bay Taylan

20 Aralık 2017 Çarşamba

Kendisine yöneltilen “Bizi iyi yaşamaktan alıkoyanlara nasıl direneceğiz?” şeklindeki romantik gerçeğimsi soruya şöyle cevap vermiş oyuncu Ahmet Mümtaz Taylan.

“Sığ siyasetle daha az ilgilendiğimizde bunu başarabiliriz. Mesela bugün Kudüs tartışılıyor. Bu, insanlık tarihi kadar eski bir sorun. Günlük hayatta bu kadar konuşulması istendiğinde bunu bizim koşarak kabullenmemizde bir tuhaflık var. Önemli bir konudur ama Türk kamuoyunun yaşadığı bu kadar ağır mesele varken birinci meselesi değildir. Türkiye’de olup biten şeyler için de geçerli. Kadın, çocuk, hayvan hakları gibi üzerinde çok daha iyi anlaşacağımız problemli alanlarda ilerlemek dururken bizim çözemeyeceğimiz konularda haftalarca tartışmamız, konuşmamız tuhaf. Bu da çağrıldığımız her alanda kavgaya koşturmamızın bir örneği. Kudüs’ün ne olacağına Türk halkı karar vermeyecek ama hayvan haklarını, kadın ve çocuk haklarını, ifade özgürlüğünü meselesini çözebiliriz.”

Benim anladığım şey, Ahmet Mümtaz Taylan’ın akıl verdiği meselelerden pek bir şey anlamadığı oldu. Başlığa çektikleri “vicdan bizim altıncı duyumuz” afili cümlesinde bahsi geçen vicdandan pek nasiplenmediği bir de.

Hayvanlara da insanlara da eziyet edenler, türlü türlü fenalıklar düşünenler aynı kötülükten besleniyor çünkü ve birine karşı çıkınca bir diğerine itiraz etme hakkınız elinizden alınmıyor.

Fakat Taylan, Türkiye toplumunun hangi kötülüklere karşı çıkması gerektiği konusunda kendine göre bir öncelik sıralaması yapmış ve Kudüs konusunun hiç de öncelikli olmadığını buyurmuş.

Buna göre, üç semavi dinin ortak kutsalı olan bir şehrin ABD Başkanı tarafından Siyonistlere bahşedilmesine insanlar içsel bir refleksle karşı çıktığında ve kendiliğinden yüzbinler halinde meydanlara koşup tepki verdiğinde yanlış yapıyor. Bu da yetmiyor, Mümtaz Bey’in kategorize edilip yargılanmayı ve buyruğun sahibince güdülenmeyi hak ediyor.

Üstelik kendi özgür iradeleri ve değer ölçüleriyle hareket ettikleri halde, her çağrıya koşan bilinçsizler diye aşağılanıyor.

Ne denir ki şimdi bu kafa yapısına.

Nereden baksan saçma, nereden baksan ahmakça, vicdansızca.

Anlaşılan o ki organize bir kötülüğün dayatılmasını, İsrail’in Filistinlilerin topraklarını dünyanın gözü önüne gasp etmesini, sahilde top oynayan çocukları dizkapaklarından vurmasını, Müslümanların ilk kıblesi olduğu için kutsal olan Mescidi Aksa’nın postallarla çiğnenmesini kendine dert etmiyor Bay Taylan.

Şahsi olarak etmeyebilir de. Ama kamuoyunun karşısına çıkıp vicdandan, adaletten, hak arayışından bahsediyorsa bir kimse, önce kendisinin hakkaniyetli ve vicdanlı olması beklenir.

Değilse, sorunlu bir bakışa, yapay bir vicdana sahip olduğunu duymak durumundadır.

Lakin hayvan, kadın ve çocuk hakları için duyar kasarken açıkça büyük bir haksızlığa arka çıktığını fark bile etmiyor Ahmet Mümtaz Taylan.

Hal bu ki vicdan, duruma göre ayarlanabilen, akli-siyasi sıralamalara göre sızlayabilen bir duyar ölçer değildir.

Türkiye kocaman bir vicdan olarak darda kalan herkese elini uzatan bir ülke. Dünya Göçmen Günüdolayısıyla açıklandı; halihazırda 4.3 milyon göçmenin sığındığı bir ülke burası. Küresel İnsani Yardım 2017 Raporu’na göre de dünyanın en çok yardım ulaştıran ikinci ülkesi Türkiye. İnsanımız iyidir bizim. Ama yazık ki aramızda insanlıktan nasiplenmemiş olanlar da var. Onlara yönelik bir tespitte, eleştiride bulunacağız diye herkesi genellemek niye ama.

Yakılan bir kedi için ağlayıp, yapanı cezalandırın demeniz, tekrarını önlemeye çalışmanız neden engel olsun ki Kudüs’te askeri araçla ezilen, kafasına dipçiklerle vurulan ve sağlık görevlilerinin müdahale etmesine izin verilmeyen Filistinli çocuk için ağlamanıza ve onun hakkını aramanıza. 

Aynı yerden beslenen kötülükler sonuçta. Biri bireysel, biri örgütlü. Ya o ya o demek niye, ikisi için de çaba harcamak varken.

Ahmet Mümtaz Taylan iyi oyuncudur ama meğer düşünürlüğü kusurluymuş, derken olduğu gibi, bir doğru bir yanlışı götürmez ama dilerse kişi kendini değiştirebilir.

Yaralı yunus suni teneffüse rağmen kurtarılamadı

Yaralı yunus suni teneffüse rağmen kurtarılamadı

Aylık resmi ziyaretçi sayısı en yüksek 25 takım

Aylık resmi ziyaretçi sayısı en yüksek 25 takım

Afrin'e muhtemel harekatı böyle verdiler

Afrin'e muhtemel harekatı böyle verdiler

ABD'nin o gizli silahı deşifre oldu

ABD'nin o gizli silahı deşifre oldu