Selahaddin E. ÇAKIRGİL

scakirgil@stargazete.com

İran’daki C. Başkanlığı seçimi neler getirdi-getirecek?

20 Mayıs 2017 Cumartesi

İran’da, son birkaç aydır oldukça ateşli tartışmaların yapıldığı cumhurbaşkanlığı seçimi nihayet dün gerçekleştirildi. (Bu satırların yazıldığı saatlerde netice henüz belli değildi.)

Gözlemciler genelde son 4 dört yıldır C. Başkanı olan Hasan Ruhanî’nin tekrar kazanabileceğini tahmin ediyorlardı. Yönetimim temel kurumlarını elinde tutan ve Rehber Seyyid Ali Khameneî’ye yakın çevreler ise eski savcı İbrahîm Reisî’nin.. İki aday da ‘huccetülislam’ unvanlı.. Birisi beyaz sarıklı; diğeri siyah sarıklı, yaniseyyid..

***

Hatırlanacağı üzere, Hasan Ruhanî, 4 yıl önceki seçimde karşısındaki 4 güçlü rakibin arasında en az bilinen idi. Ama Hâşimî Refsencanî’nin adaylığı ‘Şûrâ’y-ı Nigehbân /Gözetleyiciler Şûrâsı’ tarafından veto edilince, Refsencanî de Ruhanî’yi destekledi ve o da, seçimin ilk merhalesinde oyların yüzde 51’ini alarak seçildi.

İran, asırlarca Şahlar tarafından yönetildiği için, 1979’daki büyük inkılab hareketinden sonra geçilen ‘cumhûriyet’ uygulaması çok sancılı oldu. Çünkü bu yeni sistemin başında her şeyden önce ‘Velâyet-i Faqih’ kavramı ve o makamda da bir ‘Veli-yy’i Faqih’ veya Rehber bulunuyor. Yani, toplumun İslam konusunda ictihad edecek seviyede feqahat / derin bilgi sahibi bir İslam âliminin ‘velâyet’i altında yönetilmesi gerektiği nazariyesi.. Ki, 1979-89 arasında İmam Rûhullah Khomeynî, yeni nizamın kurucusu olması hasebiyle bu makamdaydı. Ondan sonra ise 28 yıldır, Seyyid Ali Khameneî...

***

Bu 38 yıllık yeni sistemde, cumhurbaşkanı, evet doğrudan halk tarafından seçilir ama Veli’yy-i Faqih’in belirlediği çerçeve içinde hareket eder. Ve ‘Veli’yyi Faqih’, anayasanın da üstündedir. Buna rağmen, hele de ilk 10 yılı iç-savaş ve 8 yıllık İran-Irak Savaşı’nın çok ağır şartları altında, oldukça dağdağalı geçen bu 38 yıllık dönem içinde C. Başkanlığı uygulaması da çok sıkıntılar ortaya çıkardı. İlk C. Başkanı Ebu-l’Hasan Benî Sadr henüz ikinci yılındayken; yeni rejime karşı silahlı mücadele veren, ‘Halkın Mücahidleri’ (Mujahedeen-e Khalq) isimli, USA güdümlü marksist örgütle gizli işbirliği yaptığı ortaya çıkınca, çarşafa bürünerek, kadın kılığında bindiği bir uçakla Fransa’ya kaçtı. Hâlen de orada..

Benî Sadr’ın yerine cumhurbaşkanı seçilen Muhammed Ali Recaî ise, başkanlığının henüz üçüncü ayında bir bombalı suikast sonunda hayatını kaybetti. Onun yerine Cumhurbaşkanı seçilen Seyyid Ali Khameneî o makamda 8 yıl kaldı. Başbakanlık makamında da amcaoğlu olmasına rağmen pek iyi geçinemediği Mîr Huseyn Mûsevî bulunuyordu.

***

İmam Khomeynî, Haziran-1989 başında vefat edince, Khameneî, yeni ‘Veli-yy-i Faqih’ olarak belirlendi ve 28 yıldır, hâlen de o makamda.. Cumhurbaşkanlığı’na ise Refsencanî seçildi. Onun güçlü yönetimi ardından iseSeyyid Muhammed Khâtemî, iki dönem, 8 yıl kaldı. Ama yüzde 75-80’le seçilmesine rağmen, Rehberlik/ Velayet-i Faqihlik makamının frenlemeleriyle fazla bir şey yapamadı.

Ondan sonra Tehran Belediye Başkanı Mahmûd Ahmedînejad, yoksul kitlelerin ilgisini çeken oldukça avamferibâne /popülist söylemlerle seçildi. Ama ikinci 4 yıl için tekrar seçime girdiğinde karşısına 8 yıllık savaş döneminin başbakanı Mîr Huseyn Mûsevî çıktı. Ama seçimde beklenenin tersine yine Ahmedînejad’ın kazandığının açıklanması üzerine, aylarca süren büyük karışıklıklar meydana geldi.

***

Mîr Huseyn Mûsevîve Mehdi Kerrubî, 8 yıldır, yargılanmaksızın resmî bir mekanda ev hapsinde tutulmakta ve onları ‘fitnenin başları / seran-ı fitne) olarak niteleyenler kurtulmakta.. Ama bu suçlama çağrısına katılmayan eski C. Başkanı Muhammed Khâtemî bile yasaklı ve onun resmini basan gazeteler derhal kapatılmakta…

Ama bu son cumhurbaşkanlığı yarışında Ruhanî, yola Refsencanî ve Khâtemî ile danışarak çıktığını açıkça söylemekte, meydanları dolduran on binlerin ellerinde, Mîr Huseyn ve Khâtemî posterleri ve dillerinde de isimleri...

***

Kim C. Başkanı seçilirse seçilsin, başta Suriye olmak üzere, dış siyaseti Rehber belirleyecektir; bu da unutulmamalı...