Prof. Dr. Erdem YEŞİLADA

eyesilada@yeditepe.edu.tr

Kendinizi bitkin ve yorgun mu hissediyorsunuz?

18 Haziran 2017 Pazar

Bitkinlik ya da yorgunluk, zaman zaman hepimizin karşılaştığı bir sorun. Genel olarak “isteğe bağlı bir aktiviteye başlama ve sürdürmede zorluk çekmek” şeklinde tanımlanıyor. Herhangi bir hastalık ya da tedavi sürecine bağlı olarak görülebildiği gibi, iş hayatında aşırı koşuşturma veya egzersiz gibi fiziksel etkenlere ya da monoton yaşam tarzı gibi mentaletkenlere bağlı olarak ortaya çıkabiliyor. Dolayısıyla şikâyetlerin giderilmesinde, soruna yol açan nedenlere bağlı olarak farklı yaklaşımlar söz konusu olabiliyor.

Yorgunluk oluşumunda vücutta hangi etkenlerin rol oynadığına ilişkin yürütülen bilimsel araştırmalarda; vücudumuzda sentezlenen fiziksel enerji kaynakları olan glikojen ve fosfokreatin miktarlarının azaldığı; iskelet kaslarında kalsiyum pompalarının yetersiz çalıştığı ve motor sinirlerden iskelet kaslarına giden iletinin aksaması gibi bulgular belirlenmiş. Ayrıca egzersize bağlı vücutta oluşan reaktif oksijen türlerinin proteinleri oksitlemesine bağlı olarak fiziksel yorgunluk şikâyetlerinin arttığı bildirilmektedir. Dolayısıyla antioksidan etkili besin desteklerinin vücudun kendi sentezlediği antioksidanlar ile birlikte fiziksel yorgunluk şikâyetlerine karşı etki olabileceği ileri sürülmektedir.

Koenzim Q-10 (CoQ10) vücudumuzda doğal olarak sentezlenen yağda çözünen bir antioksidan. Vücuttaki başlıca işlevi, antioksidan ve kofaktör olarak enerji üretiminde rol oynar. Ayrıca E vitamininin etkinliğini artırıyor. En yüksek miktarda kalpte, beyin, karaciğer ve böbreklerde bulunuyor. Ancak ilerleyen yaşlarda vücutta etkili şekline dönüşümü azaldığından eksikliğine bağlı hayati sorunlar ortaya çıkabiliyor. CoQ10 vücudumuzda sentezlenmesinin yanı sıra az da olsa besinler yoluyla dışarıdan da sağlanabiliyor; soya fasulyesi, ceviz ve badem gibi tohumlar, etler, bazı balık türleri (uskumru, sardunya), rüşeym ve bazı sebzelerde (bezelye, ıspanak, lahana ve sarmısak) bulunduğu bildiriliyor. Vücuda 100 mg CoQ10 sağlayabilmek için en yüksek oranda bulunduğu kaynak olan sardunya balığından her gün bir buçuk kilogram yemek gerekiyor. Sanırım bu biraz zor. Dolayısıyla CoQ10’ ihtiyacının eczanelerde bulunan ilaç şekillerinden sağlanması en akılcı yol.

CoQ10’un kalp sağlığı, migren tedavisi ve erkek tipi infertilite sorunlarındaki etkinliğini ortaya koyan bilimsel klinik araştırmalar bulunuyor. Diğer taraftan, CoQ10’un enerji metabolizması üzerindeki etkinliği nedeniyle fiziksel yorgunluk şikayetleri üzerinde ne derecede yararlı olabileceğini araştıran çalışmalarda günlük 70 ile 100 miligram miktarlarda CoQ10 kapsüllerinin birkaç hafta ya da birkaç ay süre ile uygulanması ile belirgin bir gelişim sağlanamadığı gözlemlenmiş.

Yapılan son plasebo (boş ilaç) kontrollü randomize bir klinik çalışmada ise 27-47 yaşları arasında onyedi sağlıklı bireye 8 gün boyunca günde 100 miligram veya 300 miligram miktarda CoQ10 kapsül verilerek fiziksel performans üzerinde etkileri değerlendirilmiş. Bu amaçla bisiklet sürme performanslarındaki değişim izlenmiş. Araştırma sonuçlarına göre; sadece günde 300 miligram CoQ10 verilen grupta fiziksel performansın belirgin bir şekilde artırılabildiği, 100 miligram verilen grupta ise bir yarar sağlanamadığı bildiriliyor. Dolayısıyla daha önce yürütülen ve günlük 100 miligram miktarda CoQ10’in yorgunluk ve fiziksel performans üzerinde etkili olmadığını bildiren çalışmaların bulguları desteklenirken, istenen yararın sağlanabilmesi için daha yüksek miktarlarda kullanılması gerektiği görülüyor.