İkram Bağcı

ibagci@stargazete.com

PDY vakıf üniversitelerini niçin kurdu?

06 Mart 2016 Pazar

Paralel yapıya karşı Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin etkili adımlar attığını görmenin mutluluğunu yaşamanın yanında yaptıklarını gerçekten Allah Rıza’sı için yaptığına şüphe olmayan bazı insanların hala gözü bağlı bir kuş misali bir terör örgütüne sempati duymasına şahit olmanın üzüntüsünü de yaşadığımız bir süreçten geçiyoruz. PDY’nin devlet üniversitelerinde yaptıklarının yanında vakıflar aracılığı ile kurduğu özel üniversiteleri ise aslen devletten ekonomik anlamda nemalanma adına kurdurduğunu, bulunduğu illerde ticari faaliyetlerden faydalanmak için illegal oluşumlara başvurduğunu söyleyebiliriz.

Özellikle önümüzdeki günlerde bu vakıf üniversiteleri hakkında hukuksal açıdan atılması gereken adımların uygulanmaya konacağına şahit olabiliriz.

PDY ile bağı çok iyi bilinen vakıf üniversitelerine ve PDY ile ilişkisi akademik camiada iyi olan akademik unvana sahip kişilere halen yüksek bütçeli ve getirili TÜBİTAK, SAN-TEZ ve TEYDEB adı ile anılan araştırma projeleri verilmesi ve halen bu durumlara göz yumulması da insanı düşündürmüyor değil. Yine bu kurumların ve kişilerin projelerinin ar-ge niteliğini ve potansiyelini değerlendirmek üzere PDY’ye karşı ılımlı ve PDY’ce “tanınan” gebe hakemler atanması da manidar.

17-25 Aralık darbe girişiminin ardından bu projelerde sayı bakımından bir artış olmamış gibi gözükse de bütçe ve kapsam bakımından çok ciddi bir artış olduğunu söyleyebiliriz. Adeta “arkası her an kesilebilir” zihniyeti ile projeler inanılmaz bir hız ile yazılmakta ve onaylanmakta.

Aklımıza gelmeyecek ailelere ait büyük şirketlerin zaten yapmakta oldukları işleri çok küçük modifikasyonlarla “ar-ge” haline getirdikleri; projeleri değerlendirmek üzere atanan PDY üyesi hakem akademisyenlerin onayları ile devlet tarafından fonlanmasının sağlandığının görülmesi ise ayrı bir durum.

PDY ile bağı olan akademisyenler tarafından teknokentlerin vergi muafiyetinden yararlanılmak üzere sahte şirketler kurulduğuna dair kanıtlar ve iddialar gündemde. Bu iddiaların detayları arasında: a) Örgüt üyesi girişimcilerce kurulmuş şirketlerin yapmakta oldukları işlerin teknokentteki bağlı şirketlere belirli bir himmet ve mali hareketlilik karşılığında aktarılması b) İşin teknokentte yapılmış gibi gösterilerek vergiden muafiyetin sağlanması c) İş sonucu üretilen ürünün çok düşük vergi oranları ile alıcılara satılması.

Unutulmamalıdır ki, bu tarz örgüt faaliyetleri gerçekten kayda değebilecek, yeni bir ürün geliştirmeyi hedefleyen girişimcilerin önünü tıkamamaktadır; vatandaştan toplanan vergilerle örgütün zenginleşmesine sebep olmakla beraber, yukarıda saydığımız a ve b maddelerindeki durumların önüne geçilebilmesi için bakanlıklarımızın 2013 yılından bu yana PDY ile bağı bilinen, hatta soruşturma geçiren bu üniversitelerin yürütücülüğündeki projelere neden halen onay verdiği araştırılmalıdır. Yine bu gibi projelerin onaylanmasında çok kritik bir konumda olan hakemlerin belirlenme sürecinde PDY’nin nasıl bu kadar etkin olduğunun araştırılması gerekir.

PDY ile mücadele edilebilmesi için, öncelikle örgütün ekonomik açıdan çökertilmesi gerektiği artık aşikar! İşin tespit edilen ve tabiri caizse kahreden boyutu, bu ülke insanı tarafından ödenen vergilerin paravan şirketler ve yapılan usulsüzlüklerle devletten alınarak devlete karşı kullanılması ve kendinden olmadığını düşündüğü binlerce Anadolu insanının geleceği ile oynanmasıdır. Bu zulüme alet edilen bir devlet ekonomisi ve o devletin insanı ise bu yapılanmaya karşı maalesef vicdani boyutu ile bakarak gerekli mücadelede pasif kalmıştır denilebilir. Asıl olan devleti pasif kılıp insanların uyanmasını sağlayan kişilerin deşifre edilmesi gerektiğidir ki bu hususta hukuk devletinin ilkeleri yavaşta olsa ilerlemeye başlamıştır diyebiliriz. 

 

15 Rus askerin içinde olduğu uçağın vurulma anı ortaya çıktı

15 Rus askerin içinde olduğu uçağın vurulma anı ortaya çıktı

Galatasaray - Lokomotiv Moskova

Galatasaray - Lokomotiv Moskova

Türkiye'nin gündemiydiler! Musa ve Sarah'ın son hali inanılmaz

Türkiye'nin gündemiydiler! Musa ve Sarah'ın son hali inanılmaz