Resul KURT

info@resulkurt.com

Vatandaşa ‘İT’ Kemal’e ‘Git’

02 Ocak 2018 Salı

Sevgili okurlarımız, bir süredir bu köşede hem FETÖ’nün kaset kumpasıyla işbaşına gelen Kemal Kılıçdaroğlu’nun, hem de Çalışma Bakanlığı İş Teftiş Kurulu’ndaki bazı yöneticilerin ipliğini pazara çıkarmış, Bakanlık koridorlarında nasıl FETÖ tüccarlığı yapıldığını, baskıyla tehditle, pazarlıkla himmet topladıklarını ayrıntılarıyla yazmıştık. Tabi bu köşede, daha önce iki kere adını açıkladığımız Ömer Süha Aldan’ın Neşter operasyonunun diyeti olarak mı CHP Muğla Milletvekili yapıldığını sormuştuk. Geçen haftanın en ahlaksız açıklamasını yapan bu milletvekili iddialarımıza cevap vermek yerine 15 Temmuz’da “İt” diyerek hakaret etmişti.

***

 

‘Sanık’ yerine ‘Tanık’

Bugüne kadar FETÖ’cü bürokratlar tarafından kendisine ulaştırılan FETÖKOPİ belgelerle sağa sola iftiralar atan ve sayın Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın Bay Kemal adını verdiği sayın Kılıçdaroğlu’na geçen haftalarda kendisinin SSK genel müdürlüğü yaptığı dönemle ilgili bazı sorular sormuştum, ama sorulara cevap gelmedi.

Kılıçdaroğlu'nun genel müdür olduğu dönemde SSK'nın ameliyat malzemeleri olarak bilinen “sarf malzeme” alımlarında yaklaşık 5 milyar dolar tutarında usulsüzlük tespit edilmiş, 2002'de yapılan suç duyurusunun ardından “Neşter operasyonu yapılmıştı. SSK’nın iyileştirici tıbbi malzeme alımında yolsuzluk yapıldığı iddialarına ilişkin “Neşter Davası”nda SSK eski Genel Müdür Yardımcısı Ertan Rifat Telhan ve 58 kişi sanık olarak yer alırken, ne hikmetse fahiş fiyatla ihalesiz malzeme alınırken SSK Genel Müdürlüğü görevini yürüten Kemal Kılıçdaroğlu ‘sanık’ yerine ‘tanık’ olarak dinlenmiş ve yargılanmaktan kurtulmuştu.

***

 

Milletvekilliği Neşter diyeti mi?

CHP'nin başına geçen Kemal Kılıçdaroğlu da SSK'daki yolsuzluk ve vurgunların soruşturulduğu 'Neşter' dosyasında kendisini aklayan, adeta “GİT” diyen DGM Savcısı Ömer Süha Aldan'ı ödüllendirerek kontenjandan Muğla milletvekili yaptı. Şimdi bu eski savcı da kalkıp “Benim bir sürü itim var, bunları salarım sokağa ve onlara af bile getirebilirim mantığıdır” diyerek 15 Temmuz kahramanlarına hakaret etmiştir. Ben, 15 Temmuz’da havaalanında idim, sokakta idim. Bu sözleri de aynen Neşter diyetiyle vekil olmuş eski savcıya iade ediyorum.

***

 

FETÖ imamının ‘istihbarat’ oyunu

Yaklaşık bir aydır, bu köşeden Çalışma Bakanlığı’ndaki FETÖ yapılanmasının oyunlarını, birbirlerinden ayrılmamacasına kenetlenmelerini, suçsuz bürokratları FETÖ’cü diye açığa almalarını, ByLock’çu, FETÖ’cü, Kumpasçı veya her türlü kirli ilişkinin içindeki yapıyı deşifre ediyoruz. İş Teftiş Kurulu, 1936’dan bu yana iş hayatının teftiş ve denetimini yapmak üzere faaliyette bulunuyor. Bu kadar köklü ve önemli işlevleri olan bir kurulun çürük elmalardan dolayı töhmet altında kalması son derece üzüntücü vericidir. Kurul bünyesinde çok sayıda kıymetli iş müfettişi asli görevleri olan çalışma hayatına rehberlik ve yol göstericilik yapıyor. Ancak bu vatansever iş müfettişleri baskıyla yıldırılmış ve tabiri caizse kabuklarına çekilmeye zorlanmış. Bu boşlukta da bir kısım çürük elma FETÖ kayığına binmiş, birileri İş Teftiş Kurulu’nun gücünü çoluk çocuğunu makama taşımak, baskı ve tehdit unsuru olarak kullanmak, birileri de FETÖ’ye himmet toplamak, AK Parti’nin başarılı olduğu alanlarda ekonomiyi sabote etmek için kullanıyor.

Elbette denetim olacak.Denetimin amacı ekonomiyi sabote veya önemli kurumların bilgilerini bir yerlere servis etmek amacı olmadığı, herhangi bir art niyet taşımadığı sürece denetim olmalıdır. Oysa ki, bugüne kadar Proje Denetimi adı altında yapılan işlemlerin adeta belli sektörlerin ve şirketlerin analizinin yapılarak dış kaynaklara istihbarat taşıma amaçlı olduğu kadar, ekonomideki başarıya da sabote amaçlı olması düşündürücüdür.

FETÖ’den ‘LÜTFEN’ ihraç olan ve İş Teftiş Kurulu Başkan Yardımcılığı, akabinde de İş Teftiş Rapor Okuma/Değerlendirme Komisyonu olarak hep korunan, kollanan M. Özdoğan’ın FETÖ’nün ekonomik istihbarat ve ekonomiyi sabote projesini işleme koymak için 2015 yılında başlattığı ve iki yıldan bu yana devam eden rapor okuma projesi yürütülüyor.

Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı İş Teftiş Kurulu Başkanlığı’na bağlı Ankara, İstanbul, İzmir, Bursa ve Adana olmak üzere 5 grup başkanlığında 2015 yılı kasım ayından her ay farklı gruplarda rapor okuyan yaklaşık 25 müfettişin bir gruptan başka bir gruba giderek sırf rapor okumasının iki yıllık masrafı da 2.808.000 lira. Halbuki her müfettiş kendi grup başkanlığında rapor okumuş olsa hem 2.808.000 lira devletin cebinden çıkmaz, hem de işler daha sağlıklı yürütülürdü. Tabi işin içinde bizim aklımızın ermediği FETÖ oyunları olduğu için yakında eminim kokusu çıkar. Yaptıkları istihbarat ve verdikleri bilgilerle, belgelerle FETÖ’cü eski savcı ve eski polislerin yabancı ülkelerde el üstünde tutulduklarını görüyoruz. Zekeriya Öz ve avanesi savcıların gerek İş Teftiş Kurulu’nda, gerekse SGK Rehberlik ve Denetim ile Vergi Denetim Kurulu’nda hangi satılmış denetim elemanlarını kullandığının tespiti ve hesaplarının sorulması da bu kurulların ve MİT’in, Savcıların görevidir. Burada daha önce bakanlığa sorduğum sorulara da cevap alamadım, umarım yazdıklarımız vatansever savcılarımız tarafından ihbar kabul edilerek gereği yapılır. FETÖ imamlarını kimlerin koruduğu, neden koruduğu, nasıl korunduğu ayrıntılarıyla araştırılır.

Kudüs direnişinin sembol ismi 16 yaşındaki el-Cüneydi o anları anlattı

Kudüs direnişinin sembol ismi 16 yaşındaki el-Cüneydi o anları anlattı