15 yaşındaki Abdülbaki yaşından fazla aldığı bıçak darbesiyle öldürüldü. Öldürenler de, o meşhur tâbirle 'suça sürüklenen çocuk'lar.
Abdülbaki Demirel İstanbul Büyükçekmece'de parkta yürürken, parkta sürü halinde gezen gruptan biri sigara istiyor. Abdülbaki de "sigara yok" diyor ve mevzu başlıyor. Tabiî ki sigara işin bahanesi. Dertleri, hani bazı hayvanlar nasıl ki işeyerek alan hâkimiyeti sağlamaya çalışırlar bu iki ayaklılar da kan dökerek alan hâkimiyeti sağlamaya çalışıyorlar.
Her şey seyrettikleri dizilere uygun!
Ne kadar çok kan dökersen nâm salarsın, şanın yürür; baş tacı!..
Daha 1 ay önce iki okuldaki elim hâdiseleri konuşuyorduk. Televizyon ve sosyal medya üzerinden şiddetin normalleştirildiğinden bahsediyorduk. Bazıları hâlâ televizyon dizilerine toz kondurmama derdindeler; artık ne çıkarları varsa. Ne acı veya ne kahpece değil mi, çoluk çocuklarımız bir şiddet sarmaları içinde kurban ediliyor ama birileri dizileri temize çıkarmaya çalışıyorlar!
Çekilen mafya ve aşiret dizilerindeki şiddet sahnelerini etkili bir müzikle 7/24 sosyal medyada izleyen çocuk ne yapar? Onun için şiddet kullanmak fırından ekmek almak kadar kolay gelmez mi? Bir de alkol ve uyuşturucu kullanmaya başlamışsa... Bu çocuk neyi muhakeme edebilecek?
Artık onun için birisini öldürmek de birkaç saniyelik sahne, hapse girmek de birkaç saniyelik sahne, hapiste bulunmak da birkaç saniyelik sahne, hapisten çıkıp yeni icraatlara akmak da birkaç saniyelik sahne!
Abdülbaki'yi 17 defa bıçaklayıp öldürülenler şimdi nezarethanede mahkeme çıkmayı beklerken, cezaevinde diğer çete mensupları tarafından nasıl görkemli karşılanacakları, Tiktok'ta kahramanlık türküleriyle kliplerinin döneceğini düşünerek böbürleniyorlardır. Bir de cezaevinde telefon görüşmesi sırasında aileleri görüntüleri çekip sosyal medya attı mı tamamdır; baş tacı!..
Evet, cezalarla bu sorun çözülmez ama şu an için acil tedbir bu tür hadiselerde cezaların artırılmasıdır. Acil olarak başımızdaki bu belayı çözmenin başka da yolu yok. Eğitim ve diğer mevzular tabii ki gündemizde olacak ama ben acil alınması gereken tedbiri yazdım.
Bu mevzularla alakalı yazılarımda hep iyinin, güzelin yaygınlaştırılmasından bahsederim. Özellikle televizyon ve internet dizileri bizi şiddetin içine çekti. Kan üzerinden para kazanıyorlar. Sonra da toplumda şiddet niye arttı?
Bu çeteler sadece öldürmekle kalmıyorlar. Öldürdükleri çocukların ailelerini de tehdit ediyorlar. Abdülbaki Demirel'in de ailesini tehdit etmişler. Sosyal medyada şöyle bir algı var: Aile fakir ve muhafazkâr olduğu için sahip çıkanları olmaz. Biliyorum ki İçişleri Bakanımız Mustafa Çiftçi bu algıyı yıkacaktır.