Resul TOSUN

rtosun@star.com.tr

Abraham Anlaşmaları tuzağı!

- Resul TOSUN tüm yazıları

İsrail ile Birleşik Arap Emirlikleri ve Bahreyn arasında 15 Eylül 2020'de imzalanan, Arap-İsrail normalleşmesine ilişkin ikili anlaşmalara Abraham Anlaşmaları deniyor.

Daha sonra Fas imza attı. Sudan imzalayacağını deklare etti ama ülke karıştığı için bildiğim kadarıyla henüz imzalanmadı.

Kazakistan da bu anlaşmaya imza atacağını duyurdu!

7 maddelik bu anlaşmaya göz attığımızda, barış(madde.1), diyaloğa teşvik(m.2), dostane ilişkiler(m.3), herkesin onurlu bir hayat sürmesi(m.4), bilim ve ticari ilişki işbirliği(m.5), çocuklar için çatışmayı sona erdirme(m.6) ve İsrail ile diplomatik ilişki(m.7) olarak özetleyebiliriz.

Arap kamuoyu haklı olarak bunu işgali normalleştirme çabası olarak görüyor ve İsrail'e teslimiyet şeklinde anlayarak karşı çıkıyor.

Yani Arap yönetimleri halka sorsalar kesinlikle onay alamayacakları bir anlaşmadan bahsediyoruz.

ABD İran müzakerelerinde çağdaş nemrut Trump barışın tahakkuku için Türkiye dâhil bölge ülkelerinin hepsinin Abraham Anlaşması'na imza atmasını şart koştu!

Böylece ABD yürüttüğü savaşın temelinde İsrail'in güvenliği olduğunu resmen duyurmuş oldu.

Yaptığı hiçbir anlaşmaya uymayan, imzaladığı ateşkes anlaşmasına rağmen her gün Gazze'ye Lübnan'a ve Suriye'ye saldıran şehirleri tahrip edip insanları katleden ve terör estiren İsrail ile böyle bir anlaşmayı hangi devlet imzalayabilir?

Abraham Anlaşması'na imza atmak İsrail terörünü onaylamak anlamına geleceği için hiçbir ülke buna yanaşmayacaktır.

Türkiye ve Suudi Arabistan'ın, başkenti Doğu Kudüs olan bağımsız Filistin devletinin kurulması yani iki devletli çözümün tahakkuku halinde bu anlaşmanın imzalanabileceğini ilan etmiş olmaları, ABD'yi İsrail konusunda uyarıyor olsa da İsrail terör politikasını değiştirmediği için Trump'ın baskısının akamete uğrayacağı şimdiden bellidir.

Küresel aktör seviyesine çıkmış olan Türkiye bu şartlarda zaten imza atmaz ama atacağını ima etmesi bile uluslararası gücüyle kesinlikle bağdaşmaz.

AK Parti iktidarına kadar Türkiye İsrail ilişkileri zaten Abraham Anlaşmaları'nın ötesinde bir dayanışma düzeyindeydi. Türkiye adeta İsrail çıkarlarının bekçisine dönüşmüştü.

Artık eski Türkiye yok.

Başkan Erdoğan liderliğindeki Türkiye, İsrail'in çıkarlarına değil mazlumların feryadına kulak veren bir ülkedir.

'Dünya beşten büyüktür.' diyerek zulmü destekleyen uluslararası düzene başkaldırmış bir ülkedir.

'Daha adil bir dünya kurulabilir.' diyerek tüm adaletsizliklere karşı bayrak açmış bir ülkedir.

Başkan Erdoğan'ın yönettiği Türkiye, zalim ve terörist İsrail yönetimi ile anlaşmak için bir araya gelmek şöyle dursun onu mahkûm ettirmek için uluslararası ceza mahkemesine müracaat etmiş ve uluslararası camiada İsrail'in tuzaklarını bozan ve bozmaya devam eden bir ülkedir.

Türkiye, İsrail yönetimiyle normalleşme anlaşması yapan her yönetimin çıkmaz sokağa girmiş olduğunun bilincinde olan bir ülkedir.

Abraham Anlaşmaları bölge ülkelerinin İsrail'in işgaline, genişlemesine ve zulmüne sessiz kalmalarını sağlamak amacıyla kurulmuş bir tuzaktır.

Zehrin altın kupa içinde sunumundan ibarettir!