Yakup KÖSE

ykose@star.com.tr

Akın Gürlek ve dehşete düşürdükleri

- Yakup KÖSE tüm yazıları

Türkiye'de ve Avrupa'da hâlâ Yeni Türkiye'yi ve Yeni Türkiye ile birlikte dünyada değişen dengeleri idrak edemeyenler var. Sanıyorlar ki parmak salladıklarında Ankara'da idareciler önlerinde el pençe hizaya girecekler. Geçti o günler geçti, kapandı o defterler kapandı! Türkiye'deki kurumlar artık başka ülkelerin Türkiye şubesi olarak çalışmıyor; Türkiye ve Türk halkı için çalışıyor.

Fazla uzatmadan, Yeni Türkiye alâkalı bu kısa girizgâha vesile olan konuya geleyim. Yurtdışı sponsorlu oldukları bilinen (Kendileri açıklamıştı) birkaç haber sitesinde birkaç gün önce bir bayram havası vardı. Avrupa Parlamentosu'ndan Slovenyalı parlamenter Vladimir Prebilic Türkiye'ye gelmiş. Gelmişken de İstanbul Taksim'de 'dar' bir gazeteci grubuyla görüşmüş.

Bayram havasının sebebi ise Slovenyalı parlamenter Vladimir Prebilic'in söyledikleri. Prebilic ile görüşen gazetecilerden Cansu Çamlıbel'in aktardığına göre, Avrupa Parlamentosu Genel Kurulu'nda 17 Haziran'da oylanacak Türkiye raporunun taslak metninde Adalet Bakanı Akın Gürlek'in "yaptırım listesi"ne konulması teklif edilecekmiş.

Raporun taslak metninde "Akın Gürlek'in Adalet Bakanı olarak atanmasından duyulan dehşeti dile getirirken, yaşanan durumun kariyeri boyunca her zaman siyasi bir gündemi takip eden siyasi bir aktör olduğunu ortaya koyduğunu belirtiriz." ifadesi varmış.

Akın Gürlek'in Adalet Bakanı olmasıyla dehşete düşen bir Avrupa! Şöyle desem yanlış olmaz: Akın Gürlek'in Adalet Bakanı olmasıyla Türkiye'deki dostlarının dehşete düşmesiyle dehşete düşen Avrupalılar!

Terör devleti İsrail'in Gazze'de uyguladığı soykırımdan dehşete düşmeyenler Akın Gürlek'in Adalet Bakanı olmasıyla dehşete düşmeleri size de garip gelmiyor mu?

Türkiye'deki dostlarıyla ne dehşetli ilişkilere girmişler ki işleyen çarklarına tekme atılması onları dehşete düşürüyor!

Prebilic mevcut durumun farkında; "Aslında AKP hükümeti epey süredir AB tarafından yayımlanan raporlara "yok hükmünde" deyip çöpe atma eğiliminde." diyerek Türkiye üzerinde tesirlerinin kalmadığını itiraf ediyor.

Prebilic ve türevleri her ne kadar durumun farkında olsalar da hem kuyruğu dik tutma hem de Türkiye'de işbirliği içinde oldukları grupları oyalamak zorundalar.

İlginç bir tevafuk: Akın Gürlek'in Adalet Bakanı olmasıyla dehşete düşen Vladimir Prebilic kendi ülkesinde usulsüz bağış, etik ihlal, lüks harcama ve ihmallerle anılıyormuş! Ve yine ilginç bir tevafuk, Prebilic, Ekrem İmamoğlu suç örgütünün yargılanmasını yakında takip etmek için Silivri'ye gitmiş. Ne dehşetengiz tevafuk zinciri!..

Adalet Bakanı Akın Gürlek'in bu güruha verdiği cevabın son bölümüyle yazımı noktalıyorum: "Türkiye; terörle, organize suç örgütleriyle, yolsuzlukla ve her türlü hukuksuzlukla mücadelesini kararlılıkla sürdürmektedir. Bu mücadele ne içeriden ne de dışarıdan yürütülen siyasi baskı kampanyalarıyla sekteye uğratılamaz.

Hiç kimse, Türkiye Cumhuriyeti yargısını baskı veya vesayet altına alabileceği zehabına kapılmasın. Milletimizin huzuru, devletimizin bekası ve hukuk düzenimizin korunması için görevimizi yapmaya devam edeceğiz."