Resul TOSUN

rtosun@star.com.tr

Altın köprü!

- Resul TOSUN tüm yazıları

Yukarda AB desteğiyle Rusya-Ukrayna savaşı devam ederken, aşağıda ABD İsrail haydutluğuyla İran savaşı dünyadaki dengeleri altüst ederken, bölgenin en stratejik ülkesi Türkiye tüm saldırganlıkları kınayarak bir denge siyaseti takip ediyor.

Bu ortamda Rusya, Çin ve ABD başta olmak üzere kimi AB ülkeleri kendilerince hamle yaparken Türkiye de sürdürdüğü denge politikasıyla herkese anlamaya çalışacağı mesajlar veriyor.

Geçen iki haftaya bir nazar ettiğimizde atılan her adımın ayrı bir mesaj yüklü olduğunu görüyoruz.

KRALİÇE MATHİLDE ZİYARETİ

Ticari ilişkilerden savunma sanayine, enerjiden tarıma kadar birçok alanda işbirliği potansiyeli bulunan Belçika'nın kraliçesi Türkiye'yi ziyaret ediyor!

Başkan Erdoğan, ilişkileri geliştirmek için gerekli adımları atmaya devam edeceklerini söylüyor!

Türkiye ve Belçika'nın iş dünyasının temsilcilerinin katılımıyla düzenlenen ziyaret ve etkinlik, basına kapalı olarak gerçekleşiyor!

6 MAYIS TÜRK-SUUD İLİŞKİLERİ

Türk-Suudi Koordinasyon Konseyi'nin üçüncü toplantısı, Ankara'da Dışişleri Bakanı Hakan Fidan ve Suudi Arabistan Dışişleri Bakanı Prens Faysal bin Ferhan Al-Suud eş başkanlığında gerçekleştirildi. Görüşmelerde ikili ilişkiler, enerji ve demir yolu projeleri ile bölgesel konular ele alındı!

ABD-İran savaşında hedefte olan körfez ülkelerinin lideri sayılacak Suudilerle bu ortamda yapılan toplantı öyle sıradan geçiştirilecek bir toplantı değildir, olmadı da!

6-8 MAYIS ABDULMECİD TEBBUN ZİYARETİ

Bu ortamda Cezayir Cumhurbaşkanı Abdulmecid Tebbun'un Türkiye ziyareti özellikle enerji alanında atılan adımlar Kuzey Afrika politikalarında başta Fransa olmak üzere küresel oyunculara önemli mesajlar içermektedir!

14-15 MAYIS KAZAKİSTAN ZİYARETİ

Tam da Trump'ın Çin'i ziyaret ettiği zamana denk gelen Kazakistan ziyareti ve Türk Devletler Teşkilatı'nın gayri resmi toplantısı(!), Astana'da imzalanan "Ebedi Dostluk ve Genişletilmiş Stratejik Ortaklık Deklarasyonu", AB'ye de ABD'ye de Rusya'ya da Çin'e de İran'a da ve hatta İsrail'e de diplomatik füzeler ayarında mesajlar gönderdi.

İsrail ile normalleşme anlaşması bile yapmayı düşünen Kazakistan Cumhurbaşkanı Tokayev'in, "Türkiye, Avrupa ile Asya'yı birbirine bağlayan altın köprüdür" mesajı öyle yabana atılacak bir mesaj değildir.

Başkan Erdoğan'ı karşılama töreninin Trump'ın Çin'deki karşılama töreninden geri kalır yönü yoktu.

Toplantıların, görüntülerin, sarf edilen sözlerin ve her hareketin ayrı bir anlamı var!

Trump Çin'den dönerken, herkes kim ne kazandı ne kaybetti diye birbirine sormaya başladı.

Oysa Türkiye'nin attığı her adımda nelerin kazanıldığı gayet net bir şekilde ifade edilebiliyor!

7-8 Temmuz'da Ankara'da yapılacak olan 31 üye ülke başkanlarının katılacağı NATO zirvesi ise tüm gözlerin Türkiye'ye çevrileceği tarihi bir toplantı olacak!

Başkan Erdoğan icraatlarıyla çeyrek asırda Türkiye'yi tartışmasız bölgesel ve birçok alanda küresel güç haline getirdi.

Gerçek manada dosta güven düşmana korku veren güce kavuşturduğu Türkiye'yi dirayetle yönetirken onca yoğunluğa rağmen 16 Mayıs'ta Kocaeli'nde on binlerce genci bir araya getirebilen bir siyasi lider olduğunu da tescil ettirdi.

Ülkenin iyi yönetilmediği propagandası yapan ana muhalefet partisi yönetimi ise siyaset üretmemenin kısır döngüsü içinde, partiyi yüzyılın yolsuzluk davasına kalkan yaparken, yönettiği belediyelerde her gün patlayan yeni bir skandal ile sarsılırken dengeyi de kaybederek, dua edilen mezar başında rakı içmek, rakı içilen meyhanede dua etmek gibi bir şaşkınlık içindedir.

Düşündürücü olan ise böylesine savruk bir siyasi partinin hâlâ %25-30 onanında desteğe sahip olmasıdır!

Tek parti döneminde dayatılan kültürel soykırımın eseri olsa gerek!