Sular ısınıyor.
Bu kez ise Hazar Denizi'nde.
İran İslam Cumhuriyeti Dışişleri Bakanı Abbas Erakçi'den dinleyelim:
""Zelenski, bir İran ticari gemisine saldırdı ve bir denizciyi öldürdü. Bu, Avrupa'yı savaşa sürüklemek amacıyla İsrail'in talebi doğrultusunda BM Şartı'nın açık bir ihlalidir. Kallas ve Lavrov ile yapılan görüşmelerde, Kiev'deki beleşçinin yaptığı şeyin cevapsız kalamayacağı açıkça belirtildi"
İran Dışişleri Bakanlığı, Cumartesi Tahran'daki Ukrayna'nın maslahatgüzarını resmi olarak çağırdı ve "düşmanca ve suç teşkil eden bir eylem" olarak nitelendirdiği olayla ilgili protesto notu verdi.
Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenski'nin Cumartesi günü, Ukrayna güçlerinin Hazar Denizi'nde "İran'ı içeren askeri kargo sevkiyatında kullanılan gemilere ve bir savaş gemisine" karşı uzun menzilli vuruşlarla "çok güçlü sonuçlar" elde ettiğini söylerken belirli ticari gemiyi adlandırmadığı belirtiliyor.
Zamanlamayla ilgili olarak da, Avrupa Birliği'nin insan hakları ihlalleri nedeniyle İranlı yargıçlara yeni yaptırımlar uygulamasından iki gün sonra ve Amerika Birleşik Devletleri Başkanı Donald J. Trump'ın Rusya ile Çin'in kendisine bizzat İran'ı silahlandırmayacaklarını garanti ettiklerini kamuoyuna açıklamasından bir gün sonra gelmesine dikkat çekiliyor.
Bu iş hiç de iyi yere gitmiyor.
Herkes gözünü Hürmüz'e çevirmişken hem de.
Amerika Birleşik Devletleri saldırıları neden durdu diye sorulurken bir de.
Tam da Amerika Birleşik Devletleri Dışişleri Bakanı Marco Rubio, Rusya Federasyonu Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov ile görüşüyorken hem de.
"Amerika Birleşik Devletleri, Ukrayna çatışmasını sona erdirmekte yapıcı bir rol oynamaya hazır."
Marco Rubio'nun mevkidaşıyla "samimi ve verimli" görüşmesinden sonraki ifadesi öyle diyorken.
Amerika Birleşik Devletleri her iki cephede de dümeni yeni bir yöne çevirmişken bu gelişme hiç de hayra alamet değil.
Hürmüz Boğazı çevresindeki Amerikan bombardımanına ilişkin Orta Doğu'daki en üst düzey ABD askeri komutanı Brad Cooper'ın sözleri manidar:
"Çoğunun amacına ulaştığı ve daha fazla sınırlı saldırının pek bir etkisi olmayacağı"
Tabii sahadaki gerçekler var bir de.
Hava savunma füzesi stoklarının azalmasının Amerika Birleşik Devletleri Başkanı Donald J. Trump'ın Cuma günü saldırıları 'askıya alma' kararını etkilemeye yardımcı olduğu iddiası var.
Eş zamanlı yürütülen boğazı yeniden açmaya yönelik diplomatik çabalara her iki tarafın da büyük ölçüde saldırıları askıya alması da katkıda bulunurken bu saldırı çok düşündürücü.
Çatışma isteyenler diplomatik çabaları akamete uğratmak için tabiri caizse 'son kurşuna' kadar kullanmaya kararlı görünüyor.
Beklenmeyeni beklemek de tam olarak böyle oluyor...