Fadime ÖZKAN

fozkan@star.com.tr

CHP Grup Savaşı 1.0

CHP içindeki mevcut hizipleşme ve ayrışma acılı bir kopuşla son bulacak.

O gün bugün müdür, göreceğiz. Ama 2023 öncesi başlayan öbekleşme ve itişme mahkeme kararından sonra meydan okumaya dönüştü.

Kılıçdaroğlu da, İmamoğlu-Özel ikilisi de elinde her ne varsa karşı tarafa fırlatarak mevzi kazanmaya çalıştı ama er meydanda görülür.

Mührün ve yetkinin sahibi Kılıçdaroğlu ile Meclis grubunun, teşkilatın ve meydanların sahibi Özgür Özel ilk meydan muharebesine çıkıyor bugün.

İkisi de aynı yerde aynı saatte CHP Grup toplantısı yapacağını ilan ederek "düello" havasına girdi bile.

Hangi tarafın "zafer" kazanacağı, hangi tarafın taviz vereceği bu ilk çarpışmada belirlenecek.

Ama o çarpışmanın lafzi değil fiili olma ihtimali Türkiye'nin gücüne, demokratik gelişmişliğine, gerçek gündemine, bölgesel risklere karşı verilen büyük mücadeleye inanan herkesi utandırıyor; isyan ettiriyor.

***

Halihazırda CHP Genel Başkanı koltuğunda oturan ve makama tanınan yetkileri kullanmaktan çekinmeyen Kemal Kılıçdaroğlu doğru bir yol haritasıyla partiyi adım adım geri alıyor.

Kemal Bey'in süreçte en büyük artısı, sakin kalması ama kararlı olması. Aynı anda hem kucaklayıcı hem dışlayıcı bir dil kullanması.

Yetkinin ve mührün kendisinde olduğunu, "parti disiplinine uymayan", "yolsuzluğa, arsızlığa –ve elbette İmamoğlu'na- bulaşanları" temizleyeceğine dair kararlı tutum sergilemesi arada kalanları etkileyecektir.

Bu çağrı Özgür Özel cephesinde olup da yeni partiden umudu olmayan ve kariyerine CHP içinde devam etmek isteyenler için u dönüşü imkanı demek.

"Baba evi" vurgusu o kadar güçlü ki başına türlü çeşitli iş gelmiş, kandırılmış, kafası karışmış her kim varsa her birini arınmaya, yeniden onaylanmaya geri çağırıyor. Özgür Özel'in laf cambazlığıyla, İmamoğlu'nun parayla ve hokus pokusla sağlayamayacağı bir güvencedir bu.

***

Türkiye demokrasi tarihinde bir ilk olarak CHP Grup Toplantısı büyük merak uyandırmış durumda. İmamoğlu-Özel taraftarlarının ortamı terörize etme potansiyelleri sebebiyle buna korku da eşlik ediyor doğrusu.

38. Kurultayda para ve menfaat karşılığında delege oylarının fesada uğratıldığı ortaya çıkan "değişimci grup" koltuğu bırakmamak için CHP'yi ateşe atmaktan çekinmiyor.

Kemal Kılıçdaroğlu ise CHP'yi tartışmaların içinden çıkarmak ve siyaset hırsızlarının elinden alabilmek için tarihi bir görev yerine getirmeye çalışıyor.

2023 seçimlerinde muhalefeti –tüm sorunlarına rağmen- bir araya getirmeyi başaran ama Erdoğan'ı yenmeyi başaramayan Kılıçdaroğlu'nun en büyük handikapı bu. İmamoğlu-Özel ekibi Kılıçdaroğlu'nu 13 yıl boyunca seçim kazanamamakla suçluyorlar. Oysa CHP tek parti döneminden yani 1950'den beri hiç seçim kazanamadı. İktidara geldiği oldu ama her seferinde zayıf koalisyonların en zayıf halkası olarak bulundu hükümetlerde. Zaten hiç biri de uzun yaşamadı.

***

CHP teşkilatı ve tabanı başarıya o kadar acıkmış ki son yerel seçimlerdeki sandık başarısını iktidara gelmek zannederek en büyük hatasını yaptı.

İBB başta olmak üzere belediyelerde CHP'li belediye başkanlarının "nasılsa iktidara geliyoruz" gevşekliğiyle büyük bir rüşvet-yolsuzluk çarkı kurması, ellerine geçen yetkiyle en yakınlarından başlayarak yolsuzluk-arsızlık kültürü geliştirmesi ve vatandaşa karşı sorumluluğunu unutması bugün içine düşülen bataklığın en büyük sebebi.

En küçük bir siyasi güce kavuşur kavuşmaz kamu kaynaklarını ve imkanlarını nasıl kullandıklarını / kullanacaklarını seçmene göstererek kendi ayaklarına sıkmış oldular.

Geçen Pazar günü 40 noktada yapılan ara seçimlerde -Özgür Özel atlı konvoylarla meydanlara çıkıp hava basmasına rağmen- CHP tam bir hezimet yaşadı. Seçimleri Cumhur ittifakı ortakları AK Parti ve MHP kazandı. CHP hem yenildi hem oy kaybetti. Bu, seçmenin son yerel seçimlerde şans verdiği CHP'ye karşı artık büyük güven sorunu yaşıyor demektir.

Bu durum Özgür Özel – İmamoğlu ikilisinin kaybetmeye başladığının ilk işareti sayılmalı.