İşverenler tarafından çalışanlara sağlanan sosyal yardımlar arasında evlenme ve doğum yardımları da bulunmaktadır.
Bu yardımlar, çalışanların önemli yaşam olaylarında desteklenmesi ve iş yerindeki sosyal yardım uygulamalarının güçlendirilmesi bakımından önem taşımaktadır.
Evlenme ve doğum yardımı yapılması genel olarak işverenler açısından kanuni bir zorunluluk değildir.
Ancak iş sözleşmesi, toplu iş sözleşmesi, personel yönetmeliği veya süreklilik kazanmış iş yeri uygulamasıyla bu yönde bir hak tanınmışsa işverenin söz konusu düzenlemeye uygun hareket etmesi gerekir. Yapılan yardımın çalışan bordrosunda gösterilmesi ve uygulanacak yasal kesintilerin doğru belirlenmesi de bordro uygulamaları bakımından önemlidir.
5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nun "Prime esas kazançlar" başlıklı 80'inci maddesinde evlenme ve doğum yardımlarının sosyal güvenlik priminden istisna olduğu hüküm altına alınmıştır. Ayrıca, evlenme ve doğum yardımlarının prime esas kazanca dahil edilmeyeceğine dair diğer hüküm 2020/20 sayılı İşveren İşlemleri Genelgesi'nde yer almaktadır.
"Ölüm, doğum ve evlenme hallerinde işverenlerince sigortalılara yapılan nakdi yardımlar, miktarı ne olursa olsun prime esas kazançların hesabında dikkate alınmayacaktır."
Evlenme ve doğum yardımlarının gelir vergisi bakımından istisnası, 193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu'nun 25'inci maddesinde düzenlenmiştir.
Düzenlemeye göre evlenme ve doğum nedeniyle çalışanlara yapılan yardımların, çalışanın iki aylığına veya buna karşılık gelen gündeliklerinin toplamına kadar olan kısmı gelir vergisinden istisnadır.
Buna göre yardım tutarı çalışanın iki aylık ücretini aşmıyorsa ödemenin tamamından gelir vergisi kesilmeyecektir. Yardımın iki aylık ücret tutarını aşması hâlinde ise yalnızca aşan kısım gelir vergisi matrahına dahil edilecektir.
Örneğin, çalışanın aylık ücreti 40.000 TL ise gelir vergisi istisnası en fazla 80.000 TL olarak uygulanacaktır.
Gelir vergisine tabi olan aşan tutar, ödemenin yapıldığı aydaki diğer ücret gelirleriyle birlikte değerlendirilerek, çalışanın kümülatif gelir vergisi matrahına ve geçerli vergi dilimine göre vergilendirilecektir.
Dolayısıyla SGK primi ile gelir vergisi istisnalarının sınırları birbirinden farklıdır. Yardım tutarının iki aylık ücreti aşması, SGK primi istisnasını ortadan kaldırmaz.
Bu nedenle örneğin evlenme ve doğum nedeniyle çalışanlara yapılan 100.000 TL'nin tamamı SGK priminden istisna tutulurken, aylık ücreti 40.000 TL olan çalışan için yalnızca 20.000 TL gelir vergisine tabi olacaktır.
Evlenme ve doğum yardımlarına ilişkin özel bir damga vergisi istisnası bulunmamaktadır. Bu nedenle nakit olarak yapılan yardımın gelir vergisinden istisna olan kısmı da dahil olmak üzere ödemenin tamamı üzerinden damga vergisi kesilmesi gerekir.
Evlenme ve doğum yardımlarının çalışan bordrosunda ayrı bir ödeme kalemi olarak gösterilmesi gerekir. Yardımın ücret, prim veya ikramiye ödemeleriyle birleştirilmeden açıkça "evlenme yardımı" veya "doğum yardımı" şeklinde bordroya yansıtılması, istisnaların doğru uygulanması ve olası denetimlerde ödemenin niteliğinin ortaya konulması açısından önemlidir.
Sonuç olarak evlenme ve doğum yardımlarının bordrolaştırılmasında SGK primi, gelir vergisi ve damga vergisi uygulamalarının ayrı ayrı değerlendirilmesi gerekmektedir. Yardımın tamamı SGK priminden istisna tutulurken, yalnızca çalışanın iki aylık ücretini aşan kısmı gelir vergisine tabi olacaktır. İşverenlerin ödemeyi belgelendirerek bordroda ayrı bir kalem halinde göstermeleri, istisnaların doğru uygulanması ve olası denetim risklerinin önlenmesi bakımından önem taşımaktadır.