İbrahim Güneş

“Güvenli Takip Mesafesi”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, CHP'deki kavgayı güvenli takip mesafesinden izlediklerini söyledi. Siyasi kavga bizi ilgilendirmiyor mesajı verdi... Ama mesele vurgun, soygun düzeni olunca kayıtsız kalmak da mümkün değil elbette... Erdoğan kamu kaynakları konusunda çok net konuştu... "Kapısının üstünde ne yazarsa yazsın hiçbir kamu görevlisi bunu şahsi cüzdanı gibi kullanamaz, kullanmamalıdır. Her kim olursa olsun milletin emanetini ganimet olarak görenlerle hukuk ve yasalar çerçevesinde mücadele etmek bizlerin boynunun borcudur." ifadesini kullandı...

MHP Lideri Devlet Bahçeli, Özgür Özel'i siyasetin bir büyüğü, bir bileni olarak samimiyetle uyardı... Kullandığı dil ve yöntemlerin artık sadece CHP tabanını değil, toplumu da huzursuz ettiğini söyledi... Bahçeli'nin "Eğer ayrışma süreci kamuoyu önünde sert suçlamalar, ihanet söylemleri ve karşılıklı tasfiye girişimleri üzerinden ilerlerse parti tabanlarında kalıcı kırgınlıklar oluşabilecek, gelecekteki olası iş birlikleri zorlaşabilecek ve seçmenlerde siyasete yönelik güvensizlik artabilecektir." uyarılarını dikkate almak gerekir...

Ancak Özel ve ekibi bildiğini okuyacak gibi görünüyor... Zira CHP medyasında Salı günü Meclis'te grup toplantısı yapacağını açıklayan CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'na yönelik "Sakın ha" söylemi var...

Ekranlardan, "Salı gününe kadar bir uzlaşma zemini bulunursa iyi olur. Yoksa O gün ipler kopacak ölçüye gelebilir." diye aba altından sopa gösteriliyor... Kılıçdaroğlu bu konuda geri adım atar mı bilemiyorum ama "Arınma" için düğmeye basması gidişata dair önemli bir işaret olarak okunabilir... CHP'de bu anlamda tam bir taktik savaşı da var... Kulislerde İmamoğlu'nun "bir an önce yeni partiye geçelim" diye bastırdığı iddia ediliyor. Özgür Özel ise elindeki hançerle CHP'yi ağır yaralı terk etme peşinde...

Hatta mümkünse kendisini ihraç ettirip, yeni partiye giderken mağdur edildik, "Baba ocağından kovulduk" söylemine sarılması sürpriz olmayacaktır... Bu süreçte CHP'deki paralel yapılanma ne yapacak elbette onu da merak ediyoruz? Bize düşen meseleyi güvenli takip mesafesinden izlemek...

Tabii bir de gazeteci olarak gündeme gelen yolsuzluk, vurgun iddialarını sizlerle paylaşmak... Vurgun, yolsuzluk demişken Özgür Özel'in Meclis'te bekleyen 56 fezlekesine yenileri eklenebilir... Zira hem Eski Antalya Büyükşehir Belediye Başkanı Muhittin Böcek'in yeni itirafları hem de Eski Uşak Belediye Başkanı Özkan Yalım'ın verdiği bilgi, belge ve ifşaatlar Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı'na gönderildi...

Bakalım yargı ne söyleyecek...

VERESİYE SİHA

Nijer Cumhurbaşkanı Tchiani, Afrika dışındaki ilk ziyaretini Türkiye'ye yaptı...

Çok samimi içten bir konuşma yaptı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın hem stratejik vizyonunu hem de insani duruşunu o konuşmada görmek mümkündü...

Konuk Cumhurbaşkanı Tchiani, ülkesiyle Türkiye'nin kurduğu ilişkiyi tarif ederken dikkat çekici bir cümle kurdu... Erdoğan'ın 8 Ocak 2013'te ülkesine yaptığı ziyareti hiçbir zaman unutmadığını söyledi. O ziyaretten sonra değişen paradigmaya işaret etti... Tchiani "Böylece zayıf olan halkanın güçlü olan tarafından desteklendiği bir kalkınma modeli oluşturduk. Güçlü olanın zayıf olanı istismar ettiği bir model değil" dedi. Ülkesinin terörle mücadele sürecinde Türkiye'nin verdiği desteği anlattı...

"Terör örgütleriyle başarılı bir şekilde mücadele etmemiz için bizi destekledi. Bu konuda talimatları doğrultusunda projeler yürütüldü. 'Siz teslimatı yapın, ödemeyi sonrasında alırsınız' diye talimat veriyor. Sayın Cumhurbaşkanı'nı bize bu kadar güvenip desteklediği için de teşekkür ediyorum."

Yani Türkiye, Nijer'e veresiye SİHA, savunma silahları göndermişti. Zira her ne kadar birçoğumuzun haberi dahi olmasa da Nijer'le gönül bağlarımız Osmanlı dönemine dayanıyor.

Konuk Cumhurbaşkanı bu durumu, Osmanlı dönemine uzandığını belirterek "450 kişinin zamanında Libya'dan ayrılıp Agadez'e gelmesiyle birlikte 1405 yılından bu yana ikili iş birliğimiz güçlendi" diye anlattı. Nijer'in Fransa gibi sömürgeci ülkeleri topraklarından kovduğunu, Türkiye'ye ise gönlünü ve tüm imkanlarını sonuna kadar açtığını unutmamak gerekiyor...

Zira Cumhurbaşkanı Erdoğan, Afrika'daki ülkelerle kardeşlik hukuku üstünden bir ilişki geliştiriyor... Nijer'den iki gün önce de Sudan Egemenlik Konseyi Başkanı Abdulfettah el Burhan Külliye'deydi... Türkiye'nin Libya'da, Suriye'de, Karabağ'da, Somali'de ortaya koyduğu başarılar Afrika'daki ilgi ve alakayı artırıyor. Özetlemek gerekirse Erdoğan'ın 2002'den bu yana ilmek ilmek ördüğü yollar artık yeni fırsatlara açılıyor...

VAHŞİ SİSTEMLE NEREYE KADAR?

Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Bangladeş'te kamuoyunda Arakan Müslümanları olarak bilinen, Rohingyaları mülteci kampında ziyaret etti... Şimdilerde unuttuk ama 2017 yılında küçücük çocuklara işkence, kadınlara tecavüz edip soykırım yapan bir güruh vardı Myanmar'da... Ve dünya tıpkı Gazze'de olduğu gibi o soykırımı da durduramamıştı... Müslümanlar, Bangladeş'e kaçmak zorunda kalmıştı... İstanbul'daki 3. Dünya İslam Ekonomi Zirvesi'nde Cumhurbaşkanı Erdoğan, "'Dünya 5'ten büyüktür' tespitimiz, yalnızca kural ve değerlerin yok sayıldığı uluslararası konjonktürü değil, aynı zamanda eşitsizlik ve sömürüye dayalı ekonomik, ticari ilişkileri de kapsamaktadır. 'Daha adil bir dünya mümkün' derken de aynı şekilde insanlık ailesi olarak çaresiz olmadığımızı ifade ediyorum" diyerek daha güçlü ses verilmesini istedi.

Ve zalimleri en çok korkutansa sesimizin yüksek çıkması... Zira İsrail'e yönelik nefret dalgası büyüyor... ABD'li bir araştırma şirketi, 36 ülkede kamuoyu araştırması yaptı. Katılımcıların üçte ikisinden fazlası İsrail'e karşı olumsuz görüş bildirdi. En yüksek oransa yüzde 96 ile Türkiye'de, Japonya'da yüzde 80, İsrail lobisinin cirit attığı ABD'de dahi bu oran yüzde 60'lara yükselmiş vaziyette... Trump'ın Lübnan'da katliam yapan Netanyahu'ya küfretmesi boşuna değil yani...

Durmak yok, mücadeleye devam...

İnşallah insanlık kazanacak...