Beş yaşındaki gül yüzlü Hamza'yı unutamıyorum.
Peki ya çocuğu köpekler tarafından yenilen anne ne yapsın? Çok büyük bir acı ve dehşetengiz bir imtihan. Allah'tan aileye sabr-ı cemil diliyorum.
Bir başsağlığı mesajıyla bu konuyu kapatabilir miyiz?
İki gün konuştuk, üç tweet attık... "Bu gündemin hakkını teslim ettik" diyebilir miyiz?
Başıboş köpek meselesini sonuna kadar takip edeceğimden okuyucularımın şüphesi olmasın.
Bende farkındalık oluşturan ilk olay; Ankara Pursaklar'da Kasım 2021'de gerçekleşmişti. Okuldan dönen 12 yaşındaki Enes Koca, başıboş köpeklerin saldırısına uğrayarak ağır yaralanmıştı. Defalarca ameliyat oldu, aylarca hastanede kaldı.
Başıboş köpekler kapsamındaki ilk yazımı da 2021'de yazmıştım. "Adını koyalım hayvan sever değil mizantropist" isimli yazımda konuya kavramsal bir bakış açısı getirmiştim. Sorunun tespiti, çözüm önerileri, konunun siyasilere aktarılması, Meclis aşaması ve uygulama süreci derken yıllar geçti. Evet önemli bir mesafe kat edildi ama hala çocuklarımız can veriyor ve ben bir gazeteci olarak kahroluyorum.
Bir insan, bir anne olarak acılı annelerle empati kurduğumda derinden sarsılıyorum.
Bir vatandaş olarak baktığımda, ülkemi diğer ülkelerle kıyasladığımda üzülüyorum.
Uygulama sürecinin bu denli uzamasına şaşırıyorum.
Çocuklarla köpekleri aynı kefeye koyan, anneliği hayvan bakıcılığına indirgeyen kötü niyetli kesimleri görünce kızıyorum.
Kızacak o kadar çok odak var ki? Mama lobisi, rant kesimleri, toplumda anneliği bitirme projesini yürüten yabancı odaklı mihraklar, bir de ahmakça köpekleri Batılı olmanın simgesi olarak gören ve hayvanları nesneleştiren "suni sarışın ful estetikli kadınlar".
Sevgisizlik, yalnızlık, ruhi boşluk ve özenti ile geçen hayatları var. Ve bu boşluğun yansıması olarak aşırı saldırgan bir tavırla sürekli sinir krizi geçiriyor ve küfürbaz bir dil kullanıyorlar. Sokakta, sosyal medyada hep aynı tavırla karşılaşıyoruz.
Peki bu tür bir profilin sesi çok çıkıyor ve çoğunluk mutedil kesim sabırda sebat ediyor diye yanlışta ısrar edenlere teslim mi olacağız?
Bakınız bir Doğu'dan bir de Batı'dan örnek vereceğim. İki gün önce Azerbaycan'dan geldim. Bakü'de bir tane başıboş köpek görmedim. Sordum; köpekler barınaklarda tutuluyormuş. Sokaklar mis gibi, gayet medeni.
Diğer örnek Yunanistan'dan. Geçtiğimiz Mart ayında Yunanistan'da başıboş köpeklerin saldırısına uğrayan Alman turist ağır yaralandı. Belediye başkan yardımcısı görevi ihmal suçundan tutuklandı. Konuyu bu denli ciddi takip ediyorlar ve yaptırımlar oldukça ağır.
Bizdeki tabloyu aktaralım.
İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi'den Valilere net talimat gitti. Bakan Çiftçi, Valilere; "Başıboş köpek sorununu şehirlerinizde bir an önce bitirin" mesajı verdi ve televizyon programında "sahipsiz sokak hayvanlarının yüzde 75'i şu anda toplanmış durumda" açıklamasını yaptı.
Bakan Çiftçi, Van'da yaşanan elim olayla alakalı şu ifadeleri kullandı; "Olayda ihmali ya da kusuru bulunan kişi veya kişiler hakkında gerekli adli ve idari süreçler hassasiyetle yürütülecektir. Bu kapsamda İçişleri Bakanlığımız tarafından Mülkiye Müfettişi görevlendirilmiştir. Soruşturma sürecini dikkatle takip edeceğiz."
Hamza'nın acısı dinmeyecek ama sorumluların gerekli muameleyi görmeleri en azından maşeri vicdanı rahatlatacaktır.
Başıboş köpek sorununu derinden yaşayan metropolümüz İstanbul için de açıklama yapıldı. İstanbul Valisi Davut Gül, İstanbul'da sahipsiz hayvanların yüzde 46'sının toplandığını, kalanların da tamamının toplanacağını belirterek, "Bu görev belediyelerindir. Tüm belediyeler bu yükümlülüğü derhal ve eksiksiz yerine getirecektir. İhmal ve gecikmeye kesinlikle müsamaha gösterilmeyecektir" şeklinde konuştu.
Halkımız beş yıldır tartışılan bu konuda daha hızlı bir pratik görmek istiyor.
"Her yerde başıboş köpek olsun diye" savunanlara bakıyoruz, güvenli sitelerinden demeçler veriyorlar hala.
Saldırıya uğrayan, parçalanan çocuklara ve yaşlılara bakıyoruz... Hepsi güvenli sokaklara muhtaç olan halkım insanı.
Devlet kimin yanında duracak?
Sosyetik elit kesimin mi, masum Anadolu halkının mı?
Bu konu tamamen sınıfsal bir mücadeleye dönüştü.
Güvenli sokaklar temin edilmezse, halkımız sandıkta bunun hesabını kesecektir.
Cesur uygulayıcılara ihtiyaç var.
AK Parti pek çok netameli konuyu çözdü, bu konuyu da çözecek. İnanıyorum.