Hüseyin GÜLERCE

hgulerce@star.com.tr

İmamoğlu-Özel arasındaki köprüler atılırken…

- Hüseyin GÜLERCE tüm yazıları

CHP'de Kılıçdaroğlu ile Özgür Özel arasında yeni bir dönem başlıyor.

Bugün CHP'nin 38. Olağan Kurultayındaki şaibenin yargıda sonlandırılması var. İmamoğlu'nun parası ile iradesi satın alınan delegenin Özgür Özel'i perde önünde genel başkanlığa getirmesi hem yargıda hem de kamu vicdanında reddediliyor.

Bu meselenin ikinci perdesi İmamoğlu ve Özel için çok önemli.

Kılıçdaroğlu yönetimi, bugünkü MYK toplantısında tasfiyeleri il başkanlarına taşıyabilir. Yani "arınma" süreci yoğunlaşarak devam edecek.

Akşam gazetesinin haberine göre Kılıçdaroğlu'nun bu hafta Ankara, İzmir ve Bursa il başkanlarını görevden alması bekleniyor. 6 kişilik 'Arınma Komisyonu'nda bazı belediye başkanları için de yeni ihraç süreçleri yolda.

İmamoğlu ve Özgür Özel'e, CHP'den ayrılmanın dışında bir yol kalmıyor.

Nitekim Kılıçdaroğlu T24'te Murat Sabuncu'ya yaptığı açıklamalarda, "Mücadele CHP içinde mi devam etmeli, yoksa yeni bir parti mi kurulmalı?" sorusuna, "ya bir yol bulacağız ya bir yol yapacağız" diyor.

Yani bunlar yolcu...

İşte bu yola girildiğinde önemli bir soru karşımıza çıkıyor. Bugüne kadar İmamoğlu'nun "liderimiz" değil de "yol arkadaşım" dediği Özgür Özel ile münasebetleri bundan sonra nasıl olacak?

Evet, bugüne kadar perde önünde Özgür Özel görülüyordu, asıl lider ise İmamoğlu'ydu.

Özgür Özel, iradesi satın alınmış delegenin oylarıyla genel başkan seçildiği için İmamoğlu'ndan talimat alarak genel başkanlık yaptı/yapıyor.

Özel neredeyse her hafta Silivri'ye gitti, talimatlar aldı ve ona göre hareket etti.

Bakınız burası çok önemli; demokratik bir seçim olsaydı, Özgür Özel delegenin hür iradesiyle seçilseydi İstanbul Belediye Başkanından talimat alır mıydı?

CHP'nin daha önceki hangi Genel Başkanı İstanbul Belediye Başkanının talimatıyla partiyi yönetmiştir?

Böylesine onur kırıcı bir duruma daha önce düşen var mı?

Bundan sonra ne olacak?

Cezaevindeki bir "Cumhurbaşkanı adayını" (!) artık yeni kurulacak veya gidilecek partide takan olacak mı? "Yeter bu saçmalığı daha fazla sürdürmeyin" itirazları, İmamoğlu'nu devre dışı bırakmayacak mı?

CNN Türk'te katıldığı programda konuşan CHP Genel Başkan Yardımcısı Berhan Şimşek, Ekrem İmamoğlu'nun CHP'nin cumhurbaşkanı adayı olmadığını söyleyerek, "Cumhurbaşkanlığı Ofisi de kapandı. Ortada hiçbir şey yokken cumhurbaşkanı adayı diyemezsin" dedi. O defteri kapattı.

İmamoğlu'nun artık öyle şaibeli, rantlı, rüşvetli, dolarlı, eurolu bir mali kaynağı yok. Özgür Özel de, CHP'nin aldığı hazine yardımından yoksun.

Yeni partide çarklar nasıl dönecek?

Harç bitti yapı paydos olmayacak mı?

Başka bir konu, Özgür Özel'in bir liderlik kabiliyeti, donanımı yok. Önümüzdeki günlerde fırtınalı havada dalgalı denizlere girilecek.

Bugün meydanlarda afra tafra yapan Özgür Özel'i o zaman göreceğiz.

Ekrem İmamoğlu'nun şirazesi zaten kaydı. Kılıçdaroğlu için "dâhili bedhah kayyım" ifadesini kullanıyor.

Silivri Cezaevi'nden İlke TV'ye yaptığı konuşmada aynen şunları söylüyor: "Dâhili bedhah kayyımın ne düşündüğünü bilmem, ilgilenmiyorum da. Milletimize de huzurlarının kaçmaması adına bu kişiyi kâale almamasını tavsiye ederim."

Bedhah, "başkasının kötülüğünü isteyen, kötü yürekli" kişi anlamına gelen bir sıfat.

Atatürk'ün Gençliğe Hitabesi'nde, "İstikbalde dahi seni bu hazineden mahrum etmek isteyecek dâhilî ve haricî bedhahların olacaktır" ifadesini İmamoğlu alenen istismar ediyor.

İmamoğlu ve Özgür Özel'in en büyük yanlışı, kendilerini çok önemli şahsiyet zannetmeleri.

Bundan sonrası ikisi için de kötü olacak...