Hüseyin GÜLERCE

hgulerce@star.com.tr

İmamoğlu-Özel, maceralı yeni yola giriyor…

- Hüseyin GÜLERCE tüm yazıları

CHP'de iki başlılık nihayet sona eriyor. İmamoğlu-Özel ikilisi nihayet CHP'den ayrılmanın kararını verdi.

Dananın kuyruğu bugün yarın kopar.

Özel'in meydan meydan sokak sokak konuşmaları, aslında "gördünüz, çok direndik ama başka çaremiz kalmadı" yollu ikna çabasından ibaret.

Bakınız dün yine Kılıçdaroğlu başkanlığında toplanan CHP Merkez Yönetim Kurulu (MYK) yeni ihraç kararları aldı.

Parti Sözcüsü Müslim Sarı, 26 il başkanının görevden alındığını, bunlardan 7 il başkanı hakkında ise kesin ihraç istemiyle tedbirli disiplin süreci başlatıldığını açıkladı. 6 ilde yeni görevlendirmeler yapıldı.

Yargının mutlak butlan kararı sonrası Ankara, İzmir, Adana, Gaziantep, Malatya, Erzurum, Bursa ve Bitlis il başkanları da görevden alınmıştı.

Ayrıca CHP Kadın Kolları Genel Başkanı Asu Kaya da görevden alındı.

10 Haziran'da da Özgür Özel'e yakın 9 milletvekili tedbirli olarak kesin ihraç talebiyle Yüksek Disiplin Kurulu'na (YDK) sevk edildi.

Yargıtay Siyasi Partiler Sicil Bürosu, 9 CHP'li milletvekilinin parti üyeliklerini sildi.

Kriz derinleştikçe derinleşti, derinleşiyor.

Özgür Özel takımının yaşadığı yaprak dökümü değil tam anlamıyla tırpan yemek.

Bu duruma daha fazla dayanmaları, ya da mücadele ediyor gibi görünmeleri mümkün değil.

Nitekim Manisa milletvekili Özgür Özel, önceki gün İzmir'de Bayındır, Ödemiş, Kiraz, Beydağ ve Tire ilçelerinde ziyaretlerde yaptığı konuşmalardan artık net konuştu.

Özel, "Biz partimizdeyiz ama yeni bir yürüyüşün, yeni bir yaklaşımın içindeyiz. Parti yeni de olsa mevcut partide devam da olsa yeni bir siyaseti müjdeliyoruz. Biz Türkiye'de yeni bir yol açıyoruz" dedi.

Dün de CHP Grup Toplantısında noktayı koydu: "İşgal bitmezse bu milleti seçeneksiz bırakmayacağız. Bir kapı kapanırsa yenileri açılır."

Aslında İmamoğlu ve Özgür Özel, cambaza bak oyununu devam ettiriyorlar.

Nedir o oyun?

Türkiye demokrasi tarihinin en büyük yolsuzluk, rant, soygun davasının kendilerini içine soktuğu kaosu unutturmaya, gündemi saptırmaya çalışıyorlar.

Evet, yargıda devam eden davada ortaya konan MASAK raporlarına, HTS kayıklarına, itiraflara, belgelere rağmen her şeyi inkâr ediyorlar.

İşte dün devam eden İBB davasında en önemli sanıklardan Murat Ongun, hakkındaki somut iddiaların hiçbirine cevap vermedi.

Bakınız üç gündür gündemin en önemli gelişmesi iki CHP'li eski belediye başkanının yeniden verdikleri ifadeler.

Antalya Büyükşehir Belediyesi soruşturması kapsamında tutuklanan Muhittin Böcek, etkin pişmanlık kapsamında verdiği ek ifadesinde Ekrem İmamoğlu'nun, adaylık karşılığında kendisinden 15 milyon euro talep ettiğini ve bu paranın 5 milyon euro'luk kısmını ödediğini ileri sürdü.

Böcek'in verdiği ifadeler, teknik verilerle delillendirildi. Soruşturma dosyasındaki HTS kayıtları ve baz istasyonu verileri, Böcek'in iddia ettiği telefon görüşmelerini ve İstanbul'daki gizli buluşmayı saniye saniye doğruladı.

Yine soruşturma kapsamında tutuklanmasının ardından Uşak Belediye Başkanlığı görevinden uzaklaştırılan Özkan Yalım, 26 Haziran'da savcılığa ek ifade verdi.

Yalım, "CHP Genel Başkanı Özgür Özel'in kullanımına sunulmak üzere helikopter alınmak istendi, parti yönetiminde mali işlerden sorumlu genel başkan yardımcısı olan Özgür Karabat benimle WhatsApp üzerinden irtibata geçerek, alınacak olan helikopterle alakalı araştırma yapmamı istedi. Özgür Özel, alınacak olan helikopterin özellikle Sikorsky tipi olmasını istemişti" diyor.

CHP Grup Başkanvekili Murat Emir, Muhittin Böcek ve Özkan Yalım'ın ifadelerine sert tepki gösterdi. "Her türlü şantajla ve tehditle iftiralar attırıyorlar" savunmasını yaptı.

Ama kamuoyunun beklediği cevabı ne İmamoğlu ne Özgür Özel bugüne kadar vermedi: "Böyle şeyler olmadı. Özgür Özel'in bahçe duvarına para bırakılmadı. İmamoğlu genel başkan olmadığı halde belediye başkan adaylarını, para alarak belirlemedi. Söylendiği yerde telefonu sinyal vermedi."

Bunları hiç duymadık.

Özgür Özel'in bahsettiği yeni yol, üzerlerinden akan kirden çamurdan dolayı yürünemeyecek bir yol.

Gittikleri yol, yol değil çıkmaz sokak.

Hele bir yürüsünler görecekler...