Yargı, asrın yolsuzluk, rüşvet, rant, soygun iddiası davasına, "İmamoğlu Çıkar Amaçlı Suç Örgütü" davası adını verdi.
Önceki gün 61. Duruşma yapıldı. Mahkeme Başkanı ile İmamoğlu arasında yine gergin anlar yaşandı. İmamoğlu salondan çıkarılırken, diğer isimlerin tepki göstermesi üzerine, Mahkeme Başkanı "Burada soytarılık yapamazsınız." dedi.
3739 sayfa uzunluğundaki iddianamede Cumhuriyet tarihinde görülmemiş organize işler var. Özgür Özel meydan meydan, sokak sokak dolaşarak bu davanın siyasî olduğunu, iftiralara dayandığını, Cumhurbaşkanı adaylarının önünün kesilmeye çalışıldığını söyleyip duruyor.
MASAK raporları, HTS kayıtları, belgeler, belediye bürokratlarının ve işadamlarının itirafları ortada. Bunların hiçbirine cevap vermiyorlar, yavuz hırsız ev sahibini bastırır misaline şapka çıkartacak bir kızarmaz yüz sergiliyorlar.
Ancak bu atmosferi dağıtan çok çarpıcı bir örnek var.
Bu örnek karşısında dut yemiş bülbüle dönüyorlar. Hiç oralı olmuyorlar, dönüp bakmıyorlar, cevap vermiyorlar...
Örgüt yöneticisi olmakla suçlanan eski Medya A.Ş. Yöneticisi Murat Ongun'un durumu...
Bu hafta iki gün boyunca Murat Ongun'un savunması alındı.
Herkesin merak ettiği tek bir konu vardı.
Murat Ongun'un lüks konut kirası...
Aldığı maaşla, villanın yüksek kirasını nasıl ödemiş?
Murat Ongun'un, yıllık 3 milyon 700 bin TL tutarındaki lüks bir konutta kiracı olduğu ortaya çıkmıştı. Ongun, kirasını Ekrem İmamoğlu'nun yardımıyla ödediğini beyan etmişti. Oysa savcılık dosyasındaki banka hareketleri bu beyanı tamamen yalanladı. Ev kirası ve depozito ödemesi içeren 4.5 milyon TL'lik transfer bizzat eşi Zeynep Ongun tarafından yapılmıştı. Zeynep Ongun'un hesabına gelen bu paranın İmamoğlu'ndan değil, özel bir firmaya ait hesaptan gönderildiği (4 milyon TL) MASAK raporlarıyla kanıtlandı. Aylık geliri 80 bin TL olan eşi Zeynep Ongun, aylık kirası 310 bin TL olan ev için parayı nereden bulduğu sorulduğunda "Giresun'a gidip kayınvalidemden 2 kilo altın aldım, bunu Rize'de bir kuyumcuda bozdurup şahsi hesabıma yatırdım" demişti. Ancak HTS ve sinyal/baz tespitlerinde, Zeynep Ongun'un o tarihlerde Rize'ye hiç gitmediği belirlendi.
Zeynep Ongun, "Kuyumcu tarafından düzenlenen gider pusulasını imzalamam gerektiği bana söylenmedi. Bundan dolayı imzalamamış olabilirim" diye açıklama yaptı.
2025 yılında aylık kira 416 bin TL'ye yükseldi ve 4,9 milyon TL'ye çıkan yıllık kira tutarını Zeynep Ongun yine yıllık peşin olarak yatırdı.
Duruşmada son olarak çapraz sorgusu yapılan Ongun'a, savcı "Beykoz'da sitedeki ev sizin mi yoksa kiralık mı?" sorusunu yöneltti. "Kiralık, keşke benim olsa" diyen Ongun, savcının "Kirayı siz mi ödediniz, belediye mi?" sorusuna, "Konunun bana yöneltilen suçlamalarla bir ilgisi yok. Kiracı olmaktan suçlanan tek kişiyim. Yanıt vermemeyi tercih ediyorum." diyerek cevap vermedi.
Soru çok açık; maaşı 350 bin lira iken, bir belediye bürokratı aylık 416 bin lira kirası olan bir villada oturuyorsa bu kirayı nasıl ödüyor?
Üstelik 5 milyon TL olan yıllık kirayı peşin nasıl yatırıyor?
Hayatın normal akışında bunun cevabını herkes merak eder...
Bunun bir cevabı olması gerekir.
Bakınız İmamoğlu da, Özgür Özel de bu konunun üzerinde hiç durmuyor.
Ongun'un, villada kirada oturması konusu, gömleğin ilk düğmesinin yanlış iliklenmesi gibi. Ondan sonra her şey yanlış...
Başka sorular da cevap bekliyor.
1. Murat Ongun, İmamoğlu tarafından villada oturmasına göz yumulan biri. Neden?
Murat Ongun ile İmamoğlu arasında nasıl bir bağ var?
Murat Ongun, İmamoğlu'nun sırlarını bilen, ona şantaj yapabilecek bilgilere sahip biri mi?
2. Murat Ongun'un villada oturmasından Özgür Özel'in haberinin olmaması mümkün değil. İmamoğlu'nu neden uyarmamış? "Bu konu ileride başımıza iş açar" niye dememiş?
Yoksa İmamoğlu ile Özel, ikili değil de İmamoğlu-Murat Ongun-Özgür Özel üçlüsü mü var?
3. Örgütün medya ayağını Murat Ongun organize ettiği/yönettiği için mi abad edilmiş? Bugün CHP'li medyanın Murat Ongun'u korumak için oluşturduğu kalkan bu yüzden mi?