İsrail apırsa da köpürse de İran bataklığında işler sona yaklaşıyor, kurduğu tuzaklar bir bir elinde patlıyor.
Duruma sebep katil Netanyahu ve İsrail halkı da korktukları sona doğru koşar adım ilerliyor.
Evet, mevcut durum, sahada yaşananların kısaca özeti bu.
İsrail'in sonunu getirecek bu durumu önlemenin tek bir yolu var...
Süreci sabote etmek, barış, diplomasi, masa gibi kavramları konuşulamaz hale getirmek.
O halde ne duruyoruz, hücummm...
İŞİ KÖTÜLÜK...
İsrail Terör Örgütü (İTÖ) öyle yaptı ve son haftalarda barış, ateşkes gibi konular gündeme geldiğinde, böylesi ihtimaller yeşerdiğinde süreci baltalamak için elinden geleni ardına koymadan her türlü kötülüğü yaptı.
Bugüne kadar birçok kez denenen masa da İTÖ'nün bu saldırıları karşısında doğmadan ölmek zorunda kaldı.
Kısacası İTÖ giriştiği bu kirli ve kanlı işler sonucu süreci sabote etmeyi başardı.
Son yaşanan Beyrut saldırısı bu konunun en güncel en çarpıcı örneği...
BEYRUT SALDIRISI...
Kör-topal şekilde ilerlese de yaklaşık iki aydır devam eden ateşkesin getirdiği sessizlik İsrail'in geçtiğimiz hafta durduk yere Beyrut'a saldırmasıyla bozuldu.
İsrail, namı diğer İTÖ, Amerika'nın koyduğu yasağa rağmen Beyrut'u vurdu.
Peki bu saldırıya gerekçe olabilecek ne gelişmişti sahada?
Koca bir hiç...
O halde sebep neydi?
SEN MİSİN ANLAŞAN...
Saldırının sebebi sızan bir haberdi.
Sızan haberin ne olduğu saldırı sonrası açıklama yapan Trump'ın şu sözlerinde anlaşıldı;
"Bir iki gün sonra; Katar, Suudi Arabistan, Birleşik Arap Emirlikleri ve Türkiye'nin olduğu bir törenle savaşa son veren anlaşmayı imzalayacaktık."
ARİFE TARİF...
Görünen o ki birileri sessiz sedasız bir masa kurmuş ve sabotaja uğramasın diye de masayı ve yaşananları herkeslerden saklamıştı.
Yine görünen o ki o masadan birileri de gizlice son dakika İsrail'e haberi uçurmuş, İTÖ'yü gelişmelerden haberdar etmişti.
İsrail haberi alır almaz önce Beyrut'a saldırdı, sonrasında kendisiyle iş birliği halinde olan İran'ın paralel yapısını devreye aldı ve İran'ın İsrail'e saldırmasını sağladı.
Sonrasında hava sahasını kapamalar, okulların tatil edilmesi gibi bir dizi tiyatrolar.
SONUÇ...
Bu tuzak da ellerinde patladı.
Trump yapılan saldırıya tepki göstererek "İsrail'in yaptığı doğru değil Netanyahu ile görüşeceğim" diyerek telefona sarıldı ve karşısına çıkan Netanyahu'ya başladı saydırmaya;
"Sen delisin"
"Ben olmasaydım şu an hapiste olurdun"
"Seni ben kurtarıyorum. Şu an herkes senden nefret ediyor, herkes bundan dolayı İsrail'den nefret ediyor"
ÇATLAK BÜYÜK...
Görüşmeye ait bilgiler ABD'li yetkililer tarafından aktarıldı.
Trump ile Netanyahu arasında geçen bu görüşme, İsrail'in Lübnan'daki faaliyetleri ve İran ile yürütülen diplomatik süreç konusunda yaşanan görüş ayrılıklarını bir kez daha gözler önüne serdi.
Burada merak edilen soru şu...
Maskelerin düştüğü, safların netleştiği böylesi bir süreçte durum nereye varır?
Onca sabotaja rağmen masa halen çalışır mı?
Çalışırsa bu masadan sonuç çıkar mı?
BAŞKA ŞANSI MI VAR...
Onca saldırıya rağmen masayı bugünlere taşımayı bilen akıl bu gelişmelere rağmen o masadan sonuç almayı bilir.
Bu işin sonunda kesinlikle kazanan ulusalcılar olacak kaybeden ise İsrail ve işbirlikçileri.
Belki de bu yazıyı okuduğunuz dakikalarda anlaşmanın sağlandığı haberlerini alacaksınız.