Muhsin Yazıcıoğlu'nun ölümüne ilişkin soruşturma Ankara'da derinleşiyor.
Bilindiği gibi Büyük Birlik Partisi (BBP) Kurucu Genel Başkanı Muhsin Yazıcıoğlu ile 5 kişinin 25 Mart 2009'da düşen helikopterde hayatını kaybetmesine ilişkin soruşturma dosyası, 190 klasörlük adli arşiv ile Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı'na gönderildi.
Muhsin Yazıcıoğlu'nun 17 yıl önceki ölümüne ilişkin soruşturma kapsamında, "silahlı terör örgütü kurmak, yönetmek ve üye olmak" ile "tasarlayarak kasten öldürme" suçlamalarından 29 kişi hakkında gözaltı kararı verildi.
Ankara merkezli 10 ilde 30 adrese yönelik Organize Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekiplerince düzenlenen operasyonda 27 şüpheli gözaltına alındı.
Hâkimlik tarafından yapılan değerlendirme sonucunda 27 şüpheliden 19'u tutuklanırken, 8 şüpheli hakkında adli kontrol tedbiri uygulanmasına karar verildi.
Şüpheli/tutuklu isimler arasında emekli ve görevde hava kuvvetleri mensubu rütbeli askerler, kaza kırım ekiplerinde görev yapan personeller ile daha önce ihraç edilen emniyet mensupları da yer aldı.
Başsavcılıktan yapılan açıklamaya göre, şüphelilerin; Fetullahçı Terör Örgütü'nün (FETÖ) faaliyetleri kapsamında Yazıcıoğlu ve beraberindekilerin bulunduğu helikopterin kaza kırımına uğraması olayına ilişkin "tasarlayarak kasten öldürme" suçuna iştirak ettikleri belirlendi.
Hazırlanan bilgi notunda; olay bölgesindeki savaş uçaklarından FETÖ'nün Hava Kuvvetleri yapılanmasına, ByLock mesajlarından örgüt mensuplarının olay öncesi ve sonrasındaki sıra dışı görüşmelerine kadar birçok hususa dikkat çekildi.
Güvenlik birimlerinin çalışmalarına göre, helikopterin düştüğü bölgede olay anında üç savaş uçağının bulunduğu belirlendi. Bu uçaklardan ikisinin Amasya 5. Ana Jet Üssü'nden kalkan F-16'lar, diğerinin ise Malatya Erhaç Askerî/Sivil Havalimanı'ndan havalanan bir F-4 olduğu tespit edildi. Bu nedenle savaş uçaklarının helikopterin kırıma uğramasına yol açmış olabileceği ihtimali üzerinde duruldu.
Yapılan incelemelerde F-4 savaş uçağının pilotlarından Ali Armağan'ın 2010 yılından itibaren örgütsel faaliyetlerde operasyonel hat kullandığı ve FETÖ'nün Hava Kuvvetleri mahrem imamlarından Adil Öksüz ile yoğun irtibatının bulunduğu tespit edildi.
Armağan'ın daha sonra FETÖ/PDY iltisakı nedeniyle adli işlem gördüğü ve 2018-2023 yılları arasında cezaevinde bulunduğu kayıtlara yansıdı.
Dönemin İstanbul Hava Mahrem İmamı Erol Sağlam'ın 21 Mart 2009'da İstanbul'dan Diyarbakır'a, buradan da Malatya'ya geçtiği belirlendi.
Sağlam'ın Malatya'da, örgütün Malatya Hava Mahrem İmamı Ali Cingitaş ile buluştuğu ve 22 Mart'ta İstanbul'a döndüğü tespit edildi. Erol Sağlam ve Ali Cingitaş'ın ortak irtibatlarının ise Hava Mahrem İmamı Cağfer Sarıkaya olduğu belirlendi.
Ortak irtibat konumundaki Cağfer Sarıkaya'nın, 15 Temmuz darbe girişiminde, Akıncı Üssü'nde yakalanan Harun Biniş ve firari Adil Öksüz ile birlikte 23 Mart 2009'da İstanbul'dan ABD'ye gittiği tespit edildi.
Söz konusu seyahatin, helikopter kazasından yalnızca 2 gün önce gerçekleşmesi dikkat çekti.
Olay tarihinde FETÖ'nün Elazığ İl İmamı olduğu belirtilen Mehmet Durakoğlu ile örgütün mülki idare mahrem yapılanmasında sorumlu düzeyde faaliyet gösteren Ömer Hakan Kısıkkaya arasında gerçekleştiği tespit edilen Bylock mesajı ortaya çıktı. Yazışmada çarpıcı ifadeler yer aldı.
Mesajda şu ifadelerin kullanıldığı belirlendi:
"Benim başıma Yazıcıoğlu hadisesi gelince hemen İzmir'e gittim. Barbaros abiyle görüştüm. O, büyüğümüzle konuştu. Sabah İstanbul'da heyet toplandı. Öğlen El Aziz'e geldim, noktayı koyduk. Tereyağından kıl çeker gibi iş halledildi. Amerika'ya gittiğimde büyüğümüz, sürecin en sıkıntılı hadisesiydi, dedi."
Yazıcıoğlu'nun ölüm anına ait görüntülerin saklandığı bir flash belleğin uzun süre Bank Asya'nın şifreli kasasında tutulduğu, 2015'te Pensilvanya'ya götürüldüğü, beyanlar arasında yer aldı.
Bir ildeki yurt yapılırken ismini FETÖ elebaşının koyduğu sinsi yapıda; 15 Temmuz'da tankların, helikopterlerin, savaş uçaklarının bombalama talimatlarını nasıl FETÖ elebaşı verdi ise şehit Muhsin Yazıcıoğlu'nun öldürülmesi talimatını da o vermiştir.
Yazıcıoğlu'nun helikopterinin düşürülmesi aydınlanınca; FETÖ ihanetinin, kalleşliğinin, nasıl affedilemez olduğu milletçe bir daha görülecektir.
Türkiye düşmanları için hala kullanışlı bir taşeron örgüt olan FETÖ'nün ihaneti bitmez.