Kıdem tazminatı, iş sözleşmesinin fesih nedenine bağlı olarak gündeme gelebilen ve aynı işverene bağlı en az bir yıllık kıdem süresine sahip işçilere yapılan bir ödemedir.
İşçinin iş sözleşmesinin, 1475 sayılı mülga İş Kanunu'nun yürürlükte olan 14'üncü maddesinde öngörülen hallerde sona ermesi halinde ve işçinin en az bir yıllık kıdem süresi varsa, işveren tarafından işçiye kıdem tazminatı ödenmektedir.
Kıdem tazminatı hesaplanırken çalışılan her tam yıl için işçinin 30 günlük son giydirilmiş brüt ücreti esas alınmaktadır. Bir yıldan artan süreler için de aynı oran üzerinden ödeme yapılacaktır.
Son giydirilmiş brüt ücretin hesaplanmasında işçinin para ve para ile ölçülmesi mümkün olan, iş sözleşmesiyle sağlanan menfaatler ile kanundan doğan menfaatlerin süreklilik arz etmesi koşuluyla dikkate alınmaktadır.
Kıdem tazminatı, 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nun 80'inci maddesi uyarınca sosyal güvenlik priminden; 193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu'nun 25'inci maddesi uyarınca ise gelir vergisinden istisnadır. Sosyal güvenlik primi ve gelir vergisi istisnalarına rağmen, kıdem tazminatı damga vergisine tabidir.
Ancak işçiler açısından kıdem tazminatı niteliğinde yapılan ödeme mevzuatımızda tavan uygulamasına tabidir. Diğer bir ifadeyle, kıdem tazminatı niteliğinde yapılan ödemenin, sosyal güvenlik primi ve gelir vergisinden istisna tutulabilmesi için her yıl ocak ve temmuz aylarında belirlenen kıdem tazminatı tavanına kadar ödeme yapılması gerekir.
Devlet tarafından belirlenen kıdem tazminatı tavan tutarı, kamu sektöründe çalışan en yüksek devlet memuruna ödenebilecek azami emekli ikramiyesi tutarı dikkate alınarak hesaplanmaktadır.
Hazine ve Maliye Bakanlığı Kamu Mali Yönetim ve Dönüşüm Genel Müdürlüğü'nün 03.07.2026 tarih ve 5 Sıra No'lu Genelgesi kapsamında açıklanan katsayılar doğrultusunda 01.07.2026 – 31.12.2026 dönemi için kıdem tazminatı tavanı tutarı brüt 73.729,87 TL; damga vergisi kesintisi sonrası net 73.170,26 TL'dir.
Bu bağlamda, 01.07.2026 – 31.12.2026 tarihleri arasında yapılan kıdem tazminatı ödemesinin, brüt 73.729,87 TL'yi aşması halinde sosyal güvenlik primi, gelir vergisi ve damga vergisi kesintilerinin uygulanması gerekmektedir.
Diğer yandan işverenler, kıdem tazminatı tavanını aşan kısım için ödeme yapmaya zorlanamaz. İşçinin ücreti ne kadar yüksek olursa olsun, iş sözleşmesinin kıdem tazminatına hak kazandıracak şekilde sona ermesi durumunda kıdem tazminatı, çalışma süresiyle orantılı olarak ilgili dönemde geçerli tavan tutar üzerinden hesaplanacaktır.
Bununla birlikte işverenin kendi iradesiyle tavanın üzerinde ödeme yapması her zaman mümkündür. Ancak tavanı aşan kısım kıdem tazminatı olarak değerlendirilemeyecektir. Kıdem tazminatının tavanı aşmayan kısmından yalnızca damga vergisi kesilirken, tavanı aşan ödeme ücret, prim veya ikramiye niteliğinde ek ödeme kabul edilerek, bu kısım üzerinden sosyal güvenlik primi, gelir vergisi ve damga vergisi kesintilerinin yapılması gerekecektir.
4857 sayılı İş Kanunu'nun "İstisnalar" başlıklı 4'üncü maddesinde İş Kanunu hükümlerinin uygulanmayacağı iş ve iş ilişkileri hüküm altına alınmıştır. Hüküm uyarınca ev hizmetlerinde çalışanlar İş Kanunu kapsamında değildir. Ev hizmetlerinde çalışan kişilerin çalışma ilişkileri 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu hükümlerine göre belirlenmektedir. Dolayısıyla ev hizmetlerinde çalışan bir kişiye kıdem tazminatı niteliğinde ödeme yapılması mümkün olmayacak, yapılan ödeme "ek ödeme" mahiyetinde olacak ve tutarın tamamı tüm yasal kesintilere (sosyal güvenlik primi, gelir vergisi ve damga vergisi) tabi olacaktır.
Ayrıca, 4857 sayılı İş Kanunu'na tabi işçiler bakımından kıdem tazminatı tavanı uygulanırken, 5953 sayılı Kanun'a tabi gazetecilerin kıdem tazminatında herhangi bir tavan sınırlaması bulunmamaktadır.
Sonuç olarak, kıdem tazminatının doğru hesaplanabilmesi için çalışanın tabi olduğu kanun, kıdem süresi, son giydirilmiş brüt ücreti ve fesih tarihinde geçerli kıdem tazminatı tavanı birlikte değerlendirilmelidir.
Tavan sınırına kadar olan kıdem tazminatından yalnızca damga vergisi kesilirken, tavanı aşan ek ödemelerin sosyal güvenlik primi, gelir vergisi ve damga vergisine tabi tutulması gerekmektedir. Ayrıca ev hizmetlerinde çalışanlar ile 5953 sayılı Kanun'a tabi gazeteciler bakımından farklı uygulamalar bulunduğundan, bordro ve ödeme süreçlerinin çalışan grubuna göre ayrı ayrı yürütülmesi önem taşımaktadır.