Hüseyin GÜLERCE

hgulerce@star.com.tr

Okullarda psikolojik alarm sistemine geçilmelidir

15 Nisan Çarşamba günü Kahramanmaraş'ta Ayser Çalık Ortaokulu'nda bir caninin 5 silahla yaptığı saldırının sonucunda 1'i öğretmen, 8'i öğrenci 9 canımız hayatını kaybetti. 5'i halen yoğun bakımda tedavisi devam eden 13 öğrenci de yaralandı.

Milletçe acımız çok büyük.

Kaybettiğimiz çocuklarımızın masum yüzleri her evde yürekleri dağladı.

Allah, anne babalarına, yakınlarına, sınıftaki arkadaşlarına büyük sabır versin.

Şanlıurfa'daki saldırıdan sonra bu saldırı, başta devlet kademelerini, aileleri bütün toplumu teyakkuza geçirdi.

Sadece okullardaki güvenlik tedbirleri değil, çocuklarımızı olumsuz etkileyen dijital içerikler, dizi filmlerdeki mafya hikâyeleri, okullardaki akran zorbalıkları, ailedeki kopuşlar, uyuşturucu ve her türlü bağımlılık şimdi masaya yatırılıyor.

Sosyal medyaya 15 yaş sınırı getiren kanun teklifinin önümüzdeki hafta TBMM Genel Kurulu'nda kabul edilmesi bekleniyor.

Cephelerde bileğimizi bükemeyen asırlık düşmanlarımızın, milletimizin ayağa kalkmasını engellemeye çalışan şer odaklarının içimizdeki hain şebekeleri kullanarak gençliğimize, ailemize, maneviyatımıza saldırıları ile karşı karşıyayız.

Küresel bir saldırı platformu olan Telegram'ın, bir caniyi nasıl etkilediği Kahramanmaraş'taki saldırıda gözler önüne serildi.

Telegram, uluslararası düzeyde çocuk istismarı, cinsel suçlar, kaçakçılık ve uyuşturucu ağları için bir kötülük zemini...

Kahramanmaraş'taki büyük acı; devlete, millete, bütün sorumlulara kırmızı alarm veriyor. En üst düzey güvenlik ikazı ile karşı karşıyayız.

Devlete, topluma, aileye, özellikle okullara idare, öğretmen, veli ve öğrencilere düşen sorumluluklar var.

Şu anda ikazın en önemli ve hayatî merkezi okullardır.

Polise, fiziki güvenlik tedbirlerine önem verelim ama bilhassa okullara odaklanmalıyız.

20 yıllık öğretmenlik ve idarecilik tecrübemle aklıma gelen şudur.

En acil tedbir rehberlik... Yeni adı ile psikolojik danışmanlık konusunda ayağa kalkmalıyız.

Yönetmelikte belirlenen görev tanımı içinde bundan böyle eğitsel rehberlik ve mesleki rehberlik ayrı olmalı, kişisel ve sosyal rehberlik yani duygusal destek ayrı olmalıdır.

Öne çıkarılması, kuvvetlendirilmesi gereken kişisel ve sosyal rehberliktir.

Bunun için psikolojik danışmanlık mezunları hızla ve 3-4 sınıf için 1 tane olmak üzere istihdam edilmelidir.

Bunların mümkünse lisansüstü çalışması olanlar müdür yardımcısı görevi ile baş rehber yapılmalıdır,

Bu sistem; öğrenciler, okul yönetimi, aileler, emniyet, yargı ve sağlık birimleri ile koordineli çalışmalıdır.

Bu rehberlik çalışması içinde özellikle sınıf öğretmenleri zümresi de büyük önem taşıyor.

Öğrencinin her türlü davranışını önce öğretmenler fark eder. Bir sınıfa giren bütün öğretmenlerin, rehber öğretmen ile birlikte öğrencilerin durumlarını ele aldıkları bu toplantılar erken alarm için bulunmaz bir zemindir.

Okullarımıza, koruyucu hekimlik gibi acil bir çalışma sistemi gerektiğini anlatmaya çalışıyorum.

Sistem çalıştığında problemli öğrencilerin tespiti, onlarla özel görüşmeler yapılacak, gerekirse klinik psikolojik destek sağlanacaktır.

Rehberlik uzmanları asıl burada aile ile iletişime geçeceklerdir.

Bozulan, yalpalayan aile yapımız için çocuklarımıza sahip çıkacak tek merci okuldaki bu yeni sistem olacaktır.

Aile ile temaslar öyle gerçekleri ortaya çıkaracaktır ki, devreye devletin diğer birimleri milli bir davaya sahip çıkar gibi beka meselemize odaklanacaklardır.

Ortaokul ve liselerde müfredat, gençliğin ahlâkî ve manevî donanımı açısından yeniden ve acilen gözden geçirilmelidir.

Laikçi kesimin çığırtkanlığı asla dikkate alınmamalıdır.

Her olayda iktidarı suçlayan medyaya da aldırış etmeyiniz.

Kahramanmaraş'taki saldırıda bile "suç iktidarın" diyen gözü dönmüşlere dönüp bakmayınız bile...

Biz milli ve manevi değerlerine, İslam inancına, Hz. Muhammed sevgisine vurgun/tutkun bir milletiz.

Mana köklerimiz üzerinde yeniden dirilirken çatlak sesleri mi dinleyeceğiz?

Terbiye, nezaket, adabımuaşeret kuralları dersleri müfredata hızla konmalıdır.

Acımız büyük yaramız büyük; milletçe toparlanarak, kenetlenerek savunma sanayindeki başarımıza denk eğitimde de milli bir başarıyı yakalamak için ayağa kalkmalıyız...