Kuzeyin tabiri caizse tekrar 'yangın yeri' olmasının sonuçları yukarıdaki başlıktaki ifadeleri düşündürtüyor:
Oyun Büyük.
Büyük Oyun.
Neden?
Çünkü iş döndü dolaştı o mevzuya geldi:
Enerji.
Ukrayna'nın düzenlediği büyük bir insansız hava aracı-dron saldırısı sonrası Kırım'daki Rusya yanlısı yetkililerin halka ve işletmelere yakıt satışlarını askıya alarak yakıt tedarikini sadece temel ve güvenlik hizmetleri sağlayan devlet kurumları ile sınırlandırma kararı verdi.
Gerekçe ise ana tedarik yolların aksaması, çeşitli bölgelerde elektrik kesintilerine yol açması, Kerç Boğazı'ndaki feribot trafiğini durdurması ve Kırım'ı Rusya'ya bağlayan köprünün geçici olarak kapatılması olarak belirtiliyor Reuters tarafından.
Ukrayna'nın Rusya Federasyonu'nu insansız hava aracı-drone sürüleriyle tedarik hatları olan köprüler ve altyapının 'onarılamayacak kadar hızlı bir şekilde bozma' hedefli paralize etmeye yönelik "lojistik ablukası" amacına ulaşmış görünüyor.
Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelensky şu sözlerle tanımlıyor:
"Dün Tyumen bölgesindeki petrol rafinerilerine vurarak yanıt verdik. Doğrudan konuşursak, mesafe yaklaşık 2.070 kilometreydi.
Yeni dronlarımız hedeflerini başarıyla vurdu. Gerçek uçuş rotaları yaklaşık 2.500 kilometreydi.
3.000 kilometre ve ötesine uçabilecekler. Bunlar yeni dronlar—iyi dronlar.
3.000 kilometrenin ötesine ulaşacaklar çünkü tüm askeri fabrikalarının nerede olduğunu, petrol üslerinin nerede olduğunu, gaz depolama tesislerinin nerede olduğunu ve benzerlerini biliyoruz."
Daha uzak mesafelere ulaşabilecek aletlere ihtiyacımız var. Ve onları üretiyoruz.
Güneydeki kırılgan süreç ise ilk tökezlemesini Cuma günü yaşadı.
Ve ilk etki de yine enerji üzerine oldu.
Hürmüz Boğazı.
Amerika Birleşik Devletleri Başkanı Donald J. Trump şöyle tanımlıyor:
"Dün İranlılarla yapılan Mutabakat Zaptı sonucunda, 19 milyon varil ham petrol Basra Körfezi'nden çıktı."
Bu kadar da değil.
"Amerika Birleşik Devletleri, gerekirse gelecekte Hürmüz Boğazı'nı ele geçirebilir ve geçiş ücretleri toplayabilir.
Bu, Amerika Birleşik Devletleri'nin Hürmüz Boğazı ve Orta Doğu'nun "koruyucu meleği" olması anlamına gelir.
Bu ayrıca, ABD'nin Boğaz'dan geçen petrolün %20'sini almasını da içerecek."
Dahası da var.
"Onu kapatırsın ve bir ülken kalmaz."
İpleri daha da geren bu açıklamalar sonrası İran heyetinin, Amerika Birleşik Devletleri heyetiyle planlanan el sıkışma ve ortak fotoğraf çekimine katılmayı reddettiği belirtiliyor.
Velhasıl 'kuzeyde' de 'güneyde' de oyun büyük.
Büyük oyunda kırılganlık, belirsizlik, gerginlik de azalmak şöyle dursun artıyor...