Aksa Tufanı bir mihenk taşı gibi ulusal yönetimlerin ve uluslararası kuruluşların gerçek yüzünü ortaya çıkaran bir misyon ifa etti, maskeleri düşürdü!
Filistin Davası söz konusu olunca mangalda kül bırakmayan yönetimler Gazze'de 73 bin insan katledilirken sadece seyrettiler.
BM'nin, Güvenlik Konseyi'nin, AB'nin, Avrupa Parlamentosu'nun(AP), İslam İşbirliği Teşkilatı'nın, Arap Birliği'nin, Körfez İşbirliği teşkilatının kâğıttan birer kaplan oldukları ortaya çıktı.
Hele insan hakları söylemini dilinden düşürmeyen batılı ülkeler ve teşkilatlar Gazze'de binlerce insan katledilirken kınamak ve müdahale etmek bir yana utanmadan kâtile yardım ettiler.
Dilleri söylemez oldu!
Ama sıra Müslüman yönetimleri ve yöneticileri suçlamaya gelince bülbül kesilir oldular.
En son AP'nin İspanyol temsilcilerinden Nacho Sanchez Amor tarafından kaleme alınan Türkiye Raporu taslağında AB Küresel İnsan Hakları Yaptırım Rejimi kapsamında Adalet Bakanı Akın Gürlek için yaptırım (AB'deki varlıkların dondurulması) çağrısında bulundu!
Şu hâle bakar mısınız?
İsrail binlerce insanı canlı yayında katlederken insan haklarını hatırlamayan AP Türkiye hakkında yaptırımdan bahsediyor!
Hem de ayrım gözetmeden hukuku ikame etmek isteyen bir Adalet Bakanı hakkında.
O Adalet Bakanı ki, suçsuz yere sırf ideolojik intikam hırsıyla verilmiş kararlar neticesi yıllarca cezaevlerinde tutulan masumların hürriyete kavuşmasını sağlamış!
O Adalet Bakanı ki, kendisini dokunulmaz zannedenlere karşı Türkiye'de hukukun varlığını hatırlatırcasına cesaretle dava açmış!
O Adalet Bakanı ki, servetinin şımarttığı bir meşhur iş adamına, milletin bir kesimini aşağılayan fıkrası karşısında hakikati hatırlatmış!
O Adalet Bakanı ki döneminde, hükümetin bürokratı demeden adaleti ikame sadedinde eski valiyi tutuklatmış!
O Adalet Bakanı ki unutulmaya yüz tutmuş fail-i meçhulleri çözmek için kolları sıvamış!
O Adalet Bakanı ki tavuk etindeki hileye karşı sermaye güç falan demeyip şirketlere dava açıp kayyum atamış!
Filistin'de Lübnan'da İran'da oluk oluk kan akarken, bebekler kadınlar katledilirken, sadece bir saldırıda 165 ilkokul öğrencisi öldürülürken sesini çıkarmayan AP'nin insan hakları diyecek yüzü var mı ki böyle bir rapor hazırlanıyor?
Hazırlanıyor çünkü AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik beyin söylediği gibi "Bugün Avrupa Parlamentosu'nun bazı üyelerinin çeşitli etkiler altında 'siyasi bağnazlığın' vesayeti ile hareket ettiği pek çok gündem vardır."
Batının damarlarında dolaşan İslam nefreti ve o nefreti körükleyen kimi çevreler Türkiye'nin eski Türkiye olmadığının hâlâ ayırdında değiller!
Bu siyasi yobazlıklar elbette ki merduttur!
Bu raporların Türkiye nezdinde elbette ki hiçbir hükmü yoktur.
Çelik'in dediği gibi "Avrupa Parlamentosu'nun bu siyasi yobazları 'demokrasi ilkokulu'na göndermesi en doğru seçenektir."
Batıcı ana muhalefet partisinin hedefinde olan Adalet Bakanı'na AP'den gelen bu salvo sizce tesadüf mü?
NOT:
Bugün 1 Muharrem, Hicri1448 yılının ilk günü.
Peygamber Efendimizin Mekke'den Medine'ye hicreti Müslümanların takvim başlangıcıdır.
'İslâm tarihinin bu şerefli yolculuğu, keyfi bir göçü değil, hakkın ve hakikatin yeryüzüne hâkim olması için imkân arayışını simgeler.
Hicret; Allah'a imanın, sadakat ve teslimiyetin, sabır ve sebatın göstergesidir.
Hicret; Allah'ın rızası, insanlığın huzur ve barışı için sahip olduğu her şeyden vazgeçen fedakâr bir muhacirin, kendisine kucak açan cömert bir ensara kavuşmasıdır.'
Bizim hicretimiz de 'isyandan itaate, günahtan tövbeye, gösterişten tevazuya, ayrılıktan vahdete, düşmanlıktan kardeşliğe, cehaletten ilme, kötülükten iyiliğe hicret' olsun.