Resul TOSUN

rtosun@star.com.tr

Tut kelin perçeminden!

Yeri geldikçe tekrar ediyorum ki, bu toprakları bize vatan kılan Selçuklu Sultanları, Osmanlı padişahları ve Cumhuriyet dönemi cumhurbaşkanlarının hepsi tarihimizin ve kültürümüzün bir parçasıdır, onları reddetmeyiz, artılarını baş tacı yapar eksilerinden ibret alırız.

Osmanlı, Selçuklu'nun uzantısı ve mirasçısıydı; Cumhuriyet de Osmanlının uzantısı ve mirasçısıdır.

Osmanlı devletinin temel hedef ve ilkesi Allah'ın adını yüceltmek ve dinini yayıp savunmak anlamına gelen i'layı kelimetullah idi.

Yerine ilan edilen cumhuriyet de aynı temel ilke üzerine bina edilmiştir.

Cumhuriyetin ilk anayasası olan 1924 anayasasının 2. maddesi 'Devletin dini, din-i İslamdır' şeklinde olup, 26. maddesinin ilk fıkrası da dini hükümleri uygulamak anlamındaki 'ahkam-ı şer'iyyeyi tenfiz' şeklindedir.

Sahih İslam'ı esas aldığı için de yirminci asrın en ilmi tefsiri olan Hak Dini Kuran Dili ve Buhari hadislerinin özeti olan Tecrid-i Sarih Muhtasarı tercümesi o dönemin eseridir.

Fakat 1924'ten sonra yönetimi ele geçiren ve çeyrek asır tek parti rejimi uygulayan CHP, cumhuriyetin fabrika ayarlarını bozmuş, ülkede İslami olan ne varsa, yerli milli olan ne varsa hepsine savaş açmış, devlet zoruyla yasaklamış ve tam bir kültür soykırımı yaparak milletin nefretini kazanmıştır.

O yüzden de ilk serbest seçimlerde halk onları sandığa gömmüştür.

Çünkü sadece kültürel soykırım yapmamışlar bu millete ait hangi değer varsa onlara saldırmışlar, karalamışlar ve hâlâ da aynı zihniyeti devam ettirmektedirler.

Cumhuriyeti övmek için Osmanlıya saldırmak ve o döneme ait ne varsa ona karşı çıkmak bu zihniyet mensuplarının alamet-i fârikası olmuştur.

23 Nisan törenlerinde bu tavır çok çirkin bir şekilde tekrar Gaziantep'te tezahür etmiştir.

Törende kazık kadar adamlar, anaokulu çocuk mehter takımına sırtlarını dönerek protesto etmişler!

Özürleri kabahatlerinden büyük bu kazıkların başı CHP İl başkanı bir de kalkıp, "23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı'nda, çocuklarımızın saray kültürüne özendirilmesini protesto ediyoruz. Bu özentiye karşı olduğumuzdan dolayı izlemedik ve onlara arkamızı döndük." demez mi?!

Sarayın rahat yaşantısını ve şatafatını kastetmiyor tabii ki.

Zira Osmanlı'nın son sarayı Dolmabahçe'yi cumhuriyet döneminde kullanan ilk siyasetçi CHP'nin ilk genel başkanıdır ve orada ölmüştür. İkinci genel başkanlarının da oğlu uzun süre sarayı kullanmıştır.

Saray kültürü dedikleri şey Osmanlı devlet merkezinin esas aldığı İslam kültürüdür.

CHP Muğla Milletvekili S. Ö. Derici de, TBMM kürsüsünde yaptığı konuşmada, 'Türkiye Cumhuriyeti Devleti bir İslam devleti değildir. Bu ülke asla bir İslam devleti olmayacaktır' diyerek bağırmadı mı?!

Yaşar Nuri Öztürk CHP'den istifa ederken, 'Üzerinde Kur'an dışılık, din dışılık örtüsü olan bir yönetim' diye tarif etmişti.

Bakmayın Ö. Özel'in, 'Mehter de bizim Fatih de bizim Ulubatlı Hasan da' diyerek hamamın namusunu kurtarmaya çalışmasına.

O da çocuklara verilen Kur'an derslerini çağdışı diye nitelememiş miydi?!

Siyaset acemisi olduğu gibi tarih câhili de olan Özel bir de, 'Meclisi kuran partiyiz!' demez mi?!

Tut kelin perçeminden!

23 Nisan'da Ankara'da toplanan meclis yeni kurulmuş bir meclis değildi, Osmanlı Meclisi'ydi! Hilafet ve saltanatı kurtarmak için Ankara'da toplanmış ve çalışmalarına da İstanbul'da bıraktığı yerden devam etmiştir.

M. Kemal Paşa'nın meclis açılışı için yayınladığı genelgeyi okumak ve yayınlamak işlerine gelmez, çünkü orada Kur'an tilavetinden, Buhari okumalarından, Cuma namazından, duadan, kurbandan bahseder! Milli Eğitim Bakanı meclis açılışını aslına uygun yaptığı için onların nazarında istenmeyen adam olmuştur.

Hülasa, siyasi partinin amacı iktidar olarak programını uygulamaktır.

İktidar olmak için halkın rızasını kazanıp sandıktan başarıyla çıkmaktır.

CHP o tek parti dönemindeki milletin değerlerine savaş açan politikaları savunan statükocu bir partidir.

Toplumla güçlü bağı yoktur!

Bakmayın son yerel seçimlerde seçmenin iktidara bir mesaj vererek belediyeleri muhalefete devretmesine ve CHP'yi yüzde 38'lere taşımasına.

Milletin emanet ettiği belediyeleri nasıl soyup soğana çevirdiklerini, nasıl istismar ettiklerini, makamları nasıl keyfi olarak kullandıklarını millet görüyor!

Ciddi anket şirketlerinde oylarının yüzde 30'un altına düştüğü de görülüyor.

Nihai kararı millet verecek!

Bakalım milletimiz, kendi değerline sırtını dönen, yolsuzlukla, ahlaksızlıkla anılan zihniyeti mi yoksa hafız merasiminde Kur'an tilavet edip Formula-1 törenine giden, peşinden 100 bin konut kurası törenine katılan cumhurbaşkanının zihniyetini mi tercih edecek!