Resul KURT

info@resulkurt.com

Ücretin eksik ödenmesi

- Resul KURT tüm yazıları

İş sözleşmesi, işçinin işverene bağımlı olarak iş görmeyi, işverenin de bunun karşılığında ücret ödemeyi üstlendiği sözleşmedir. Bu nedenle iş görme edimi, ücret ve bağımlılık unsurları iş sözleşmesinin temel unsurlarını oluşturur. İşçi, belirli bir iş organizasyonu içinde işverenin talimatları doğrultusunda çalışırken; işveren de bu çalışmanın karşılığında kararlaştırılan ücreti zamanında ve eksiksiz ödemekle yükümlüdür.

Ücret, işçinin iş görme edimi karşılığında işveren tarafından ödenen temel alacaklarından biridir. İş ilişkisinde ücretin zamanında, tam ve mevzuata uygun şekilde ödenmesi işverenin en önemli yükümlülükleri arasında yer almaktadır.

6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 401'inci maddesi uyarınca; işveren, işçiye sözleşmede veya toplu iş sözleşmesinde belirlenen; sözleşmede hüküm bulunmayan hâllerde ise, asgari ücretten az olmamak üzere emsal ücreti ödemekle yükümlüdür.

Diğer yandan, 4857 sayılı İş Kanunu'na göre ücretin en geç ayda bir ödenmesi gerekmektedir. İş sözleşmeleri veya toplu iş sözleşmeleriyle ödeme süresi bir haftaya kadar indirilebilmesi ise mümkündür. İşçinin hak ettiği ücretin eksik ödenmesi halinde, bu durum ücret ödeme borcunun gereği gibi yerine getirilmemesini ifade etmektedir.

Ücretin eksik ödenmesi yalnızca çıplak ücretin eksik yatırılması şeklinde ortaya çıkmaz. Fazla çalışma ücretinin ödenmemesi, hafta tatili çalışması karşılığının eksik hesaplanması, ulusal bayram ve genel tatil günlerinde yapılan çalışmaların bordroya yansıtılmaması, prim ve ikramiye gibi ücret eklerinin eksik tahakkuk ettirilmesi veya maktu ücretli çalışanın raporlu/izinli günleri nedeniyle ücretinden kesinti yapılması da ücretin eksik ödenmesi kapsamında değerlendirilebilir.

İşçiye hak ettiği ücretinin ödenmesi riskleri ve yaptırımları da beraberinde getirmektedir. Ücretin eksik ödenmesi; temel ücretin eksik yatırılması, fazla çalışma, hafta tatili, ulusal bayram ve genel tatil ücreti, prim, ikramiye veya ücret eki niteliğindeki ödemelerin bordroya yansıtılmaması şeklinde ortaya çıkabilir. Bu nedenle işverenin fiili çalışma kayıtları ile bordro ve banka ödeme kayıtlarının birbiriyle uyumlu olması gerekir.

Eksik ücret ödenmesinin tespiti halinde, İş Kanunu açısından eksik ödeme yapılan her ay ve bu durumdaki her işçi için 2.734 TL idari para cezası uygulanmaktadır. Örneğin, 4 aylık dönemde 50 işçi bakımından ücretin eksik ödendiğinin tespit edilmesi halinde, idari para cezası her ay ve her işçi için ayrı ayrı uygulanacaktır. Bu durumda hesaplama 4 ay x 50 işçi x 2.734 TL şeklinde yapılacak olup; toplam idari para cezası 546.800 TL olacaktır.

Diğer yandan, 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu uyarınca ücret niteliğindeki ödemeler hak edildiği ayın prime esas kazancına dahil edilerek bildirilmesi gerekir. İşçinin ücretinin eksik ödenmesi, sosyal güvenlik mevzuatı yönünden işçinin prime esas kazancının da eksik bildirilmesi sonucunu beraberinde getirmektedir. Prime esas kazancın eksik bildirildiğinin tespiti halinde, ay başına iki asgari ücret idari para cezası ve ilgili yılın asgari ücret desteğinin iptali söz konusu olacaktır.

Ücretin hiç ödenmemesi, eksik ödenmesi veya kanuna uygun şekilde tahakkuk ettirilmemesi, işçi açısından haklı nedenle fesih sebebi oluşturabilir. İşçi, hak ettiği ücret ve ücret eklerinin ödenmediğini ileri sürerek iş sözleşmesini haklı nedenle feshedebilecektir. Bu durumda işçi, kıdem tazminatı açısından diğer şartları sağladıysa kıdem tazminatı ve kullanılmayan yıllık izinlerinin ücretinin ödenmesi gerekecektir.

Sonuç olarak işverenin temel borçları arasında olan ücret ödeme yükümlülüğünün eksik yerine getirilmesi, yalnızca işçilik alacaklarıyla bağlantılı bir husus değildir. Aynı zamanda idari para cezası, SGK yönünden eksik prime esas kazanç bildirimi ve geriye dönük prim tahakkuku riskini de beraberinde getirmektedir. Bu nedenle işverenlerin ücret, fazla çalışma, hafta tatili, ulusal bayram ve genel tatil ücreti ile prim ve ikramiye gibi tüm ücret unsurlarını işçiye tam olarak ödemesi ve bordroda doğru şekilde göstermesi esastır.

İşverenler açısından en güvenli uygulama, çalışma sürelerinin kayıtları ile bordro ve banka ödeme kayıtlarının birbiriyle uyumlu tutulmasıdır. İşçilere hakedişleri tam olarak ödenmeli ve ödemenin kaynağı bilgi ve belgelere dayalı olarak kayıt altına alınmalıdır.