Önceki gün Özgür Özel, son kez CHP Grup Başkanvekili olarak yaptığı konuşmada ne zamandır beklenen "Yeni Parti"yi ilan etti. Kurulma kararı siyasi olarak kamuoyuna ilan edilmiş olsa da hukuki hüviyetine kavuşması için İçişleri Bakanlığına kuruluş dilekçesinin verilmesi ve gerekli prosedürlerin tamamlanması gerekecek. Ama artık, çekişmeli de olsa, çok uzamadan ayrılık gerçekleşmiş oldu.
Doğrusu benim tahminim, Özgür Özel'in bir yerde fren yapacağı şeklindeydi. Ama o, "Hem ağlarım hem giderim"i tercih etti. Yine de aklının CHP'de kaldığı her hâlinden anlaşılıyor. Ona bırakılsaydı belki bir uzlaşma yolu bulabilirdi. Ama hep böyledir; beraber yola çıktıklarınız bazen sizi omuzlarının üstüne çıkarır, bazen de ayaklarınızdan aşağı çeker. Verdiği kararın ona nasıl bir kader çizdiğini hep birlikte göreceğiz. Bu karar Ekrem İmamoğlu'na olan bir borçla ilgiliyse İmamoğlu'nun yatarının uzaması için dua etmesi gerekecek. Değil, gerçekten İmamoğlu'nu aşar ve bir süredir kendi performansına kendisinin de hayran olduğu aktivizmiyle gerçek bir genel başkan olmayı başarırsa daha farklı şeyler de konuşabiliriz.
Yine de "Yeni Parti", "İyi Ki Doğdun" şarkılarıyla karşılansa da "Gül Döktüm Yollarına" ile hayatına devam edemeyebilir. Ne erkenden mahkûm etmek ne de erkenden "aslansın, kaplansın" korosuna eşlik etmek doğru.
CHP yük mü attı?
Özgür Özel, CHP kürsüsünden yaptığı o son konuşmasında neler söyledi, bakalım: Evvela CHP'den vazgeçmediğini söyledi. Partinin adı, logosu değişebilir ama siyasi gelenek ve beraberlik değişmeyecek, dedi. Yaşanan sürecin ideolojik bir kopuş olmadığının altını çizdi. Ve tabii ki milletvekillerinin ağırlıklı kısmının yeni partiye geçeceğini, yeni partinin şimdi ana muhalefet partisi, ilk seçimde de iktidar olacağını falan söyledi. O, sert sözlerle yüklense de Kılıçdaroğlu alttan almayı tercih etti. Gürsel Tekin'in imalı paylaşımıyla söylersek "yükü hafifleyenin" ferahlığıyla belki de derin bir nefes aldı. Şayet konuşulduğu gibi adı da "Yeni Parti" olacaksa adından başlayarak söylenecek çok şey var. Şimdilik yerimin sınırlarını zorlamadan iki şeyin altını çizmekle yetineceğim:
Özel ve ekibinin, CHP içindeyken verdikleri kavgayı parti kurulduğu andan itibaren vermelerinin bir anlamı ve meşru zemini kalmayacak. İnsanlar, bunca yıldır CHP'den bekleyip de göremedikleri siyaset üretme misyonunu yeni kurulan partinin yerine getirip getiremediğine bakacak. Bir süredir üzerinden prim yaptıkları mağduriyet söyleminin yarattığı politik motivasyon sönümlenecek. Zaten buradan bir yere kadar ekmek yenilebildiğini anlamış olmaları gerekiyor. Daha geniş bir seçmen kitlesine ulaşabilmek, gerçekçi politikalar üretebilmekle, ülkenin emanet edilebileceği siyasi kadro intibası verebilmekle mümkün. Dolayısıyla Özgür Özel ve yeni partisi, kendilerini bundan sonraki süreçte yükseliş değil, büyük olasılıkla sınamalarla dolu bir düşüş grafiğinde izleyecekler. Gömlek metaforunun da geçtiği çokça atıfta Özgür Özel ve arkadaşları, Refah Partisi'nden ayrılan Erdoğan ve ekibine benzetiliyor. "Onlar gömlek çıkarmıştı, bunlar gömlek de çıkarmıyor." gibi ne demeye söylendiği dahi anlaşılmayan laflar dolaşımda. Hem ideolojik gömlek bile değiştirmediğinizi iddia edeceksiniz, CHP'nin asıl mirasçısı olduğunuzu ispatlamak için her konuşmanızda 6 oku bir yerinize saplayacaksınız ve "Kim daha Kemalist?" yarışına gireceksiniz hem de buradan yeni bir parti çıkacak? Doğrusu bu pek makul gözükmüyor. Ayrıca 2026'da Kemalizm'in CHP'nin eski ve yeni kadroları içinde bile kamplaşma malzemesi olarak kullanılması tuhaf bir şey değil mi? CHP'nin icat ettiği 6 oklu Kemalizm'i silah yapıp kullananların on yıllardır halka yaptığı zulmü daha iyi anlıyor muyuz şimdi?