Dünyanın hayalindeki gençlik; Türkiye’de

“ABD’lisi, Avrupalısı buradaki gençliğin hayalini bile kuramaz. Niye? Uyuşturucuya batmamış, alkole fuhşa düşmemiş, anneyi babayı biliyor, aileyi biliyor. Bir ahlak anlayışı var. İmanı var ve acaip bir vatan, bayrak sevgisi var. Bu vasıfların olduğu bir genç profilin, Avrupalı hayalini bile kuramıyor şu an.”

  • GÜLCAN TEZCAN
  • 0
  • 0
  • 0
  • 0
  • 0
  • 0
x

“Kim Olduğunuzu Biliyor Musunuz?” Soruyu soran da cevabı veren Recep Demirkaynak. Yirmi yıldır stand up gösterileri yapıyor. Ama bildiğiniz stand up showlardan değil. Güldürüyor, eğlendiriyor ama sadece bundan ibaret değil yaptığı. Bize dayatılan, bizi kompleks sahibi yapan ne varsa hepsini ters yüz ediyor. Bir tür uyandırma servisi yani. Bu yüzden hedef kitlesi özellikle de gençler. “Kendinizden utanmayın, kimliğiniz ve sahip olduğunuz değerler paha biçilmez.” diyor özetle. Sahne adamı olup nasıl bu kadar ‘ün’süz kalabildiğinden başlayarak merak ettiklerimi sordum. Güldük, eğlendik ama çok da dertlendik... 

Yirmi yıldır stand up yapıyorsun. Bilen biliyor ama geniş kitleler seni tanımıyor. Sahnede olup bu kadar görünmez kalmayı nasıl başardın? 

Bunun için özel gibi çabam olmadı. Bir derdim ve gençlere söylemek istediklerim vardı. Bunu yaptım. Diğer türlüsü benim mizacıma uygun değil. Televizyon programı olsa belki geniş kitlelere ulaşabilirdim. Bana da soruyorlar neden televizyon programı yapmıyorsun diye. Muhafazakar kanalların hemen hepsi ile görüştüm. “Şöhret ol gel, yaparız” diyorlar. Bakıyorsun diğer cenahta adam hiçbir şey yapmasa 20 sene tiyatrocuyum dese sebat etse ‘duayen’ diyorlar adama. Müjdat Gezen’in ses getiren bir tane oyununu söyleyebilir misiniz? Bir sinema filmi söyleyin ki yeri yerinden oynatmış. Vasat bir oyuncu. Darbükatör Bayram’dan başka karakterini hatırlıyor musunuz? Bu adam duayen ve ahkam kesiyor. 

Bizde sanata ve sanatçıya yatırım ölü yatırım gibi görülüyor

Maalesef. Ama adamlar işi biliyorlar. Bir yetenek varsa onu proje olarak destekler. Kendi dünya görüşü ve ideolojisine göre yoğurur parlatır, rol model olur. İnsanlar da ‘vay be bunun gibi olsam keşke’ der. Adama para yatırır, yüz katını kazanır. Biz de yok böyle bir şey.  

Mizahla ilgili çekincelerimiz var. Mizahtan korkunun sebebi nedir?

Ne olduğunu bilmemek. Bu ülkede mizah adına o kadar berbat işler yapıldı ki insanlar mizahtan korktular. Bugün bile ‘stand up show yapıcam’ dediğimde hassasiyeti olan insanlar tedirgin oluyorlar. “Acaba acaip şeyler söyleyecek misin sahnede?” diye soruyorlar bana. 

Bir yanda da Nejat Uygur gibi ustalar vardı. Argosu da olurdu ama ondan çok rahatsız olmazdık

Küfür ve sövmekten bahsetmiyorum ama argo yerinde kullanılınca çok yakışıklı oluyor. Sinemada da tiyatroda da mizahı sadece belden aşağı espriler üzerine inşa ediyorlar...

O işin kolayına kaçmaktır. Nejat Uygur’da gördüğüm ve başkasında göremediğim şey bu. Adam ülkesini, kültürünü, insanını tanıyor ve samimi. Bir şey anlatmak istiyor. Beni en vuran yer orası. Derdi olmayan adamdan sanatçı olmaz. Bir derdi olur sazıyla anlatır, tiyatro ile anlatır. Bir adam bir oyunu seyrettiğinde ya da bir türkü dinlediğinde ondan bir şey anlamalı.  

Başa dönelim nasıl oldu da kendinizi sahnede buldunuz?

Aslında planlı değildi. Radyoculuk yaparken, programım İstanbul’un ilk üç programı arasındaydı. Çevremdekilerden ‘bunu sahnede de yapman lazım’ baskıları ile başladı. Ailem için çok şaşırtıcı olmadı. “Belliydi zaten bunun ne olacağı” dediler. 

Seni etkileyen komedyenler kimlerdi?

İlk defa bir kasetten Metin Akpınar - Zeki Alasya’nın Yasaklar kabaresini dinlemiştim. Sonra VHS kasetten videolarını seyrettim. Bu oyun beni çok güldürmüş ve etkilemişti. Hâlâ içimde bir kabare yazıp oynama isteği var bu yüzden. Ömer Karaoğlu’nu, Hasan Cihat Örter’i sahneye çıkartabileceğim bir müzikal yapmak istiyorum.

Sahneye çıktığınız ilk yıllardaki seyirci profili nasıldı? 

O zaman dönemin baskılardan bunalmış, kendi derdini konuşacak birini görünce çok hoşuna giden bir seyirci kitlemiz vardı. Siyasetle çok alakalıydılar. Bir dava bilinci vardı. Gençler artık bir idealin peşine takılmıyorlar. Eskiden Türkiye’yi kurtarmaya, dünyayı değiştirmeye talipti insanlar. Şimdi kendini kurtarmakla meşgul. 

Ama 15 Temmuz’daki gibi kahramanlar da çıkıyor.. 

O insanımızın mayasında var hep var. Sağcısında, solcusunda, İslamcısında da var. Vatan, bayrak dedin mi hepsi kalkıyor ayağa, o ayrı.

Youtube kuşağı ile iletişiminiz nasıl?  

Çok zeki bir seyirci. Havada kapıyor diyorlar ya. Öyle. Her şey çok hızlı değişiyor. Buna rağmen şu hiç değişmiyor; eğer siz kendi değerlerinize, kültürünüze yabancı değilseniz ve bunları şimdiki dille anlatabiliyorsanız çok karşılık buluyor. Çünkü hepsinin annesinde, anneannesinde, babasında gördükleri şeyler. Dışarıda arkadaşları arasında ‘N’aber bro’ dedikleri bir hayat var. Eve gidince de annesinin, babasının şivesiyle konuştuğu kendi hayatı var. Oyunlarda da söylüyorum. Her şeye rağmen dünyanın hayalindeki gençliktir Türkiye’deki gençlik. ABD’lisi, Avrupalısı buradaki gençliğin hayalini bile kuramaz. Niye? Uyuşturucuya batmamış, alkole fuhşa düşmemiş, anneyi babayı biliyor, aileyi biliyor. Bir ahlak anlayışı var. İmanı var ve acaip bir vatan, bayrak sevgisine sahip. Bu vasıfların olduğu bir genç profilin Avrupalı hayalini bile kuramıyor şu an. Hiçbir değerleri yok, inançları, aile değerleri yok. Kültürleri ile alakaları yok. Dünyayla pek alakaları yok. Uyuşturucu, fuhuş, içkinin içinde yüzüyorlar. Perişan haldeler. 

"İçimde bir kabare yazıp oynama isteği var."

"Vatan, bayrak dedin mi sağcısı da solcusu da hepsi ayağa kalkıyor."

"Sinemada ve tiyatroda mizah sadece belden aşağı espriler üzerine inşa ediliyor."

Hassasiyetlerimiz değişti galiba

Evet, bize kendimizi unutturdular. Benim derdimiz de bunu hatırlatmak.” Bakın kardeşim bizim böyle güzel bir kültürümüz var. Biz böyle insanlarız aslında. Avrupalı, Batılı dediğiniz insanlar bana göre zavallı insanlar. Bize kültür satacaklarsa müşterisi biz değiliz bunun. Teknolojisini, sistemini alırız ama iş kültüre, inanca geldiği zaman ‘hop’ deriz. Medeniyetten bahsediyorsak ne medeniyeti varmış Avrupa’nın? Medeniyetin beşiğinde yaşıyoruz.” diyorum özetle sahnede. 

Bu yazıya ilk siz yorum yapın.

Yorumlar

Yorumlarınızı kendi özgür iradenizle yayınlamakta olup; bununla ilgili her türlü dolaylı ve doğrudan sorumluluğu tek başınıza üstlenmektesiniz. Yorum yaparak Toplum Kuralları ve Kullanım Koşulları'nı kabul etmiş sayılırsınız.

  • Lütfen birşeyler yazınız. Yorum alanı boş bırakılamaz.
  • Tebrikler! Yorumunuz onay sonrası yayınlanacaktır.
  • Mesajlarınız size hukiki sorumluluk doğurur.
  • Bir hata oluştu lütfen daha sonra tekrar deneyiniz!
 
Osmanlı´nın ilk eserlerinden ´Kitab-ı Cihannuma´ restore edildi

Osmanlı´nın ilk eserlerinden ´Kitab-ı Cihannuma´ restore edildi

Çevik Kuvvet aksiyon filmlerini aratmadı!

Çevik Kuvvet aksiyon filmlerini aratmadı!

Yerli Cirit füzesine Mısır'dan talep

Yerli Cirit füzesine Mısır'dan talep

Spor tarihinin en ilginç cezaları!

Spor tarihinin en ilginç cezaları!

En Çok Okunanlar