16 Ağustos 2022 Salı / 19 Muharrem 1444

AB çevre bakanları arasında iklim ödeneği anlaşmazlığı sürüyor

Avrupa Birliği (AB) üyesi ülkeler iklim değişikliği ile mücadele hakkındaki yeni düzenlemeler üzerinde uzlaşıya varamazken, görüş ayrılığı yaşanan konuların başında yoksul hanelerin temiz enerjiye geçişinin hangi kaynaklarla sübvanse edileceği geliyor.

Reuters28 Haziran 2022 Salı 15:59 - Güncelleme:

AB'yi oluşturan 27 ülkenin çevre bakanları bugünkü toplantılarrında sera gazı emisyonlarını daha da düşürmek amacıyla hazırlanan yeni düzenlemeleri ele aldı.

Öncekilere kıyasla daha sıkı olan düzenlemeler arasında AB karbon emisyon piyasasının yenilenmesi ve 2035 yılına kadar akaryakıtlı motorlu araçların trafikten men edilmesi gibi maddeler bulunuyor.

Avrupa Komisyonu'nun iklim politikalarından sorumlu yetkilisi Frans Timmermans, bakanların taviz vererek uzlası sağlayacağını düşündüğünü belirterek, "Kimse biraz acı çekmeden masadan ayrılmayacak" dedi.

İstişare edilen düzenlemeler AB'nin net sera gazı emisyonlarını 2030'a kadar 1990 yılındaki seviyelerine göre %55 azaltma hedefini yakalamak amacıyla tasarlandı.

Bakanların bugünkü toplantısından çıkacak sonuç Avrupa Parlamentosu'nda yapılacak nihai görüşmeler öncesinde konumlarını netleştirecek.

DÜZENLEMELERDE NELER VAR

AB'ye üye ülkeler, Avrupa Komisyonu'nun hazırladığı tasarıda yer alan 2026'da yeni bir AB karbon piyasası kurulması maddesinde anlaşmaya varamıyorlar.

Tasarıya göre ısıtma ve ulaşımda kullanılan fosil yakıtlara ek maliyetler yüklenecek. Polonya ve bazı diğer ülkeler, enerji faturalarının artmasına sebep olacak bu düzenlemeye karşı çıkıyorlar.

Diplomatların verdiği bilgiye göre bakanlar düzeyinde uzlaşıya varılabilmesi için yoksul hanelerin temiz enerjiye geçiş maliyetlerini azaltacak yeni bir AB fonu üzerinde anlaşma sağlanması gerekecek.

Komisyon'un tasarısına göre bu fon, yeni karbon piyasasında ihraç edilecek sertifikalardan 2025-2032 yıllarında sağlanacak yaklaşık 72 milyar euro kaynak ile oluşturulacak.

Ancak yoksul ülkelere kıyasla fondan daha düşük pay alacak olan Almanya gibi varlıklı ülkeler, fonun küçültülmesini istiyorlar.

Polonya gibi Orta ve Doğu Avrupa ülkeleri ise fonun daha büyük olması gerektiğini ve istedikleri büyüklükte olmazsa yeni karbon piyasası tasarısını onaylamayacaklarını belirtiyorlar.