Türkiye, başta Suriyeliler olmak üzere mazlum ve mağdur coğrafyalarda Afet ve Acil Durum Yönetimi (AFAD), Türk İşbirliği ve Koordinasyon Ajansı (TİKA), Kızılay, Türkiye Diyanet Vakfı (TDV) ve çok sayıda sivil toplum kuruluşları eliyle insanî yardım faaliyetlerine destek vermeyi sürdürüyor.
Yörünge dergisine konuşan AFAD Başkanı Dr. Mehmet Güllüoğlu, Türkiye’nin bunu bir minnet duygusu ile değil bir vazife bilerek yerine getirdiğini anlatarak, “Bunun neticesinde ortaya çıkan rakamları, sayıları topladığımızda da Türkiye 2018 raporuna göre hem meblağ olarak hem de kişi başına düşen gelirine oranla dünyanın birincisi durumundadır. Bazen kader bunu yapar ama bir de sizin tercihleriniz bunu sağlar. Bu karakterimizin ve değerlerimizin tabii bir sonucudur.” diye konuştu.
“BİZ, OLAN BİTENDEN HABERDAR OLDUĞUMUZDA ‘BANA NE’ DİYEMEDİK”
Türkiye’nin AFAD eliyle tüm mazlum ve mağdur coğrafyalarda olduğunu belirten Güllüoğlu, şunları kaydetti:
“Karşımızda kucağında çocukla bombalardan kaçan bir kitleyi gördüğümüzde ya da Somali’deki kıtlıktan haberdar olduğumuzda, Filistin’de olan bitenden haberdar olduğumuzda, biz “bana ne” diyemedik. Bunun da doğru olduğunu oraya gittiğimizde, o yardımları yaptığımızda hissettik, gördük, bizzat şahitlik ettik. Çalıştığımız yerler zorlu coğrafyalar, savaş bölgeleri, açlık ve kıtlık bölgeleri. Bütün zorluklara rağmen biz doğru bir şey yaptığımızı düşünüyoruz.”
“TÜRKİYE HEM KENDİ BÜYÜDÜ HEM DE MAZLUMA UMUT OLDU”
Türkiye’nin bir yandan kendi büyümesini ve kendi gelişimini de sürdürmeye devam ettiğinin altını çizen Güllüoğlu, şöyle konuştu:
“Diğer yandan mazluma umut oldu. Kendi vatandaşını ihmal edip de bir başkasına yardım etmiş değil ama bir başka ihtiyaç sahibinin temel ihtiyacını giderip kendi gelişimini de sürdürmeye çalıştı bugüne kadar. Tabii burada kamunun bir tercih olarak sunduğu hizmetler önemli bir yer tutuyor. Bu hizmetler dünya ölçeğinde değerlendirildiğinde çok ciddi, çok kıymetli ve önemli bir yardım tuttuğu ifade edebilirim.”
“AKTİF İYİLER OLMAMIZ GEREKİYOR”
Dünyada iyilik ve kötülük olduğunu, ancak bunların da kendi aralarında tasnif edilmeleri gerektiğini ifade eden Güllüoğlu; bu bağlamda aktif kötüler, pasif kötüler, aktif iyiler ve pasif iyilerden bahsedilebileceğini anlattı.
Güllüoğlu, şu şekilde konuştu:
“Hiçbir insan ‘ben kötüyüm’ deyip kötülük yapmıyor. Kimi hırslarına yenik düşerek kötülük yapıyor, kimi bencilliklerinden dolayı kötülük yapıyor. Görmezden gelerek belki kötülük yapmış oluyor. Olmasının daha doğru olduğunu düşündüğüm yaklaşımsa ‘aktif iyiler’. Dünyayı daha iyi okumuş, değerlerine kıymet veren, hayaline insani değerler koyan, daha fazla insana yardım etme hayalini kuran, bunu bir hedef olarak alan 'bir başkasına nasıl daha fazla faydalı olabilirim' diye düşünen insanlar aktif iyilerdir.”
“FİLİSTİN’İ ANLAMAK, MODERN DÜNYAYI ANLAMAKTIR”
Filistin’in karşı karşıya olduğu meselenin son birkaç yılın meselesi olmadığını, 70 yıldan bu yana süregelen bir sürecin devamı niteliğinde bulunduğunu anlatan AFAD Başkanı Güllüoğlu, Türkiye’nin ve Türk milletinin Filistin’e özel bir ilgisi olduğunu ifade etti.
Güllüoğlu, konuyla ilgili olarak şu ifadeleri kullandı:
“İsrail, dünyanın gözünün içine baka baka krizi elleriyle oluşturuyor. Filistin’i anlamak belki de modern dünyayı anlamak için önemli. Bazı ülkelerin Filistin ile ilgili olarak çalışmaları var. Dünyada birçok ülke Filistin’e kayıtsız değil. Ancak ABD çok net bir şekilde taraf tuttuğunu ifade ediyor. İsrail’in adım adım ilerlediğini, yerleşim birimleri kurarak Filistin’deki Yahudi varlığını artırmaya çalıştığını ve o toprakların asıl sahibi olan Filistinlilerin varlığını azaltmaya çalıştığını hep beraber görüyoruz.”