9 Haziran 2026 Salı / 24 ZilHicce 1447

MHP Lideri Bahçeli'den CHP'ye ''yönetim buhranı'' çıkışı: İdari iflasın vesikası

Partisinin TBMM Grup Toplantısı'nda açıklamalarda bulunan MHP Lideri Devlet Bahçeli, 'CHP yönetim buhranı içine düştü, yerelde başlayan çözülme CHP Genel Merkezi'nin çatısına çöktü. CHP'de bugün iki ayrı yön, iki ayrı dil, iki ayrı meşruiyet iddiası muhalefetin gidişatı bakımından kaygı verici bir gerçek olarak karşımızdadır. Bu noktada Özgür Özel'e düşen aklı selim hareket etmektir. Keskin sirke ancak küpüne zarar verir. CHP'de bir siyasi partinin kendi hukukunu, geleneğini, kurumsallığını ve meşruiyet zeminini nasıl aşındırdığı vahim bir manzaradır. Sağ duyuyla karşılanması gereken hukuki süreçlerin meydan okuyucu bir üslupla gölgelenmesi siyasi kıyametin büyük alametlerindendir. Parti içi arınma ve durulma ihtiyacının tehditkar cümleler gölgesinde kalması idari iflasın vesikasıdır.' dedi.

AA9 Haziran 2026 Salı 10:30 - Güncelleme:
MHP Lideri Bahçeli'den CHP'ye ''yönetim buhranı'' çıkışı: İdari iflasın vesikası

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, partisinin TBMM Grup Toplantısı'nda açıklamalarda bulundu.

Bahçeli'nin açıklamalarından satırbaşları:

Ülkücü sanatçılardan Milli Takımımız için kısa sürede bir marş hazırlayın, ABD'ye gitmeden evvel Türkiye duysun istedim. Son mısrasında 'Amerika bekle biz geliyoruz' diyor.

Zulmün pençesinde kimliğini, harbin ateşinde ümidini, baskının gölgesinde şerefini muhafaza mücadelesi veren tüm kardeşlerimize selamlarımı gönderiyorum.

Tarihi tecrübemiz ve uluslararası gündeme Ankara'dan açılan penceremizden baktığımızda görünen manzara açık ve nettir; bölgenin kalbine düşen her kıvılcım ihmale uğradıkça yeni emperyal hesaplara kapı aralamaktadır

Bir tarafta dünyayı pazarlık masası bilip haritaları cetvelle çizen hırs küpü bir emperyalist siyaset bezirganı vardır; diğer tarafta ise sözde devlet, özde bebek katili bir işgal şebekesi vardır.

Türk milleti köşeye sıkıştırılacak bir millet değildir. Türk milleti karşısına yedi düvel de dizilse tarih sahnesinden silinecek bir millet de değildir.

Haritalara sığmayıp nice devletler kuran, kuşatmaları paramparça edip ayak bastığı her toprağı vatan tutan, çağların kapılarına Türk mührünü vuran aziz milletin evlatlarıyız.

Küresel sistemin çivisi çıkmış, adalet terazisi şaşmış, kantarın topuzu kaçmış, güç dengeleri yerinden oynamış; insanlığın müşterek vicdanı, kan kokusu karışmış toprak ve rant siyasetleri arasında büyük bir imtihana mahkum edilmiştir.

İsrail'in bölgede uyguladığı saldırgan siyaset yalnız Filistin'i değil Lübnan'ı, İran'ı, Suriye'yi ve Doğu Akdeniz'i de aynı anda tehdit eden bir yangının haritasına dönüşmüştür.

Eğer bir işgal yönetimi, anasının kucağından koparılmış süt kuzusu bebeklerin kanını güvenlik kalkanı gibi kullanıyor, enkaza çevrilmiş şehirlerin yetim kalmış çocuklarının üstüne siyaset bina ediyorsa orada katliam vardır.

Terörsüz Türkiye, bölgesel fırtınalar karşısında milli varlığımızın zırhıdır.

Terörsüz Türkiye, Hürmüz'den Doğu Akdeniz'e, Lübnan'dan Suriye'ye, İran'dan Irak'ın kuzeyine kadar uzanan kriz kuşağı karşısında Türkiye'nin iç cephesini muhkem tutma gayretidir.

Dışarıda savaşın dumanı yükselirken, içeride kardeşlik hukukumuza doğrultulan bozgunculuk namlusuna fırsat veremeyiz.

Bölgemizin etrafında kanlı hesaplar yapılırken, yine yüce Türk Milleti'nin birliğini, dirayetini ve bin yıllık kardeşliğini zaafa uğratamayız.

Çünkü bahçe duvarının ardında hesap yapan gafilin ilk yokladığı yer yuvamızın içindeki çatlaklardır.

Sınırlarımızın ötesinde kurulan her tezgah Ankara'dan görülmektedir.

Türkiye ne karanlıkta yatacak ne de kara düş görecektir.

CHP'li belediyelerde kendini gösteren çarpıklık bugün Genel Merkez'in çatısına çökmüştür!

CHP'deki yönetim aczi genel merkeze sirayet etti. Hukuki süreçler, meydan okuyucu bir üslupla gölgelenmektedir.

CHP'de bir siyasi partinin kendi hukukunu, geleneğini, kurumsallığını ve meşruiyet zeminini nasıl aşındırdığı vahim bir manzaradır. Sağ duyuyla karşılanması gereken hukuki süreçlerin meydan okuyucu bir üslupla gölgelenmesi siyasi kıyametin büyük alametlerindendir. Parti içi arınma ve durulma ihtiyacının tehditkar cümleler gölgesinde kalması idari iflasın vesikasıdır. İş düğümleri çözmek yerine yağlı urganlara sarılmak, kementleri ülke gündeminin boynuna ısrarla dolamak aziz milletimize ne fayda getirir?

CHP'de bugün iki ayrı yön, iki ayrı dil, iki ayrı meşruiyet iddiası muhalefetin gidişatı bakımından kaygı verici bir gerçek olarak karşımızdadır. Bu noktada Özgür Özel'e düşen aklı selim hareket etmektir. Keskin sirke ancak küpüne zarar verir.

CHP yönetim buhranı içine düştü, yerelde başlayan çözülme CHP Genel Merkezi'nin çatısına çöktü.