• $ 5,3489
  • € 6,0721
  • 220.674
  • 98.814
Haber hattı
0530 708 54 54
Haber hattı
0530 708 54 54

Kopya çektiği sınavı bile kaybedenler

Mahmut Coşkun’un ilk romanı Yakarım Gül Satanlar Bahçesini ile Türkiye Yazarlar Birliği 2018 yılı roman ödülünü kazandı. Coşkun, romanında hem bireysel hem de toplumsal riyakârlığı incelikli bir dil, üslup ve ironi ile eleştiriyor.

  • SUAVİ KEMAL YAZGIÇ
  • 0
  • 0
  • 0
  • 0
  • 0
  • 0
x

Başarı ve kariyer bu zamanın vazgeçilmez iki kelimesi. Ne pahasına olursa olsun başarılı olmanın hikâyesi gün geçtikçe daha çok dayatılıyor ufkumuza. Neşet de bu ufkun insanlarından biri. Her ne kadar bir roman kahramanı olsa da o da zamanın akışında sürüklenip giden bir karakter. O da aynı zaman diliminde yaşadığımız biri. Gerçek olmaması bile buna engel değil. Peki, Yakarım Gül Satanlar Bahçesini’deki Neşet kimdir? Bir flanör mü? Değil elbette. Onun bir baltaya sap olamamışlığını ve yırtma çabasını bu kavramla izah edebilmemiz neredeyse imkansız. Fransız Şair Charles Baudelaire’in tanımladığı aylak ve burjuva kent gezgininde Neşet’in hayatındaki çizgilerden çok azına yer var. Esasen Neşet, bir “miş gibi yapma canbazı”.

NEŞET’İN TEMEL HATASI

Bütün stratejisini “yırtma” yolu bulmak üzerine kurduğu için yerel bir gazeteden öteye gitme fırsatı bulamayan Neşet’in ayağına bir gün hayatının fırsatı gelir. O güne dek “söyleyecek sözü” olmadığı için patronunun istediği yazıyı kaleme alamayan Neşet’e biri adeta suflörlük yapmaya başlar. Neşet’e teslim edilen dosyalar, onu yazılarında şimdiye dek bulamadığı bir içerikle yüklüdür. Bu noktadan sonra yaşanan ise bir yazarın metin yazarına dönüşmesi sürecidir adeta. Neşet, bir “tutunamayan” değildir, zira sürüklenendir. Tutunamamak bile bir irade gerektirir çünkü. Stratejisini “yırtma” üzerine değil de yazmanın hakkını verme üzerine kursa iyi kötü söyleyecek sözünü de bulacak olan Neşet, temize çekip redakte etmekle yetinmiş ve bir anlamda da ruhunu şeytana satmıştır.

İlk yazıların birer tuzak olduğu zamanla anlaşılır. Neşet tuzağa sinekkapana yakalanan sinek gibi hapsolduktan sonra “sürüklendiğini” ancak farkeder. O ne yaptıysa kendine yapmıştır.  Bence romanın Neşet’e yazdırılan yazılardan daha önemli olan kısmı Neşet’in iç çelişkileri, insanlarla ilişkileri, duyguları, zihin dünyası… Bütün bu detaylar, romanı bir entrika romanı olmaktan çıkartıp bir “insanın” anlatıldığı, bir karakterin analiz edildiği derinlikli bir romana dönüştürüyor. Şimdi “insanı anlatmayan hikâye veya roman var mı?” diyeceksiniz. Haklısınız elbette. Ancak entrikanın, maceranın cazibesine yönelince insanı o hız ve aksiyonun arkasında kaybeden metin ve filmler var. “İnsanı” çelişkileriyle ve çatışmalarıyla anlatmak ise entrikadan fazlasını anlatmakla mümkündür.

YA MAHMUT COŞKUN’UN SINAVI?

Girdiği her sınavı kaybeden Neşet, kopya çektiği sınavı da kaybeder. Neşet’in kaybını söylemek elbette tali bir durum hakkında fikir vermektir. Zira neyi kaybettiğinden ziyade önemli olan nasıl kaybettiği, kimi kaybettiği ve kaybettikten sonra ne olduğudur? Bundan ötesini anlatmak ise okurla kitap arasına girme anlamına geldiği için susacağım. Yine de cevaplamam gereken bir soru daha var. Peki, ya Mahmut Coşkun? Bence o ilk romanıyla girdiği sınavı geçmiş görünüyor. Zira o neyi anlatacağını, nasıl anlatacağını dert etmeyi biliyor. Bir romanda yakalaması gereken bütünlüğü, gözetmesi şart olan kurgusal dengeyi biliyor. Emek vermiş ve özentiye düşmeden özen göstermeyi başarmış. Bir ilk romanda görmemiz gereken pek çok güzellik Yakarım Gül Satanların Bahçesini’de mevcut. Yine de karar vermek için en az bir kitap daha beklemeliyiz bence. Ne de olsa tek çiçekle bahçe olmaz. Bu noktada tek temennim şu: Umarım Coşkun’un anlatacağı bir sonraki karakter bir yazar olmaz. Zira roman ne kadar iyi olursa olsun anakarakterin yazar olmaması anlatıcı/yazar/anakarakter üçlüsünü güzel ve merak uyandıran bir deplasmana davet ediyor. Umarım o da bu deplasman davetine bigane kalmaz. Kahramanı başarılı yahut başarısız yazar olan kitapların çoğalmasına bir noktadan sonra anlam veremiyorum maalesef. Mahmut Coşkun kitabında bu anlamsızlığa düşmemenin bir yolunu bulmuş. Yine de çıtayı daha yukarı taşıması bundan sonra ilk kitabını yanaştırdığı güvenli limandan uzaklaşmasına bağlı. 

Sonuç olarak Mahmut Coşkun dil ve üslup olarak dikkate değer bir ilk kitaba imza attı. İkinci kitabı beklemeye değer...

Bu yazıya ilk siz yorum yapın.

Yorumlar

Yorumlarınızı kendi özgür iradenizle yayınlamakta olup; bununla ilgili her türlü dolaylı ve doğrudan sorumluluğu tek başınıza üstlenmektesiniz. Yorum yaparak Toplum Kuralları ve Kullanım Koşulları'nı kabul etmiş sayılırsınız.

  • Lütfen birşeyler yazınız. Yorum alanı boş bırakılamaz.
  • Tebrikler! Yorumunuz onay sonrası yayınlanacaktır.
  • Mesajlarınız size hukiki sorumluluk doğurur.
  • Bir hata oluştu lütfen daha sonra tekrar deneyiniz!

'Attığımız adımların meyvesini gelecek yıllar toplayacağız'

'Attığımız adımların meyvesini gelecek yıllar toplayacağız'

ABD’li casusu serbest bırakmadı

ABD’li casusu serbest bırakmadı

Trump'ı kızdıran anlaşma! Ortak ordu kuracaklar

Trump'ı kızdıran anlaşma! Ortak ordu kuracaklar

Anaokulu öğrencisinin serviste unutulmasına soruşturma

Anaokulu öğrencisinin serviste unutulmasına soruşturma

ABD’den Çin’i kızdıracak hamle

ABD’den Çin’i kızdıracak hamle

Amerikan ordusu asker alımı için sosyal medyayı kullanıyor

Amerikan ordusu asker alımı için sosyal medyayı kullanıyor

Komşusu uydudan tespit etti: Çin'den yeraltına gizemli çalışma

Komşusu uydudan tespit etti: Çin'den yeraltına gizemli çalışma

FETÖ, ilkokuldaki çocuklardan örgüt için asker adayı seçmiş

FETÖ, ilkokuldaki çocuklardan örgüt için asker adayı seçmiş
 
Araç tutmasını önleyen gözlüğü test ettik

Araç tutmasını önleyen gözlüğü test ettik

Saksıda yetişebilecek 12 sebze

Saksıda yetişebilecek 12 sebze

Çin'de 5 Osmanlı padişahının mermerden heykellerini yaptırdı

Çin'de 5 Osmanlı padişahının mermerden heykellerini yaptırdı

Kim Milyoner Olmak İster'i karıştıran anlar! İzleyici isyan etti

Kim Milyoner Olmak İster'i karıştıran anlar! İzleyici isyan etti