21 Eylül 2020 Pazartesi / 3 Safer 1442
Gece modu

'Necip Fazıl çölde bir Kevser’di'

M. Akif Aydın: Necip Fazıl Ödülleri Üstad’a gösterilen bir kadirşinaslıktır. Edebiyat, sanat ve fikir dalında verilen bir ödüle, bu alanlarda kalıcı eserler vermiş onun isminden daha yakışanı zor bulunurdu. 

BEDİR ACAR14 Kasım 2019 Perşembe 03:43 - Güncelleme: 03 Aralık 2019 Salı 16:28

Prof. Dr. Mehmet Akif Aydın, kültür tarihimizde bir maraton koşucusu. Akademik kariyeri boyunca İslam Osmanlı Aile Hukuku, İslam-Osmanlı Hukuku Araştırmaları’yla Türk Hukuk Tarihi, Osmanlı Devleti’nde Hukuk ve Adalet, Osmanlı Aile Hukuku, İstanbul Kadı Sicilleri kitaplarının yanı sıra çok sayıda makale ve projeye imza atmış bir isim. Aydın ve Dr. Coşkun Yılmaz’ın öncülüğünde hazırlanan ‘İstanbul Kadı Sicilleri’ adlı 100 ciltlik eser ‘Necip Fazıl Fikir-Araştırma Ödülü’ne layık görüldü. 

Sizin pencerenizden, Necip Fazıl’ı diğer şairlerden ayıran en önemli özelliği nedir? 

Aydın: Gençliğimizin arayışlarında fikirlerini beğendiğimiz insanlar vardı, aksiyon adamı değillerdi; şiirlerine hayranlık duyduklarımız vardı bizim dünyamıza yabancıydı. Sanatkârlar vardı beğendiğimiz; çilemize ortak değillerdi. Bütün bunların hepsini birden bize sunan birisi olarak Necip Fazıl çölde bulduğumuz bir Kevser, bir âb-ı hayat gibiydi. 

Necip Fazıl nasıl bir ortamda direnişin sembolü oldu? 

Üstadın Büyük Doğu davasıyla meydana çıktığı dönem yeni bir millet yaratma projesinin henüz hızını kesmediği bir dönemdi. Bu yüzden etrafında kendisine destek olacak, çilesine iştirak edecek çok sayıda insan yoktu. Bu üstadı yıldırmadı; tek kişilik bir orduydu adeta o. Gücü yettiğince mücadelesine devam etti. Büyük Doğu dergisi bu çilenin izlerini taşır. Bazen Necip Fazıl imzasıyla yazardı, bazen Adıdeğmez ve benzeri müstear isimlerle. İmzasını ismiyle değil, güçlü üslubuyla attığı için yazısı hemen tanınırdı. Dergi fazla uzun ömürlü olmazdı; kaç defa yayın hayatına başladı, kaç defa kapandı veya kapatıldı; sayamaz olmuştuk. Onu kimi zaman konferans salonlarında görürdük kimi zaman mahkeme salonlarında. Hasılı Necip Fazıl bugün her yaştaki insanlar üzerinde emeği, hakkı ve izi olan büyük bir dava adamıydı. Nur içinde yatsın. 

Necip Fazıl adına ödül verilmesini nasıl değerlendiriyorsunuz? 

Bu hem üstada gösterilen bir kadirşinaslıktır hem de hikâye-roman, şiir ve fikir eserleri dalında verilecek bir ödüle bu dallarda kalıcı eserler vermiş onun isminden daha yakışanı zor bulunurdu. 

100 ciltlik dev eser: İstanbul Kadı Sicilleri 

100 ciltlik emsalsiz bir eser olan ‘İstanbul Kadı Sicilleri’, Necip Fazıl Fikir-Araştırma Ödülü’ne layık bulundu. Bu devasa kültür hizmeti nasıl ortaya çıktı, süreci özetleyebilir misiniz? 

M. Akif Aydın: Bir hukuk tarihçisi olma arzusuyla akademik çalışmalara başladığım andan itibaren kadı sicilleri hayatımın bir parçası olmuştur. Osmanlı hukuk tarihinin, sadece hukuk tarihinin değil, sosyal tarih, kültür tarihi ve iktisat tarihinin en temel kaynaklarının başında sayıları on binleri bulan kadı sicilleri, nam-i diğer şer’iye sicilleri gelmekteydi. Ancak bu sicillerden yararlanmak o kadar kolay değildi. O dile ve yazıya aşina olmak yetmemekteydi. Daha başka pek çok teknik detay araştırmacıların işini çok ama çok zorlaştırmaktaydı. Bu durum, araştırıcıların kadı sicillerden az yararlanması ve Osmanlı kültür ve medeniyetinin gerçek boyutlarıyla bilinmemesi sonucunu doğurmuştur. 2010 yılı öncesinde önce İstanbul Avrupa Kültür Başkenti ve İslam Araştırmaları Merkezi’nin (İSAM) sonra da İBB Kültür A.Ş ve Medipol Üniversitesi’nin destekleriyle benim proje yönetimim ve Coşkun Yılmaz’ın editörlüğü altında Prof. Dr. Feridun Emecen, İdris Bostan. Mehmet İpşirli, İsmail Erünsal, Mehmet Akman, Erhan Afyoncu, Bilgin Aydın ve Mustafa Oğuz’dan oluşan bilim kurulunun ve 100’e  yakın arşiv uzmanı ve tarihçinin yoğun çalışmalarıyla 1500’lü yıllardan 1900’lü yıllara kadar İstanbul mahkemelerinden seçtiğimiz 100 defteri Latin harflerine geçirdik. Bu çalışma 100 cilt halinde yayımlandı. Bununla yetinmedik hem Latin harflerine geçirilen metni hem de orijinal metni internet yoluyla herkesin istifadesine sunduk. 

400 YILLIK BİRİKİM 

Bütün defterler baştan sonuna okunabilir, uygun anahtar sözcüklerle aranılan konu ile ilgili arşiv bilgileri kısa sürede bulunabilir hale geldi. Bu sayede 400 yıllık bir dönemi Osmanlıca okuyamayan, arşive gidip bizzat araştırma yapamayan kimselerin istifadesine açtık. Bunun Osmanlı araştırmaları önemli bir derinlik kazandıracağı ümidindeyim. Nitekim ilk 40 cildin yayımlanması beklenenin üzerinde alaka gördü ve kullanıldı. 7 yıldan fazla bilfiil çalışma süresini kapsayan bu çalışmanın Necip Fazıl ödül komitesi tarafından takdir edilmiş olması bizim için mutluluk verici.

PORTRE

Prof. Dr. Mehmet Akif Aydın 1948 yılında Niksar/Tokat’da doğdu. İstanbul Yüksek İslam Enstitüsü (Marmara Üniversitesi İlahiyat Fakültesi) ve İ.Ü. Hukuk Fakültesi’ni bitirdi. İstanbul’da çeşitli üniversitelerdeki akademik kariyerinden sonra, Kahire Üniversitesi Hukuk Fakültesi ile Harvard Üniversitesi Hukuk Fakültesi’nde birer yıl misafir araştırmacı olarak çalışmalar yaptı. 2003-2014 yılları arasında TDV İslam Araştırmaları Merkezi başkanlığında, 2009-2013 yılları arasında da Yüksek Öğretim Kurulu (YÖK) üyeliğinde bulundu. Halen Medipol Üniversitesi Hukuk Fakültesi dekanlığı yapmaktadır. Evli ve dört çocuk babasıdır.