Ersoy DEDE

ersoydede@stargazete.com

Hangi karar sizi mutlu ederdi?

14 Ekim 2018 Pazar

Brunson’ın serbest kalıp evine gitmesiyle ilgili bir kesim veryansın ediyor. ‘Vay bizim egemenliğimiz’ de aman ‘nasıl da bırakılırmış’ da. Biraz daha dikkatli bakınca gördük ki aynı kesim daha önce de, ‘bir papaz yüzünden şu başımıza gelen hallere bak’ diye ağlıyormuş. Dün ‘neden tutuyoruz’ dediğiniz adam için, bugün ‘neden bıraktınız’ diyen kafası karışık arkadaşlara sormak lazım; hangi karar sizi mutlu ederdi?.. 

  

Brunson’ın aldığı ceza kimseyi rahatsız etmesin

Brunson hakkında verilen karar üzerinden yüreği soğumayan bir kesim olduğu ortada. Haklılar. Zira hakkında çok ağır yazılar yazıldı. Oysa eğri oturalım doğru konuşalım. Papaz Brunson’ın tutuklu kaldığı süre hiç de hafife alınacak bir süre değil. Yargılama neticesinde verilen ceza da öyle. Bakın normal şartlar altında, üzerinde ajan yahut casus suçlaması olan bir kişi böyle senelerce o ülkenin cezaevinde falan yatmaz. Değerini bulduğun gün yollarsın memleketine gider. Oluşan algının beklentiyi yükselttiği ortada ancak bu verilen ceza bu şartların en iyisiydi. 

  

Yüzde 10 Kampanyası neden başarılı olur?

Hazine ve Maliye Bakanı Berat Albayrak’ın çağrısıyla başlayan %10’luk indirim kampanyası adeta furyaya dönmüş durumda. Sadece Bakkal Ahmet Abi, manav İsmet Dayı girmiş olsaydı bu kampanyaya bakın açıl söylüyorum ‘ölü doğdu bu çocuk’ derdim. Ama Ömer Koç gibi Murat Ülker gibi Yıldırım Demirören gibi Güler Sabancı, Boyner, Eczacıbaşı, Şahenk, Zorlu gibi isimler çıkıp ‘ben de varım’ deyince, ‘hah’ dedim. ‘Şimdi oldu’ Bir ülke iş adamları ile birlikte büyür. Çok şükür bizim iş adamlarımız da bunun bilincinde. Ülkemle gurur duyuyorum. 

  

Arda Turan’ın tutuklanmamış olması bir tek bana mı garip geliyor?

Arda Turan hikayesinde ters giden bir şeyler var. Geçmişte yaşanan bazı başka olaylara bakarak söyleyebilirim ki, Arda Turan için bunlar sıradanlaşmış durumda. Allah aşkına hanginiz olayı duyduğunuzda,“yok canım, yapmamıştır” dediniz? Demek ki adama yakışıyor bu haller. Ters giden o değil. İşin hukuki tarafı. Bir olay zinciri düşünün. Bir barda evli bir kadın taciz ediliyor. Buna müdahale eden kocasının burnu kırılıyor. Bu işin faili eline ruhsatsız silahını alıp hastane odasına dalıyor. Orada bir de silah ateşleniyor. Böyle bir adamın tutuklanmamış olmasını aklınız alıyor mu? Böyle birinin sokaklarda özgürce dolaşması normal midir?

  

Bella Ciao Hilal Cebeci uyarlaması etrafında kopan fırtına  

Hilal Cebeci’nin Bella Ciao yorumu üzerine kocaman kocaman adamlar Hasan Saltık’lar, 78’liler bilmem kimler büyük büyük laflar etmişler. Vay nasıl da okurmuş bu şarkıyı bu haliyle, aman da devrimci ruha saygısızlıkmış falan. Bir kaç hususun hatırlanmasında yarar var o zaman. 

1) Hilal Cebeci’nin okuduğu versiyon muhteşem olmuş.

2) Velev ki güzel olmasın, ne olacak?!

1947 Prag’dan sonra Bella Ciao, aralarında techno club, oriental/oyun havası da dahil yüzlerce farklı formda cover’landı. YouTube bu örneklerle dolu. Dahası, Avrupa’da barlarda bu şarkıyla sabahlara kadar içip coşup dağıtan serserilerin aklına ne devrim ne Mussolini ne başka bir şey geliyor. Havaları güzel diye eğleniyor insanlar. Son bir şey daha. Bizde terör örgütleri bu şarkıyı zaten fazlasıyla kirletti. Solcuların kutsiyet atfettikleri şey her neyse DHKP-C’nin ve PKK’nın elinde zaten berhava oldu bile. Hilal Cebeci ne yapsın?!..