ABD, İran karşıtı konferansla yeni Avrupa ve Ortadoğu düzeni mi hedefliyor?

Dünya Haberleri

2018 yılının Mayıs ayında ABD Başkanı Donald Trump’ın İran ve 5+1 ülkeleri arasında imzalanan nükleer anlaşmadan çıkması ve ardından gelen ABD yaptırımları İran ekonomisinin bel kemiğini oluşturan petrol satışlarına önemli bir darbe vururken Trump, Varşova hamlesiyle İran'ı masada köşeye sıkıştırmak istiyor.

Haber Analiz - Alaattin AYHAN



2018 yılının Mayıs ayında ABD Başkanı Donald Trump’ın İran ve 5+1 ülkeleri arasında imzalanan nükleer anlaşmadan çıkması ve ardından gelen ABD yaptırımları İran ekonomisinin bel kemiğini oluşturan petrol satışlarına önemli bir darbe vururken Trump, Varşova hamlesiyle İran'ı masada köşeye sıkıştırmak istiyor.

 
Nitekim, ABD ve Polonya tarafından ortaklaşa şekilde Varşova’da 13 Şubat’ta düzenleneceği bildirilen uluslararası toplantı da, İran’ı kuşatma hamlesine hız verecek olan Trump, Ortadoğu'daki İran etkisini kırmak için etkili bir Arap koalisyonu kurmayı hedefliyor. Asıl amacı Avrupa Birliği içinde doğudaki ve batıdaki ülkeler arasındaki kutuplaşmadan yararlanıp Avrupa'yı bölmek, İran'la savaşmak yerine Varşova hamlesiyle İran'ı masada köşeye sıkıştırmak olan Trump için Polonya biçilmiş kaftan gibi görünüyor.
 
Bu konjektörde AB içinde yalnızlaşma tehlikesi devam eden Varşova Rus tehdidinden kaçmak için mi ABD'ye kollarını açıyor? ABD, İran karşıtı konferansla yeni Avrupa ve Ortadoğu düzeni mi hedefliyor? Varşova zirvesini nasıl okumalıyız, Avrupa'lı yetkililerin ilk açıklamaları ne yönde İran'ın tavrı ne?
 
ABD'nin öncülüğünde Polonya'nın başkenti Varşova’da İran karşıtı konferans için yetmişten fazla dünya lideri ve bakan toplanacak. Geçtiğimiz hafta ABD Dışişleri Bakanı Mike Pompeo Ortadoğu ziyareti sırasında Fox News televizyonuna verdiği demeçte, 13-14 Şubat'ta Polonya'da İran'ın bölgedeki faaliyetlerinin ele alınacağı uluslararası Ortadoğu zirvesinin yapılacağını duyurdu.
 
ABD Başkanı Trump, geçtiğimiz yıl P5+1 olarak bilinen ve Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi'nin daimi üyeleri olan Çin, Almanya, Fransa, Rusya, İngiltere ve ABD'den oluşan ülkelerin İran ile 2015'te imzaladığı nükleer anlaşmadan çekildiğini duyurdu. AB ülkelerinin bütün çabalarına rağmen Trump, ABD'nin anlaşmadan çekildiğini ve İran'a karşı yeni yaptırımların uygulanacağını açıkladı.

Peki AB ülkeleri, bütün ikna çabalarına rağmen Trump'ın İran ile varılan nükleer anlaşmadan çekilmesini unutup Varşova'da düzenlenecek olan İran karşıtı konferansa katılacak mı veya diğer bir deyişle İran’a karşı ABD’nin yanında yer alacak mı? Trump, anlaşmadan çekilerek hem AB-ABD ilişkilerini sarstı hem de AB'nin İran ile yapılan anlaşmaya sahip çıkmasına ve ilişkileri geliştirme kararı vermesine neden oldu. Görünen o ki AB ülkeleri, Trump'ın bütün diplomatik teâmülleri hiçe sayarak anlaşmadan çekilmesini unutmuş değil. Nitekim Avrupa Birliği Dış Politika Şefi Federica Mogherini, kısa bir süre kala kendilerine haber verildiğini ve İran'ın davet edilmediği konferansın sorgulandığını belirtip yoğun programından dolayı konferansa katılmayacağını açıkladı.

Ayrıca Wall Street Journal'a demeç veren bir yetkili, çok sayıda AB ülkesinin konferansa bakanlık düzeyinde katılım göstereceğini belirtti.

AB'DE KARIŞIKLIK İÇİN POLONYA BİÇİLMİŞ KAFTAN

Sağcı popülist bir hükümet tarafından yönetilen Polonya, ABD Başkanı Donald Trump için Almanya ve Fransa gibi diğer Avrupalı güçlerden daha iyi ilişkileri olan bir Amerikan müttefiki konumunda. Polonya Devlet Başkanı Andrzej Duda , geçen yılın eylül ayında Washington'u ziyareti sırasında Trump'a Polonya'da kalıcı bir Amerikan askeri üssü çağrısında bulundu. Üssün kurulması için Polonya'nın ABD'ye 2 milyar dolar önerdiği ortaya çıktı. Görüşmenin ardından Trump yaptığı açıklamada, "Polonya, kendi topraklarında bulunmamız için ABD'ye ciddi bir katkıda bulunmaya hazır. Eğer bunu yapmaya hazırlarsa kesinlikle konuşabiliriz." diye konuştu. Ayrıca, Polonya’nın ABD ile Patriot füzelerini satın alma sözleşmesini imzalaması ve 2018 Aralık ayında Rus doğalgazına alternatif olarak ABD ile 20 yıllık sıvılaştırılmış doğal gaz tedariki için anlaşma imzalaması da Polonya’nın ABD’ye niçin hayır diyemediğinin önemli ipuçlarıdır. Görünen o ki Trump, Polonya'nın taleplerine kayıtsız kalmadı ve İran karşıtı konferans için söz aldı.

Uluslararası önemli konferanslar genellikle Berlin, Londra veya Paris gibi şehirlerde düzenlenirken, ABD tarafından organize edilen bir konferansın Polonya’nın başkenti Varşova’da düzenlenmesi düşündürücü. Bir taşla üç kuş vurmayı düşünen Trump, İran karşıtı konferansı bir AB ülkesi olan Polonya'da yaparak hem AB-İran ilişkilerini bozmayı, hem konferansı Batı Avrupa’da yaparak İngiltere, Fransa ve Almanya’ya karşı birlik içinde karışıklık çıkarmayı hem de İran’a karşı bir Arap koalisyonu kurmayı hedefliyor olabilir.

Avrupalı yetkililerin ilk açıklamalarına bakılacak olursa konferansa üst düzey bir katılımın olmayacağı gözükmektedir.

İRAN'IN TAVRI

Konferans tarihi açıklandığından beri İran çok sert bir dille Polonya’yı eleştirdi. İran, ülke içinde kötüleşen ekonomik şartlar ve Avrupa ile olan ilişkilerindeki kaygan zemin onu ABD’ye karşı AB ülkelerinin desteğine daha çok ihtiyaç duyuyor ve daha temkinli davranmasını zorunlu kılıyor.

Pompeo'nun açıklamasından sonra İran, Polonya’nın maslahatgüzarını çağırarak uyardı. Varşova'daki İran Büyükelçiliği Polonya vatandaşlarına vize verilmeyeceğini açıkladı. Bu haber daha sonra yalanlansa da Polonyalı yetkililer vatandaşlarını İran'a seyahat etmemeleri konusunda uyardı ve Tahran'a vardıklarında havaalanında vize alamayacaklarını duyurdu. İranlı yetkililer Polonya'ı “İran'a düşman” bir toplantıya ev sahipliği yaptığı için kınadı ve Tahran'ın karşılık verebileceği konusunda uyardı.

İran Dışişleri Bakanı Muhammed Javad Zarif sosyal medya hesabından Polonya'yı toplantıya ev sahipliği yaptığı için eleştirdi. Zarif, “Polonya Hükümeti, alnına sürülen bu utanç lekesini temizleyemez. İran, II. Dünya Savaşı'nda Polonyalıları kurtarırken, Polonya ise şimdi umutsuz İran karşıtı sirke ev sahipliği yapıyor.” şeklinde tepki gösterdi.

İran Cumhurbaşkanı Yardımcısı İshak Cihangiri de yaptığı açıklamada, ABD’nin yaptırımlarla Tahran’a diz çöktüremediği için böyle bir konferansın düzenlendiğini belirtti. Cihangiri, “Amerikalılar baskıların ekonomimizi yıkacağını düşündü. Petrol ihracatımızı sıfıra indirmek istediler ama başarısız oldular. Şimdi Avrupa’da bir İran karşıtı konferans düzenlemeye karar verdiler.” dedi.

İran Kültür Bakanlığı yaptığı açıklamada, Ocak ayı sonunda düzenlenecek Polonya film festivaline katılmayacaklarını duyurdu.

İran’ın sert açıklamaları Polonya’da karşılık bulmuş olacak ki Polonya Dışişleri Bakan Yardımcısı Maciej Lang, İranlı yetkililerle görüşmek üzere 21 Ocak’ta Tahran’a gitti.

ASIL AMAÇ VARŞOVA'DA "ARAP NATO'SU" KURMAK

Varşova’da yapılacak konferansın Ortadoğu’ya nasıl etkileri olacağı bilinmez ama bu tür uluslararası konferanslar genellikle, diplomatik veya askeri bir hamle öncesinde yapıldığı bilinmektedir. Ancak bu sefer tehditlerin ve baskının İran'ı yeni bir nükleer anlaşma yapmaya ya da balistik füze programı üzerinde ayrı bir anlaşma müzakere etmeye ikna etmediği göz önüne alındığında, İran karşıtı momentumu koruma çabası gibi görünüyor. ABD’nin Ortadoğu’ya yönelik diplomatik stratejisi iki ana prensibe dayanıyor. Birincisi, İran'a karşı yaptırımlara katılmaları için mümkün olduğunca fazla devleti ikna etmek ve böylece Rusya, Çin ve Türkiye'nin İran ile ilişkilerinin yarattığı boşlukları kapatmayı hedefliyor. Bir diğer prensip ise Ortadoğu'daki İran etkisini kırmak için etkili bir Arap koalisyonu kurmayı hedefliyor. ABD, uzun zamandan beri başını Bahreyn, Mısır, Ürdün, Kuveyt, Umman, Katar, Suudi Arabistan ve Birleşik Arap Emirlikleri’nin çektiği ve "Arap NATO'su" olarak adlandırılan "Ortadoğu Stratejik İttifakı-MESA"yı kurmaya çalışıyor.

Donald Trump’ın, Arap NATO’sunu kurmak için Katar ve Suudi Arabistan arasında patlak veren krizi çözmesi gerekiyordu ve bunu için ABD Merkez Komutanlığının eski başkanı Anthony Zinni’yi görevlendirdi. Ancak 8 Ocak’ta CBS News kanalına açıklama yapan Zinni, Körfez’deki krizi çözemediğini ve istifa ettiğini dile getirdi. Zinni'nin istifası ile ABD'nin Katar anlaşmazlığını çözme çabalarının Körfez ülkeleri, Mısır ve Ürdün'ü Arap NATO'sunda bir araya getirme çabalarının ne olacağı belirsizliğini korurken, Mike Pompeo'nun Ortadoğu ziyareti ile Arap liderlerini koalisyon için ikna edip etmediğini 13-14 Şubat'taki Varşova'da yapılacak konferansta belli olacak.

 

 

 

 
 
 
 

YENİ HABERLER

POPÜLER HABERLER