Yüksek enflasyonla mücadelede toplumların ruh hali
Dr. Deniz İstikbal/Medipol Üniversitesi
-
21.05.2026
Sürekli kaygı, zihinsel yorgunluk, statü kaybı hissi, tüketim davranışlarında değişim, özgüven kaybı, sosyal karşılaştırmada artış ve ikili ilişkilerde baskı gibi olgular yüksek enflasyona maruz kalan toplumlarda görülen olgular. Kısa vadeli düşünmeye yönlendiren ve kurallara güvensizliği artıran fiyat istikrarsızlığı, maruz kalınan süreye bağlı olarak daha farklı semptomlarda ortaya çıkarabiliyor. Fırsatı kaçırmama psikolojisine de neden olan yüksek enflasyon liyakate olan güvenci zedeliyor. Toplum bir bütün halinde enflasyonun uzun süre devam etmesiyle birlikte daha fazla kazanç elde etmeye ve statü kaybına engel olmaya çabalıyor. Ancak kimlik ve özgüven krizi olarak isimlendirilen süreç kişinin toplum tarafından sorgulanmasına ve yeni bir kimlik arayışına sebep oluyor. Bu arayış karakterin dönüşmesi ve duygusal zekanın geri plana itilmesi gibi sonuçlar doğuruyor. Fırsatçılıkla birleşen mevcut kimlik dönüşümü başkalarının hakkına müdahil olma olgusunu başlatıyor. Alım gücünün düşmesi, kariyer sarsılması ve yüksek enflasyonun uzun vadeye yayılmasında en fazla etkilenen gruplar ise sabit gelirliler. Alt ve orta gelirlileri kapsayan gruplar yukarıda sayılan semptomların birçoğunu tecrübe edebiliyor.

Mavi Vatan'ın devletleşen hukuk pratiği
Ömer Faruk Alimoğlu / Hukukçu
-
20.05.2026
Enerji güvenliğinden ticarete, savunmadan diplomasiye kadar denizin belirleyici olduğu bir çağdayız. Ve bu çağda denizi yalnızca coğrafi sınır gibi gören devletler küçülür. Denizi stratejik hafızasının parçası yapan devletler büyür. Türkiye artık bu tercihini yapmıştır. Çünkü Türkiye denize kıyısı olan bir devlet değil, bizzat deniz devletidir.

Közkamanlar, etki ajanlığı ve self-oryantalizm
Prof. Dr. Bülent Şenay, Bursa Uludağ Üniversitesi
-
16.05.2026
Ya kendi merkezimizi kuracağız, ya da başkasının gölgesinde “neredeyse ama asla tam değil” kalacağız. Ve bir toplum için en tehlikeli durum, yenilgi değil; kendine inanmamaktır. Mesele ne “ajan avcılığı” ne de toptancı Batı hayranlığıdır. Asıl ihtiyaç, eleştirel aklı yerli bir epistemik zeminde yeniden kurabilmektir.

Hürmüz krizi ve Türkiye'nin kara-deniz hattı jeopolitiğinde merkez aktör konumu
Doç. Dr. Merve Suna Özel Özcan/ Kırıkkale Üniversitesi
-
15.05.2026
21. yüzyılda güç, yalnızca denizi ya da karayı kontrol etmekle değil; stratejik kaynakları ve bu kaynakların geçiş güzergâhlarını aynı anda yönlendirebilmekle tanımlanmaktadır. Türkiye tam da bu yeni dönemin merkezinde durmaktadır.

Dünden bugüne Türkiye-Cezayir ilişkilerinin stratejik önemi
Prof.Dr. Ahmet Uysal/ Katar Üniversitesi, Doha
-
15.05.2026
Cezayir ve Türkiye'nin akademik ve kültürel alandaki ilişkileri de çok önemlidir ve gelişme potansiyeli çoktur. İki ülke yönetimleri ve halkları arasında birbirine karşı çok olumlu bir bakış olmasına rağmen, akademik ve kültürel ilişkiler hala istenen seviyede değildir ama ciddi mesafe de katedilmiştir.




Suriyelilerin geri dönüş süreci











