2026 Güney Kıbrıs Meclis seçim sonuçları: Aşırı sağ yükselişte, yeni partiler Meclis'te

28.05.2026

Seçim sonuçları geleneksel siyasal yapının dönüşmeye başladığı bir tabloya işaret etmektedir. Ancak bu değişimin ne derece kalıcı olacağını ve DİSY ile AKEL'in Güney Kıbrıs siyasetindeki ağırlığının uzun vadede azalıp azalmayacağını zaman gösterecektir.


2026 Güney Kıbrıs Meclis seçim sonuçları: Aşırı sağ yükselişte, yeni partiler Meclis'te

Bilal Kendirci/ Yazar

24 Nisan'da (geçtiğimiz pazar) Güney Kıbrıs Rum Yönetimi'nde seçmenler, milletvekili seçimleri için sandığa gitmiştir. Seçime katılım oranı yüzde 66 olmuş; yüzde 3,6'lık seçim barajını aşan altı parti Meclis'e girmeyi başarmıştır.

Seçim sonuçlarına göre, beklendiği üzere DİSY oyların yüzde 27,2'sini alarak birinci parti olmuştur. AKEL ise yüzde 23,9 oy oranıyla ikinci sırada yer almıştır. DİSY'nin oylarında yaklaşık yüzde 1'lik düşüş, AKEL'in oylarında ise yüzde 1,4'lük artış yaşanmasına rağmen, 2021 seçimlerine kıyasla her iki partinin milletvekili sayısı değişmemiş; sırasıyla 17 ve 15 milletvekili çıkarmışlardır.

Seçimin asıl ancak beklenen sürprizi ise oylarını yaklaşık yüzde 4 artırarak yüzde 10,9'a yükselten ve üçüncü parti konumuna gelen aşırı sağcı ELAM olmuştur. Türk, Türkiye, göçmen ve Avrupa karşıtı söylemleriyle öne çıkan ELAM, Yunanistan'daki Altın Şafak hareketinin Güney Kıbrıs'taki karşılığı olarak değerlendirilmektedir. Parti, milletvekili sayısını dörtten sekize çıkarmıştır.

Dördüncü parti ise, 1981 yılından itibaren — 1985 yılındaki istisnai ikincilik dışında — tüm seçimlerde üçüncü sırada yer alan DİKO olmuştur. DİKO oyların yüzde 10'unu alarak sekiz milletvekili çıkarmış; bir önceki seçime göre yüzde 1,3 oy ve bir milletvekili kaybetmiştir.

Oyların yüzde 5,8'ini alarak beşinci parti olan ALMA ise dört milletvekili kazanmıştır. Parti, Ekim 2025'te Başdenetçilik görevinden istifa ederek siyasete giren Odysseas Michaelides tarafından kurulmuştur. Kendisini merkezde konumlandıran ALMA, reformist ve yolsuzluk karşıtı bir hareket olarak tanımlamaktadır.

Meclis'e son sıradan giren Doğrudan Demokrasi Partisi ise oyların yüzde 5,4'ünü alarak dört milletvekili çıkarmıştır. Parti, ALMA gibi Ekim 2025'te; 2000 doğumlu YouTuber ve sosyal medya fenomeni Fidias Panayiotou tarafından kurulmuştur. İsminden de anlaşılacağı üzere parti; dijital mecraları etkin biçimde kullanarak doğrudan demokrasiyi savunan, popülist ve özellikle genç seçmenlere hitap eden bir yapıdadır. Fidias, bağımsız aday olarak katıldığı 2024 Avrupa Parlamentosu seçimlerinde de sürpriz bir başarı elde ederek seçilmeyi başarmıştır.

Seçimin dikkat çekici sürprizlerinden biri GKRY'nin en köklü partilerinden biri olan EDEK'in baraj altında kalması olmuştur. Makarios'un doktoru Lyssarides tarafından 1969 yılında kurulan ve 1970'ten itibaren gerçekleştirilen tüm seçimlerinde Meclis'te temsil edilen parti, bu seçimde yüzde 3,3 oy alarak Meclis dışında kalmıştır.

Bir önceki seçimde Meclis'te yer alan; sağda DİKO'dan ayrılanlar tarafından 2018'de kurulan DİPA ile soldaki Ekolojist Hareket Meclis'e girememiştir. Ayrıca, AB yanlısı ve Kıbrıs'ta federasyonu savunan yönetiminde Kıbrıslı Türklerin de yer aldığı, Volt Cyprus girdiği ilk seçimde oyların yüzde 3,1'ini alarak, barajı geçememiştir.

GKRY'deki siyasal sistem

Seçim sonuçlarını analiz etmeden önce, GKRY'deki siyasal sisteme kısaca değinmek faydalı olacaktır.

GKRY, temelleri 1960 Anayasası ile atılan başkanlık sistemiyle yönetilmektedir. Bu Anayasa'da, Kıbrıs Türk toplumu kurucu unsur olarak yer almakta, veto yetkisi ve kota ile belirlenmiş katılım haklarına sahip olması, aynı zamanda bir denge ve denetleme mekanizması işlevi görmekteydi. Ancak Rumların 1963 yılında gerçekleştirdiği tek taraflı, gayri-hukuki ve gayrimeşru anayasa değişiklikleriyle bu sistem dönüşmüş; parlamentonun başkanlık sistemi üzerindeki etkisinin oldukça sınırlı kaldığı, başkanların ise adeta "seçilmiş monark" konumuna geldiği bir yapıya evrilmiştir. Dolayısıyla seçimlerin kısa vadede başkan ve hükümet üzerinde doğrudan bir etkisinin olması beklenmemektedir.

1960 Anayasası'na göre Meclis, 35'i Rum ve 15'i Türk olmak üzere toplam 50 milletvekilinden oluşmaktaydı. Ayrıca Maronit, Ermeni ve Latin azınlıkların da birer temsilcisi bulunmakta; her etnik grup kendi temsilcisini kendisi seçmekteydi. 1985 yılında Rumlar tarafından yapılan yasal değişiklikle milletvekili sayısı 80'e çıkarılmış; bunların 56'sı Rumlar, 24'ü ise Türkler için ayrılmıştır. Ancak 1974'ten sonra Kıbrıs Türk toplumu kendi siyasal yapıları içinde meclisini oluşturduğundan, Rum yönetiminin Türkler için ayırdığı 24 koltuk için seçim yapılmamaktadır. Diğer azınlıklar ise hâlen kendi temsilcilerini seçmektedir. Son seçimde Ermeni ve Latin azınlıklar için ayrılan koltuklarda tek aday bulunduğu için sandık kurulmamış; ancak Maronit azınlıkta iki aday yarıştığından seçim gerçekleştirilmiştir.

Peki seçim sonuçları ne söylemektedir?

Öncelikle, 1974 sonrasında oluşan, sağda ve solda birer büyük parti (DİSY ve AKEL) ile bunların yanında daha küçük ölçekli partilerden oluşan siyasal yapı artık çözülmeye başlamıştır. 1976'dan itibaren yapılan tüm seçimlerde DİSY ve AKEL birinci parti olmak için yarışmış; ancak bu iki partiden hiçbiri yüzde 35 oy oranını aşarak Meclis'te çoğunluk sağlayamamıştır. DİKO genellikle üçüncü, EDEK ise dördüncü parti olarak Meclis'te temsil imkanı bulmaktaydı.

Aslında bu seçimin provası, 2024 Avrupa Parlamentosu seçimlerinde görülmüştü. Bu seçimde ELAM üçüncü parti olarak bir adayını Avrupa Parlamentosu'na göndermiş; bağımsız aday olarak seçime giren Fidias ise oyların yaklaşık yüzde 20'sini alarak dikkat çekici bir başarı elde etmişti. DİKO dördüncü sıraya gerilerken, EDEK ise ilk kez Avrupa Parlamentosu'na temsilci gönderememişti.

2026 seçimleri ise bu dönüşümü daha da pekiştirmiştir. DİKO üçüncü parti konumundan dördüncü sıraya düşerken, EDEK barajı aşamamıştır. Öte yandan yalnızca sekiz ay önce kurulan Fidias'ın Doğrudan Demokrasi Partisi ile ALMA, girdikleri ilk seçimde yüzde 5'in üzerinde oy alarak Meclis'e girmeyi başarmıştır.

ELAM beklendiği gibi üçüncü parti konumuna yükselmiştir. Ancak seçim öncesi bazı anketlerde partinin oy oranının yüzde 20'ye kadar çıkabileceği öngörülse de seçimlerde aldığı oy oranı 2024 Avrupa Parlamentosu seçimlerinde elde ettiği yüzde 11,2'lik sonucun az da olsa altında kalmıştır. Bu durumda, seçime katılım oranının bir önceki seçime göre nispeten artması (yüzde 63'ten yüzde 66'ya yükselmesi) ve DİSY ile AKEL'in son dönemde kendi seçmenlerini yeniden konsolide etmeleri etkili olmuştur. Bununla birlikte ELAM, Kıbrıs Rum siyasetinde kilit parti konumuna yükselmiştir.

ELAM'ın yükselen oy oranı, Kıbrıs Rum tarafının Kıbrıs sorununa yönelik tutumunu daha da şahinleştirecektir. Her ne kadar Güney Kıbrıs başkanlık sistemiyle yönetiliyor olsa da, tarihsel olarak hiçbir partinin tek başına güçlü bir çoğunluk sağlayamaması nedeniyle partiler arası ittifaklar belirleyici olmaktadır. Bu durum hem söylem düzeyinde hem de siyasi ittifaklar bakımından ELAM'ı etkili bir aktör hâline getirmektedir.

Son seçimde Kıbrıs Rum seçmeninin oy verme davranışını değiştiren temel unsurlardan biri, Kıbrıs sorununun artık seçmenin öncelikli gündemi olmaktan çıkmasıdır. 1974 sonrası dönemde partiler kendilerini Kıbrıs sorunundaki pozisyonlarına göre konumlandırmış ve seçmenlerini bu eksen üzerinden konsolide etmişlerdir. Ancak geçen sürede partilerin teorik ve pratik yaklaşımlarının somut bir sonuç üretmediği görülmüştür.

Birleşmiş Milletler parametreleri çerçevesinde federasyonu savunan ve Annan Planı'na "evet" diyen tek parti olan DİSY'nin desteklediği Cumhurbaşkanı Anastasiadis, 2017'de Crans Montana görüşmelerinde müzakere masasının dağılmasına neden olmuş; buna rağmen 2018'de yeniden Cumhurbaşkanı seçilmiştir. AKEL ise enternasyonalist söylemlerle Kıbrıs sorununa yaklaşmasına rağmen, Kıbrıslı Türklerin kurulacak federal yapının küresel güçlerin bir projesi olduğu yönündeki yaklaşımından uzaklaşamamış ve Annan Planı'na güçlü biçimde "hayır" oyu vermiştir.

DİKO ve EDEK ise federasyon ve çözüm karşıtı bir çizgide yer almakla birlikte, savundukları tezler doğrultusunda "işgal altındaki toprakların geri alınması" konusunda herhangi bir ilerleme sağlayamamıştır. Dolayısıyla Kıbrıs Sorunu hem partiler hem de seçmenler açısından büyük ölçüde tüketilmiş bir mesele hâline gelmiştir.

Toplumsal çatışmalara şahit olmayan genç seçmenler ise Kıbrıs sorunundan ziyade ekonomi, yolsuzluk, göçmenler ve çevre gibi konulara odaklanmaktadır. Son seçimde ALMA ile Doğrudan Demokrasi Partisi'nin yeni kurulmuş olmalarına rağmen Meclis'e girmelerinde bu değişimin etkili olduğu görülmektedir.

Bununla birlikte seçimler, küçük toplumlarda örgütlü siyasal yapıların önemini bir kez daha göstermiştir. Seçim öncesi anketlerde oylarının ciddi biçimde düşeceği öngörülen DİSY ve AKEL, oy oranlarını ve milletvekili sayılarını büyük ölçüde korumayı başarmıştır. Bunun temel nedeni, bu iki partinin Güney Kıbrıs'taki en örgütlü siyasi yapılar olmasıdır. Partiler yalnızca klasik teşkilat yapılarıyla değil; gençlik ve kadın örgütleriyle, hatta kendilerine yakın sendikalarla da güçlü bir toplumsal ağ oluşturmaktadır.

Seçim sonrası yeni Meclis'in ilk üzerinde duracağı konu, Başkandan sonra en önemli makam olan Meclis Başkanı seçimi olacaktır. Olası senaryoların en muhtemeli, bir önceki dönemde Meclis Başkanı olan DİSY başkanı Annita Demetriou'nun tekrar aday olmaması ve DİKO ile ittifak yaparak, Cumhurbaşkanlığı seçiminde DİSY adayının desteklenmesi karşılığında, DİKO başkanı Nicholas Papadopoulous'u desteklemesidir. Bu ittifaka ELAM'da destek verecektir. Cumhurbaşkanı Hristodulidis'i destekleyen DİKO, EDEK ve DİPA'dan yalnızca DİKO'nun Meclis'e girdiği de dikkate alındığında, bu ittifakın 2028'de yapılacak Cumhurbaşkanlığı seçiminde, Hristodulidis dönemine son vereceğini söylemek fazla iddialı olmayacaktır.

Sonuç olarak seçim sonuçları; aşırı sağın yükseldiği, yeni partilerin Meclis'e girdiği ve geleneksel siyasal yapının dönüşmeye başladığı bir tabloya işaret etmektedir. Ancak bu değişimin ne derece kalıcı olacağını ve DİSY ile AKEL'in Güney Kıbrıs siyasetindeki ağırlığının uzun vadede azalıp azalmayacağını zaman gösterecektir.