Hilmi Ziya Ülken'in düşünsel evreni

Murat Güzel / Açık Görüş Kitaplığı
28.08.2021

İçinde bulunduğumuz yılın Hilmi Ziya Ülken'in doğumunun 120. yılı olması münasebetiyle yılda iki kez yayınlanan ve baş editörlüğünü Prof. Dr. Mustafa Günay'ın yaptığı hakemli felsefe dergisi olan 'Özne' Bahar 2021 tarihini taşıyan 34. sayısını tamamen Hilmi Ziya Ülken'e ayırdı. Editörlüğünü Prof. Dr. Ali Utku'nun yaptığı sayıda Ülken'in düşünce dünyası çeşitli veçheleriyle ele alınıyor.



Cumhuriyet dönemi Türk düşünce hayatının en velut ismi kim diye sorulsa verilebilecek cevapların hemen başında gelir Hilmi Ziya Ülken. Felsefe, psikoloji ve sosyoloji disiplinleri başta olmak üzere birbirinden epey farklı birçok alanda kalem oynatan Hilmi Ziya Ülken'in hem Türkçe hem de Fransızca kitaplar yazdığını da biliyoruz. Sadece bilimsel denebilecek alanlarla kalemini sınırlamayan Ülken'in şiir, roman, drama, deneme gibi edebî türlerde eserler verip tercümeler yaptığını, bunların yanı sıra birçok derginin çıkışına da önayak olduğunu vurgulamalı.

Derginin 1918'de ilk çıkarıcısı olması ve Anadolu fikrini programlaştırması hasebiyle Anadolu Mecmuası çevresinde Cumhuriyetin ilk yıllarında oluşan Anadoluculuk akımının da kurucu ismi sayabileceğimiz Hilmi Ziya Ülken 1901'de doğup 1974'te vefat etmiş bir filozof. Ancak daha 17 yaşındayken, yani 1918'de başlayan yazı hayatını ölene kadar sürdürmüş bir kişi de. 70 kitap, 7 monografi, 9 gazetede ve 90 dergide yayınlanmış makaleler ile bibliyografyasında tam tamına 1344 yayın kaydedilen Ülken'in bu kadar velut ömründe geride yayımlanamadan bıraktığı bazı eserlerinin de olduğu, Prof. Dr. Ali Utku'nun çabalarıyla yayınlanan Hakimiyet, Anadolu Hayali ve Anadolu Köklerini arayış kitaplarının geride kalan eserlerden bazılarını belgelediğini belirtebiliriz.

İçinde bulunduğumuz yılın Hilmi Ziya Ülken'in 120. yılı olması münasebetiyle yılda iki kez yayınlanan ve baş editörlüğünü Prof. Dr. Mustafa Günay'ın yaptığı hakemli bir felsefe dergisi olan Özne Bahar 2021 tarihini taşıyan 34. sayısını tamamen Hilmi Ziya Ülken'e ayırdı. Editörlüğünü Prof. Dr. Ali Utku'nun yaptığı sayıda Ülken'in düşünce dünyası çeşitli veçheleriyle ele alınıyor.

Ahlak ile başladı

Sayıya yazdığı sunuş yazısında, Ülken'in felsefeye cemiyet meselesi dolayısıyla girdiğini ve uğraştığı felsefi meselelerin başına action ve ahlak meselesini koyduğunu ifade ettiğini vurgulayan Utku, onun düşüncesinin tarihsel koşullara fazlasıyla bağlı olduğunu, buna rağmen Ülken'in pratik felsefeyi öne alarak felsefeye ahlaktan başladığını ve bütün bir beşeri bilimler kadrosuna açık, uzun ve dolambaçlı bir disiplinlerarası yolu kat ettiğini belirtiyor.

Dergide farklı odaklarla sistematik bakışı mümkün kılacak genel başlıklar altında toparlanan makaleler Hilmi Ziya Ülken'in bıraktığı zengin entelektüel mirasın boyutları hakkında epey bilgilendirici nitelikler taşıyor. "Kronoloji, Hatırat, Portre, Aydın Kimliği", "Felsefe Tarihi", "Bilgi ve Bilim Felsefesi", "Varlık Felsefesi", "İnsan Felsefesi", "Ahlak Felsefesi", "Siyaset Felsefesi", "Anadoluculuk", "Sosyoloji", "Edebiyat, Dil ve Tercüme" dergide yer alan genel başlıklardan bazıları.

Muhafazakarlık izi

Dergideki makaleler içinde Hilmi Ziya Ülken'in Nietzsche'sini soruşturan Sadık Erol Er'in, Ülken ile Spinoza'yı felsefi tarihin orta yerlerinde sayan Yakup Kalın'ın, aynı şekilde Hilmi Ziya Ülken'i Spinoza ile Freud arasında değerlendiren Ersun Çıplak'ın, Ülken'in düşüncesinde muhafazakarlığın izlerini ortaya çıkaran Armağan Öztürk'ün makaleleri dikkat çekici. Dergide yer alan diğer makalelerin de en az bunlar kadar değerli olduğunu söylemem icap ediyor.

Özne Doğumunun 120. Yılında Hilmi Ziya Ülken sayı 34, 2021

Eagleton'dan eleştirel bir din savunması

İrlanda kökenli Katolik bir aileye mensup İngiliz Marksist eleştirmen Terry Eagleton bağnazlıklar, batıl inançlar, hüsnükuruntular ve baskıcı ideolojiler içeren dini yaklaşımlara karşı geliştirilen akılcı ve hümanist eleştirilere epey sempati duyduğunu vurguluyor ve eleştirmenlerin de çoğu kez din reddiyelerini değersizleştirdiğini belirtmeyi ihmal etmiyor. Kitabında temel yaklaşımı da böylece ortaya çıkıyor: Eleştirmenlerin karaladıkları şeylerin en az eleştirdikleri kadar cehalet ve önyargıya dayalı ve gerçeğin değersiz bir karikatürü olduğu... Durumun Clint Eastwood'un görüşlerine dayanarak feminizmi reddetmeye benzediği iddiası da Eagleton'a ait. Tellekt tarafından yayınlanan kitabın çevirisi Emre Pilgir'e ait.

Akıl, İnanç ve Devrim, Terry Eagleton, çev. Akın Emre Pilgir, Tellekt, 2021

Postkolonyal söylemde Afrika değerlendirmesi

Benlik ve öteki, fark ve değişim, tikellik ve evrensellik gibi konularda egemen Batı söyleminin maskesini düşürme konusunda elverişli bir alet çantası olarak görülen postkolonyal teorinin ustalarından biri Achille Mbembe. Batılı epistemolojilerin şiddetini ve insanlıktan çıkarıcı dürtülerini de sorgulayan bakış açısıyla Mbembe Afrika kıtasında süregelen iktidar ve öznellik kavramlarını ele alarak eski ya da yeni sömürgelerde iktidar mekanizmalarına dair görüşler serdediyor. Afrika öznelliğini Batılı epistemolojinin ve beşeri bilimler teorilerinin dışında kalarak meydana çıkarmayı deneyen kitap bu haliyle Afrika dendiğinde kavramamız gerekli olana dair taze bir görüş oluşturmada etkili olacağa benziyor.

Postkoloni Üzerine, Achille Mbembe, çev. MerveYalçın-Mesut Yalçın, Hece, 2021

@uzakkoku