İnce ve Memleket Hareketi‘nin başarı şansı

Dr. Murat Yılmaz/ Siyaset Bilimci
22.05.2021

2023'teki Cumhurbaşkanlığı ve TBMM seçimlerine hazırlanacak olan Muharrem İnce için, erken bir seçim olmadıkça partinin kurulması, örgütlenmesi ve millete derdini anlatabilmesi için yeterli zamanı var. Bu zaman aynı zamanda CHP'nin Millet İttifakı, HDP ile ilişkiler ve belediyelerdeki performansları üzerinden yıpranması ve eleştirilebilmesi için de yeterli bir süreyi ifade ediyor.



Muharrem İnce'nin Memleket Hareketi, nihayet partiye dönüştü. İnce'nin 19 Mayıs vurgusu, CHP tabanına yönelik "öz-hakiki CHP biziz" mesajı vermeye yönelikti. Artık Memleket Hareketi'nin önünde uzun, ince bir yol var... 2023'deki Cumhurbaşkanlığı ve TBMM seçimlerine hazırlanacak olan Muharrem İnce ve Memleket Hareketi için, erken bir seçim olmadıkça partinin kurulması, örgütlenmesi ve millete derdini anlatabilmesi için yeterli zamanı var. Bu zaman aynı zamanda CHP'nin Millet İttifakı, HDP ile ilişkiler ve belediyelerdeki performansları üzerinden yıpranması ve eleştirilebilmesi için de yeterli bir süreyi ifade ediyor. Ancak bu süre, Memleket Hareketi Partisi'nin de sınanmasına yetecek, bir kampanyanın ötesine geçerek ideolojik bir çerçeve, inandırıcılık, kadro oluşturma, liderlik, ittifak kurma gibi kabiliyetlerinin de kamuoyunda tartışılacağı bir süre anlamına da geliyor. Bu süreyi iyi kullanmaması halinde ise, Muharrem İnce ve Memleket Hareketi Partisi'ne bir daha süre ve şans tanınması ihtimali gözükmüyor.

Parti içi küçümseme

CHP ve Kemal Kılıçdaroğlu tarihi ve ideolojik birçok problemini Erdoğan düşmanlığı, Cumhurbaşkanlığı sisteminin getirdiği ittifak- bloklaşma stratejisi ve bu stratejiyle elde edilen İstanbul, Ankara, Antalya, Adana ve Mersin Büyükşehir Belediyeleri başarısıyla ertelemeyi başarabilmiş durumda... Kılıçdaroğlu partiyi sağa açarak parti teşkilatı ve delegasyonunu çok dar bir hizbin eline teslim etti. Bu çelişkili gibi görünen tercih, aslında birbirini tamamlıyordu. Sağa sembolik ve ittifak düzeyindeki açılıma parti içinden gelecek itirazlar, bu şekilde bertaraf edildi. Diğer yandan bu itirazlar bahane edilerek parti, tam olarak Kılıçdaroğlu hizbinin eline geçti ve böylece esnek bir ittifak stratejisi mümkün hale geldi. Üstelik bu ittifaklar sayesinde İstanbul ve Ankara gibi büyükşehir belediyeleri seçimle kazanıldı, bu CHP tabanına moral, teşkilatına ise rant imkanı verdi. CHP bu özgüvenle ittifakı daha da genişletmek ve görünür hale getirmek için HDP ile yakınlaşmaya başladı. Bu noktaya kadar başarıyla devam eden strateji, kanaatimce büyük bir stratejik hatayla bir açmaza hapis oldu. Bu hata, Kılıçdaroğlu'nun Muharrem İnce başta olmak üzere parti içi muhalefeti küçümsemesi ve partiden kopmalarını engelleyememesidir.

Kemal Kılıçdaroğlu'nun parti içi muhalefeti tasfiyesi, parti içi iktidarı tamamen ele geçirme, sağa açılma, millet ittifakıyla oy problemini aşma ve nihayet büyükşehir belediyelerini kazanmasıyla elde edilen moral ve rant imkanı müthiş bir özgüven patlaması ve kibir getirdi. Bu yüzden parti içi muhalefet ve Muharrem İnce, Mustafa Sarıgül gibi CHP açısından mühim siyasi figürler, neredeyse hiç ciddiye alınmadı. Dahası büyükşehir belediyelerinde elde edilen rant ve kadro imkanları, sadece dar anlamda parti içi iktidar hizbine ve ittifak partilerine tahsis edildi. Bu durum, parti içi muhalefetin parti içinde kaybetsek de parti kazanırsa biz de kazanırız diyebileceği bir güven duygusu geliştirmesini engelledi, tam aksine parti kazanırsa biz tamamen tasfiye edileceğiz korkusuna yol açtı. CHP'deki parti içi muhalefet cephesinin partiden yaklaşan seçimlerle beraber tamamen tasfiye edilme korkusuna kapılması, parti dışında yeni yol arayışlarının önünü açtı. Bu şekilde Muharrem İnce ve Mustafa Sarıgül gibi siyasi figürlere taban yaratabilecek bir kopuşun önü açılmış oldu. CHP'deki parti içi muhalefet İnce ve Sarıgül'den ibaret değil, bilhassa eski Deniz Baykal ve Önder Sav'ın kadrolarında eski profesyonel ekip ciddiye alınması gereken hiziplerdir. Bu ekip, halihazırda CHP'den ayrılma ve yeni parti kurma konusunda bir karar vermiş değil.

Temsil kabiliyeti

İşte Muharrem İnce'nin şansı, bu noktada ortaya çıkıyor. Muharrem İnce CHP'den tasfiye edilmiş bütün hizipleri Memleket Partisi şemsiyesi altında toplayarak, onların ortak tepkisini ve sesini siyasete taşıyabilirse beklenin ötesinde bir temsil kabiliyeti kazanabilir. Kemal Kılıçdaroğlu hizbi, hala böyle bir kopuşun yol açabileceği siyasi riskin farkında değil.

CHP'nin Demokrat Parti ve Adalet Partisi gibi büyük parti ve grupları yönetme tecrübesi, partiden bu şekilde büyük grupların kopması tecrübesi olmadı. Daha ziyade ideolojik birtakım hiziplerin ayrılması söz konusu oldu. CHP'nin asla unutmaması gereken, 1990'larda solda yaşanan bölünme ve Ecevit'in DSP'sinin yakaladığı başarıdır. CHP bugün Millet İttifakı, Cumhurbaşkanlığı sistemi ve parti tabanına yaymaya çalıştığı Erdoğan karşıtlığı üzerinden Muharrem İnce tehlikesini bertaraf edebileceğini düşünüyor. Ancak CHP'deki parti içi muhalefet artık Muharrem İnce gibi CHP'de Cumhurbaşkanı adaylığı yaparak CHP oylarının üzerinde oy almış ve hitabet yeteneği olan bir alternatif ile karşı karşıyadır... Muharrem İnce ve Memleket Hareketi Partisi CHP'den ayrılmış ve CHP'de devam eden parti içi muhalefeti toparlayabilir, CHP'den farklı bir alternatif ittifak, söylem ve liderlik ortaya koyabilirse; "tıpış tıpış oy vermekten bıkmış" Kemal Kılıçdaroğlu'na ders vermek isteyen ciddi bir siyasi eliti ve tabanı motive ederek Ecevit'in 1999 seçimlerindeki başarısını tekrar edebilir...

muratyilmaz67@yahoo.com