İnce'nin bin günlük uzun ince yolu

Hilmi Daşdemir / Optimar Araştırma
21.08.2020

Muharrem İnce'nin ‘1000 Günlük Memleket Hareketi' çıkışı CHP'nin CHP dışından birini aday olarak göstermesini oldukça zorlaştırdı. Bu sebeple daha önce merkez sağda siyaset yapmış olan ve üniversite yıllarında ülkücülüğü ile bilinen İlhan Kesici ve Mansur Yavaş da aday gösterilme noktasında potaya girebilir. Tüm bunlar önümüzdeki günlerde yoğun olarak tartışılacaktır. Zaten Türkiye'de cumhurbaşkanlığı seçimleri tartışmaları yıllar öncesinden başlar.



Cumhuriyet Halk Partisi’nin 40 yıllık ‘makus’ talihini yenen Muharrem İnce, 24 Haziran 2018 seçimlerinde yüzde 30,6 oy alarak 40 yıl sonra Cumhurbaşkanı adayı olup da yüzde 30’un üzerinde oy alabilen ilk CHP’li oldu.

Ancak bazı başarılar ödüllendirildiği gibi bazı başarılar da cezalandırılıyor. Muharrem İnce CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu’na 2018 kurultayında rakip olup 447 delegenin oyunu aldı. Daha önce -2014 yılında- rakip olarak çıktığında ise 415 oy almıştı. 24 Haziran seçimleri sonrasında ise Muharrem İnce kurultay toplamak için yola çıktığında İnce’nin kurultay toplayamaması için Kılıçdaroğlu tarafından gerekli dizayn yapılmıştı. Nitekim İnce delegenin bu dizaynı sonucu kurultayı toplayamadı. CHP tarihinin 41 yıl sonra en yüksek oyunu alan Muharrem İnce’nin kurultay toplayamamasını Optimar olarak 2018 Ağustos ayında yaptığımız Türkiye’nin Nabzı araştırmasında sorduk. Katılımcıların yüzde 49,7’si bu durumu olumsuz buldu. Olumlu bulanların oranı ise yüzde 18,7’de kaldı.

Son kurultaya giden süreçte de ‘’Saray ile görüşen CHP’li’’ olarak Muharrem İnce işaret edildi. Ancak, bunun yalan ve ‘post-truth’ siyaset tarzı olduğu anlaşıldı ve hem CHP tabanında hem de kamuoyunda İnce’ye haksızlık yapıldığına dair bir kanaat oluştu.

Sivas’tan başlatacak

Uzun zaman sessiz kalan İnce ‘’parti kuracak’’ dedikoduları sonrasında ekran karşısına geçti ve ‘1000 Günlük Memleket Hareketi’ni 4 Eylül Günü Sivas’tan başlatacağını duyurdu. Konuşmasında CHP yönetimine ağır eleştirilerde bulunan İnce iktidarı da eleştirdi. “Genel Başkan’ın ülkeyi yöneteceğim iddiası yok ise, iktidar iddiası da yok demektir. 13 bin sandıkta görevli yoktu. 4 milyon oyu sokağa bıraktılar. Bana o gece bir veri veremediler, halka çıkıp yalan söylememi istediler. Bir şey bilmiyorum ki, nasıl halkın karşısına çıkacaktım.” dedi.

Aslında adaylık ilanı

İnce’nin 1000 Günde Memleket Hareketi adını verdiği yürüyüşü aslında bakarsanız bir Cumhurbaşkanlığı adaylığı ilanıdır. CHP’nin adayı olması mümkün olmadığı için de gücünü halktan alan bir hareket başlatma kararı almış durumda. Bu yürüyüşün bende yaptığı ilk çağrışım Kılıçdaroğlu için fiziki benzerlikten yola çıkarak yapılan Gandi benzetmesinden ziyade felsefi olarak benzerlik taşıması oldu. İnce kendi içerisinde Gandi’nin tuz vergisini protesto etmek için çıktığı yolda bir demokrasi kurtuluş mücadelesi başlatıyor. Bu yürüyüş de yürüyerek olmasa da CHP’yi ele geçirmişlere karşı pasif direniştir. İkinci çağrışım ise 24 Haziran seçimleri öncesinde Abdullah Gül ve Ali Babacan için denenmek istenen daha sonra da geç kalındığı için denenemeyip ortak aday projesi gündeme getirilen Macron modelidir. Arasındaki fark ise İnce’nin başlatacağı hareketin doğal sürecinde ilerlemesi, Gül ve Babacan için düşünülen Macron modelinin yapay olmasıdır.

Saray ile işbirliği suçlaması

İnce’nin 1000 Günde Memleket Hareketi CHP yönetimi tarafından ‘’oyları bölecek, Saray ile işbirliği yapıyor, Saray’dan para aldı.’’ vb gibi suçlamalara maruz kalacak bir hareket. Ayrıca Muharrem İnce hareketi millet finanse edecek dese de ciddi bir finansman boyutu var. Uzun bir süre İnce’ye destek veren CHP’liler de İnce ile birlikte fotoğraf vermemeye özen göstereceklerdir. Zira kurultay sürecinde İlhan Cihaner’in de işaret ettiği gibi kimi ekmeği ile aşı ile tehdit edilecek, kiminin de siyaseten önü kesilmek istenecektir. Hareketin millet tarafından teveccüh bulması halinde ise yanında görüntü vermek istemeyenler sıraya girecektir.

Memleket ve CHP için bir mücadele başlattığı iddiasında olan İnce’nin söyleyeceği çok şey var. Önümüzdeki süreçte CHP yönetimini, uluslararası işbirlikleri ve Mavi Vatan gibi Türkiye’nin milli meselelerine destek vermemeleri konusunda eleştirecektir.

Eleştirilerinin hedefinde hükümet ve Sayın Cumhurbaşkanı da olacaktır. Öncelikli olarak eğitim, tarım politikası ve ekonomi konusunda eleştirilerini yoğunlaştırması muhtemel. Kendisini Atatürkçü bir Cumhuriyet aydını olarak lanse ederken tüm bu meseleleri çözeceğine vurgu yapacaktır.

Muharrem İnce’nin özellikle özel hayatıyla ilgili eleştirilebilecek tarafları olsa da Türk Milleti tarafından yüzde 30,6 oy aldığını unutmamak gerek. Üstelik bu oy oranının, çok partili siyasal hayatımız içerisinde Bülent Ecevit’in 1977’de aldığı yüzde 41’lik oydan sonra bir CHP’linin ulusal anlamda aldığı en yüksek oy olduğunu unutmamak gerekir. Bir anlamda CHP’lilerin kendilerini başarıya taşıyacak en güçlü aday umudu olarak algıladıkları da muhakkak. Muharrem İnce’nin Cumhurbaşkanı Erdoğan karşısında en yüksek oy alabilme potansiyeline sahip aday olduğunu muhalefet tarafında olan seçmen görmezden gelmeyecektir. Çünkü seçmen önceki seçimlerdeki tercihleri ve seçim sonuçlarını baz alarak oy kullanır. 24 Haziran seçimlerinde tercihini İnce’den yana kullanan seçmenlerin büyük bir çoğunluğu tercihini yine İnce’den yana kullanacaktır.

İlhan Kesici aday olur mu?

Muharrem İnce’nin çıkışı Abdullah Gül ya da Ali Babacan’ı kafasında cumhurbaşkanı adayı olarak konumlandıran Kılıçdaroğlu’nu köşeye sıkıştırdı. Cumhuriyet gazetesine vermiş olduğu röportajda “Abdullah Gül’den neden bu kadar korkuyorlar?” diye sorması da Kemal Kılıçdaroğlu’nun aklındaki en güçlü adayın Abdullah Gül olduğunu gösteriyor. Ancak İnce’nin bu çıkışı CHP’nin CHP dışından birisini aday olarak göstermesini oldukça zorlaştırdı. Bu sebeple daha önce merkez sağda siyaset yapmış olan ve üniversite yıllarında ülkücülüğü ile bilinen İlhan Kesici ve Mansur Yavaş da aday gösterilme noktasında potaya girebilirler. Tüm bunlar önümüzdeki günlerde yoğun olarak tartışılacaktır. Zaten Türkiye’de cumhurbaşkanlığı seçimleri üzerindeki tartışmalar yıllar öncesinden başlar. Muharrem İnce’nin başlattığı bin günlük memleket hareketi seçime üç yıl olmasına rağmen tartışmaların ve cumhurbaşkanlığı üzerine planların yapıldığını gösteriyor. Muhalefetin, güçlü bir lider profili olan Erdoğan karşısında işi zor. Bundan sonra satranç oyunu gibi herkes kendi hamlelerini yapacak. Kim şah diyecek, bunu zaman gösterecek.

hilmi@optimar.com.tr